Узнайте, как использовать kıyıya в предложении на турецкий. Более 33 тщательно отобранных примеров.
On dakikalık bir başka yürüyüş bizi kıyıya getirdi.
Translate from турецкий to английский
Gemi kıyıya doğru gitti.
Translate from турецкий to английский
Mesire yeri kıyıya paraleldir.
Translate from турецкий to английский
Otelimiz kıyıya bakar.
Translate from турецкий to английский
Tekne kıyıya yakın demir attı.
Translate from турецкий to английский
O, kıyıya ulaşmak için aşırı derecede çaba sarf etti.
Translate from турецкий to английский
Kıyıya gitme yerine gemide kaldık.
Translate from турецкий to английский
Yüzücü, Cindy Nicholas, yorucu bir yüzmenin sonunda zorlukla Daver'de kıyıya vardı fakat Kanal Yüzme Derneğinden bir sözcü onun çok iyi bir durumda olduğunu duyurdu.
Translate from турецкий to английский
Kıyıya gitmiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Buradan kıyıya yaklaşık üç kilometre var.
Translate from турецкий to английский
Batan geminin çoğu yolcusu asla kıyıya ulaşmadı.
Translate from турецкий to английский
Biz birkaç dakika yürüdük ve kıyıya ulaştık.
Translate from турецкий to английский
Dalgalar, kıyıya vardıklarında genellikle kırılırlar.
Translate from турецкий to английский
Kıyıya gitmek için hâlâ çok fazla soğuk.
Translate from турецкий to английский
Ben kıyıya doğru yüzdüm.
Translate from турецкий to английский
Bu yol, kıyıya kadar uzanır.
Translate from турецкий to английский
Çocuk kıyıya ulaşmak için boşuna çabaladı.
Translate from турецкий to английский
Batan gemiden yolcuların çoğu asla kıyıya ulaşmadı.
Translate from турецкий to английский
Kıyıya gidiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bir kıyıya yakın yaşamak isterim.
Translate from турецкий to английский
Tom kıyıya gitmeyeceğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Tom kıyıya gitmediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Kalp deniz dil kıyıdır. Denizde ne varsa kıyıya o vurur.
Translate from турецкий to английский
Tom kıyıya yüzdü.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar arasında nehri geçip karşı kıyıya ulaşan azdır. Büyük çoğunluk nehrin kıyısında bir aşağı bir yukarı koşup durur.
Translate from турецкий to английский
Gemi kıyıya yanaşırken karaya oturdu.
Translate from турецкий to английский
Batan gemideki yolcuların çoğu kıyıya ulaşmayı başaramadı.
Translate from турецкий to английский
Batan gemideki pek çok yolcu kıyıya ulaşmayı başaramadı.
Translate from турецкий to английский
Yavaşça kıyıya doğru yüzüp her kulaçta geriye doğru bakıyorum.
Translate from турецкий to английский
Temel denizde yüzerken mayosu çıkıp akıntıda kaybolunca eliyle önünü kapatarak hızla kıyıya gelmiş. Onu gören Dursun "Ula Temel, önünü değil yüzünü kapat, yüzünü herkes tanır da!" demiş.
Translate from турецкий to английский
Karl gemiyi başarıyla kıyıya getirdi.
Translate from турецкий to английский
Tom'un yatı kıyıya benimkinden daha yakındı.
Translate from турецкий to английский
Kıyıya yakın bir köpekbalığı görüldü.
Translate from турецкий to английский