Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "köy"

Узнайте, как использовать köy в предложении на турецкий. Более 79 тщательно отобранных примеров.

Memleketim Bolu'da patates aromalı köy ekmeği yedim.
Translate from турецкий to английский

Sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Kısa sürede kendini köy hayatına alıştırdı.
Translate from турецкий to английский

Bir köy ve bir kasaba arasındaki fark nedir?
Translate from турецкий to английский

İki köy birbirine bitişiktir.
Translate from турецкий to английский

Köy dağlarda yüksekte bulunmaktadır.
Translate from турецкий to английский

Askerler her köy ve çiftlikte durdu.
Translate from турецкий to английский

Bütün köy yangın tarafından yanıp kül oldu.
Translate from турецкий to английский

Bütün köy yanıp kül oldu
Translate from турецкий to английский

Köy sel tarafından izole edildi.
Translate from турецкий to английский

Köy hayatı şehir hayatından daha sağlıklıdır.
Translate from турецкий to английский

Küçük bir köy gelişip büyük bir şehre dönüştü.
Translate from турецкий to английский

Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.
Translate from турецкий to английский

Köy halkı, nehir üzerinde ahşap bir köprü yaptılar.
Translate from турецкий to английский

Birkaç gün senin köy evinde kalacağım, sanırım senin için bir sakıncası yok.
Translate from турецкий to английский

Tüm köy onları karşılamaya çıktı.
Translate from турецкий to английский

Köy, tepenin kenarındadır.
Translate from турецкий to английский

Bu köy İsveç kralına aittir.
Translate from турецкий to английский

Bu bir ülke mi/köy mü yoksa bir şehir mi?
Translate from турецкий to английский

Bu küçük bir köy.
Translate from турецкий to английский

Kırkılan bu yünler köy halkının çeşitli ihtiyaçlarını karşılamaktadır.
Translate from турецкий to английский

Arazi bir köy oldu.
Translate from турецкий to английский

Köy şehirden çok uzak.
Translate from турецкий to английский

Köy şimdi eskisinden farklı.
Translate from турецкий to английский

Tom bir şehir ve bir köy arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from турецкий to английский

Nehir ve tepe arasında bir köy var.
Translate from турецкий to английский

Buradan yaklaşık nehrin üç kilometre yukarısında bir köy var.
Translate from турецкий to английский

Görünen köy kılavuz istemez.
Translate from турецкий to английский

Küçük bir köy, iki kasaba arasında yer alır.
Translate from турецкий to английский

Bütün köy adamın iyi olduğunu bilir.
Translate from турецкий to английский

Dağın üzerinde bir köy var.
Translate from турецкий to английский

Bütün köy deprem tarafından yerle bir edildi.
Translate from турецкий to английский

Yaşadığım köy çok küçük.
Translate from турецкий to английский

Köy bir köprü ile şehrimize bağlanıyor.
Translate from турецкий to английский

Bizim köy okulumuzda bir Almanca öğretmeni yoktu.
Translate from турецкий to английский

Denize yakın bir köy vardı.
Translate from турецкий to английский

Kanada adı "köy" veya "yerleşim" anlamına gelen Iroquoian dilindeki "kanata" sözcüğünden gelir.
Translate from турецкий to английский

Köy o ağaçların ötesinde.
Translate from турецкий to английский

Baraj inşa edilmeden önce burada bir köy vardı.
Translate from турецкий to английский

Köy artık on yıl önce olduğundan çok farklı.
Translate from турецкий to английский

Eşim her gün gıdalar satın almak için köy pazarına gider.
Translate from турецкий to английский

O köy düşmanın son kalesidir.
Translate from турецкий to английский

Bu antika bir eski köy.
Translate from турецкий to английский

Geçen yaz ziyaret ettiğim köy, Nagano bölgesi'ndeki küçük bir köydü.
Translate from турецкий to английский

Köy şiddetli fırtına tarafından izole edildi.
Translate from турецкий to английский

Köy halkı suyu kuyudan elle pompalamak zorundaydı.
Translate from турецкий to английский

Köyümüz Katoliktir, ancak komşu köy Evangelisttir.
Translate from турецкий to английский

O bir köy.

Bu köy sıkıcı.

Bu, iki yüz sakini olan bir köy.

Köy, ejderha tarafından yok edildi.

Köy postanesi bir kilometreden daha az mesafedeydi.

Bu hangi köy?

Köy boş görünüyor.

Delisiz köy olmaz.

Köpeksiz köy bulmuş, değneksiz geziyor.

Ali köy ekmeği aldı.

Ali köy çocuğudur.

İstanbul göç nedeniyle büyük bir köy hâline geldi.

Tom'dan ne köy olur ne kasaba.

Patikanın sonunda bir köy var.

Bu haliyle köy oldukça huzurlu görünüyor.

Bir köy, bu konuda ortalamanın üstünde.

Sahil köy evleriyle çevrilmiş durumda.

Belediye sınırları dahilinde on altı köy var.

Kışın aç kalan ayı ve kurtların köye inmeleri köy hayatının en büyük heyecanlarındandır.

Nasipten öte köy yok.

Öğretmenlik vazifesine bir köy okulunda başladı.

Köpeksiz köy bulmuşlar, değneksiz geziyorlar.

Şehir ve köy hayatı çok farklıdır.

Bir şeyden vazgeçmiş değilim. Sadece bazı şeylerin olgunlaşıp zamanının gelmesini bekliyorum. Zaman elvermezse de yapacak bir şey yok, zira kısmetten öte köy yok.

Emekli olduktan sonra sessiz sakin bir köy hayatı yaşamak istiyorum.

Ali köy çocuğu.

Bu köy benim.

Bir iPhone aboneliği fiyatına Afrika'da bir köy beslenebilir.

Tom şehir ve köy arasındaki farkı bilmiyor.

Bir zamanlar küçük bir köy varmış.

Her öğleden sonra köy kadınları sohbet etmek için bir araya gelir.

Riki mi? Orası köy mü?

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский