Узнайте, как использовать kabak в предложении на турецкий. Более 50 тщательно отобранных примеров.
Benim bisikletim kabak bir lastiğe sahip.
Translate from турецкий to английский
Ne büyük bir kabak!
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin kabak böreğini sevip sevmediğini bilmiyor.
Translate from турецкий to английский
Kabak bir lastiğim var.
Translate from турецкий to английский
Çiğ kabak yemek güvenli midir?
Translate from турецкий to английский
Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.
Translate from турецкий to английский
Bazen bazı şeyleri kabak gibi açık yapmanız gerekmiyor.
Translate from турецкий to английский
Biraz kabak turtası ister misin?
Translate from турецкий to английский
Çok sık ziyaret ederek kabak tadı vermek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kabak tadı veren açıklamalarını başka biri için sakla.
Translate from турецкий to английский
Kabak çorbasını sever misin?
Translate from турецкий to английский
Bu iş kabak tadı verdi artık.
Translate from турецкий to английский
Karpuz kabak çıktı.
Translate from турецкий to английский
Bu yıl kabak ektin mi?
Translate from турецкий to английский
Ben her gün kabak yemekten gerçekten bıktım.
Translate from турецкий to английский
Bu kabak kavun gibi kokuyor.
Translate from турецкий to английский
Yemek yapmadan önce, tereyağlı kabak kavun gibi kokar.
Translate from турецкий to английский
Tom kabak gibi ortadaydı.
Translate from турецкий to английский
Bir hafta geçtikten sonra, Tom'un misafirliği iyice kabak tadı vermişti.
Translate from турецкий to английский
Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.
Translate from турецкий to английский
Kabak gibi ortada.
Translate from турецкий to английский
Kabak pudingi yiyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Yabani havuç, kabak, havuç, bezelye ve tatlı patates nişastalı sebzeler olarak kabul edilmektedir.
Translate from турецкий to английский
Küçük ahmak büyük bir kabak aldı.
Translate from турецкий to английский
Bir kabak asmasından patlıcan almazsın.
Translate from турецкий to английский
Tom kabak oyma yarışmasını kazandı.
Translate from турецкий to английский
Ben kabak çorbası içmeyi severim.
Translate from турецкий to английский
"Akşam yemeğinde ne yedin?" "Izgara karides ve pirinç erişte üzerinde sarımsak soslu fırında pişmiş kabak."
Translate from турецкий to английский
Dertsiz bir kabak varmış, onun da başını kesip içini oymuşlar.
Translate from турецкий to английский
Fare deliğe sığmamış, bir de kuyruğuna kabak bağlamış.
Translate from турецкий to английский
Kabak benim başıma patladı.
Translate from турецкий to английский
Dikkat et, kabak senin başında patlamasın.
Translate from турецкий to английский
Kel yanında kabak anılmaz.
Translate from турецкий to английский
Kabak Ali'nin başına patladı.
Translate from турецкий to английский
Kabak başıma patladı.
Translate from турецкий to английский
Ali kabak kafalıdır.
Translate from турецкий to английский
Ali'yi en son gördüğümde yalın ayak, başı kabak bir durumdaydı.
Translate from турецкий to английский
Kabak yetiştiriyor musun?
Translate from турецкий to английский
Kabak Ali'ye patladı.
Translate from турецкий to английский
Kabak bir yaz sebzesidir.
Translate from турецкий to английский
Kabak yeşildir.
Translate from турецкий to английский
Kabak sever misin?
Translate from турецкий to английский
Kızarmış kabak lezzetliydi.
Translate from турецкий to английский
Her gün kabak yemekten bıktım usandım.
Translate from турецкий to английский
Patlıcan ile kabak arasındaki farkı biliyor musunuz?
Translate from турецкий to английский
Ablamız pazardan patlıcan, patates, kabak ve Çin lahanası aldı.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin yanındaki kabak kafa kim?
Translate from турецкий to английский
Her şey kabak gibi ortada.
Translate from турецкий to английский
Kabak gibi ortada kaldık.
Translate from турецкий to английский
Dış politikada yumuşak gücünü sert gücünün kapasitesinin üstünde kullanmaya kalkarsan kabak gibi ortada kalırsın.