Узнайте, как использовать izi в предложении на турецкий. Более 64 тщательно отобранных примеров.
Tom'un parmak izi onun orada olduğuna dair delildi.
Translate from турецкий to английский
Onun yüzünde keder izi gördüm.
Translate from турецкий to английский
Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.
Translate from турецкий to английский
Onun sesinde bir öfke izi vardı.
Translate from турецкий to английский
Yanağındaki yara izi artık neredeyse görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Polis zorla giriş izi bulamadı.
Translate from турецкий to английский
O yara izi nereden?
Translate from турецкий to английский
Bir büyük ayak izi ve birkaç farklı boyutta daha küçük ayak izleri bulduk.
Translate from турецкий to английский
Tom'un polis tarafından parmak izi alındı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un sağ gözünün altında farklı bir yara izi vardı.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin intihar etmeye çalıştığı zamandan bir yara izi var.
Translate from турецкий to английский
Hiçbir ayak izi gördünüz mü?
Translate from турецкий to английский
Tom'un alnında bir yara izi var.
Translate from турецкий to английский
O adamın yüzünde kocaman bir yara izi vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom yanağında bir yara izi var.
Translate from турецкий to английский
Hiç parmak izi yok.
Translate from турецкий to английский
Herkesin parmak izi alındı.
Translate from турецкий to английский
Bir ayak izi var.
Translate from турецкий to английский
Hiç ayak izi gördün mü?
Translate from турецкий to английский
Çanta üzerinde çok sayıda parmak izi vardı.
Translate from турецкий to английский
Onlar Tom'un ellerinde barut izi buldu.
Translate from турецкий to английский
Tom'un ellerinde barut izi bulundu.
Translate from турецкий to английский
Polis Tom'un ellerinde barut izi buldu.
Translate from турецкий to английский
Gömleğindeki bu ruj izi ne?
Translate from турецкий to английский
Birçok biyometrik sistem parmak izi tarayıcısı tabanlıdır.
Translate from турецкий to английский
Etrafta hiç düşman izi yok.
Translate from турецкий to английский
Tom'un tam sol gözünün altında bir yara izi var.
Translate from турецкий to английский
Şarap bardağında hiç parmak izi buldun mu?
Translate from турецкий to английский
Alnındaki yara izi çok göze batıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'un sağ gözünün altında belirgin bir yara izi vardı.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin vücudunda yirmi bir tane bıçak izi vardı.
Translate from турецкий to английский
Polis herhangi bir parmak izi buldu mu?
Translate from турецкий to английский
Parmak izi olmadan polisin güveneceği bir şeyi yoktu.
Translate from турецкий to английский
Karakolda bir parmak izi kiti bile yoktu.
Translate from турецкий to английский
Dan'ın ellerinde barut izi bulundu.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yüzünde bir yara izi vardır.
Translate from турецкий to английский
Onun yüzünde büyük bir yara izi var.
Translate from турецкий to английский
Araba bir toz izi bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un hiçbir izi yoktu.
Translate from турецкий to английский
Orada olan hiçbir şeyin izi yok.
Translate from турецкий to английский
Tom parmak izi bırakmamak için bir lastik eldiven giydi.
Translate from турецкий to английский
Onun kolunda bir yara izi var.
Translate from турецкий to английский
Askerin savaşlardan kalan hiç yara izi yoktu.
Translate from турецкий to английский
Asker savaşlardan hiç yara izi almadı.
Translate from турецкий to английский
Trajedi zihnimde bir yara izi bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Bak, ne inanılmaz bir tesadüf, Tom'un benimle aynı parmak izi var!
Translate from турецкий to английский
Ben karda yoldan ön kapıma kadar üç dizi ayak izi gördüm.
Translate from турецкий to английский
Tom'un kolunda bir yara izi var.
Polis parmak izi için minibüsü tozladı.
Polis zorla giriş izi bulmadı.
Hiç parmak izi yoktu.
Yolda hiç lastik izi yoktu.
Tom'un çenesinde bir yara izi var.
Sami, Leyla'nın vücudunu çevirdi ve göğsünde devasa bir yara izi buldu.
Tom'un kollarında birçok yara izi var.
Mary'nin sol yanağında yara izi var.
At izi it izine karıştı.
At izi, it izine karışmış durumda.
Bu laptopta parmak izi okuyucu var.
Vücudunda yara izi var mı?
Ali'nin yaptığı "çamur at, izi kalsın" mantığı.
Vücudunda herhangi bir şiddet izi yok.
O yara izi asla iyileşmedi.
Karda bir dizi ayak izi buldu.