Узнайте, как использовать kafasını в предложении на турецкий. Более 85 тщательно отобранных примеров.
Müzisyen kafasını salladı ve küçük piyanosunu bir kenara itti.
Translate from турецкий to английский
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.
Translate from турецкий to английский
John kafasını suyun üzerinde tuttu.
Translate from турецкий to английский
Tom hayır demek için kafasını salladı.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin kafasını kesti.
Translate from турецкий to английский
Tom tavuğun kafasını kesti.
Translate from турецкий to английский
Büyükbaba bana doğru kafasını salladı.
Translate from турецкий to английский
I.Charles onun kafasını kestirdi.
Translate from турецкий to английский
O kötü şekilde kafasını üşütmüş.
Translate from турецкий to английский
O, kafasını rafa çarptı.
Translate from турецкий to английский
O, kafasını bir kayaya çarptı.
Translate from турецкий to английский
Düştü ve kafasını yere vurdu.
Translate from турецкий to английский
O, kafasını kullandı.
Translate from турецкий to английский
Kuş kafasını suya daldırdı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un kafasını karıştırıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Kafasını, deve kuşu gibi kuma gömdü.
Translate from турецкий to английский
Kafasını çarptı.
Translate from турецкий to английский
Kulaklarında su olduğu için kafasını sallıyor.
Translate from турецкий to английский
Kafasını kuşkulu bir şekilde salladı.
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını çarptı.
Translate from турецкий to английский
Kafasını kullandı.
Translate from турецкий to английский
Tom'u kafasını sıfıra vurdurduğundan beri gördün mü?
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını çarpmış olmalı.
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını rafa çarptı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin yanına diz çöktü, nabzını kontrol etti ve sonra baktı ve kafasını salladı.
Translate from турецкий to английский
Tom düştü ve kafasını yaraladı.
Translate from турецкий to английский
Onun saçı ve kafasını tutma şekli bana Maria'yı hatırlatıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom köpeğinin kafasını okşadı.
Translate from турецкий to английский
O, tavuğun kafasını kesti.
Translate from турецкий to английский
Tom balıkların kafasını kesiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom saldırganın kafasını vurmak niyetiyle kazayağı kaldırdı.
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını arabanın çatısına çarptı.
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını arabasının tavanına çarptı.
Translate from турецкий to английский
Biz tavuğun kafasını kestik.
Translate from турецкий to английский
Mary tavuğun kafasını kesti.
Translate from турецкий to английский
Tom bir av tüfeği ile kafasını uçurdu.
Translate from турецкий to английский
Ben tavuğun kafasını kestim.
Translate from турецкий to английский
Sanki kulağına su kaçmış gibi kafasını sallıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom onun kafasını uçurdu.
Translate from турецкий to английский
Sonra o oldukça mahcup hissetti ve kafasını kanadının altına sakladı; çünkü ne yapacağını bilmiyordu.
Translate from турецкий to английский
Onların kafasını karıştırıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Onun kafasını karıştırıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin bahsettiği şeyi anlamış gibi kafasını salladı.
Translate from турецкий to английский
Kafasını kaşıdı.
Translate from турецкий to английский
O, bir devekuşu gibi, kafasını kuma gizler.
Translate from турецкий to английский
Onlar tavuğun kafasını kestiler.
Translate from турецкий to английский
Eğer dikkatli olmazsan köpek senin oyuncağın kafasını koparacak.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin açıklaması Tom'un kafasını karıştırdı.
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını tamamen kaybetti.
Translate from турецкий to английский
Tom kafasını pencereden dışarı çıkardı.
Tom kafasını salladı ve gülümsedi.
Tom kafasını kaldırdı ve gülümsedi.
Bana onun kafasını getir.
Tom Mary'nin kafasını duvara vurdu.
Tom kedinin kafasını okşadı.
Sami, Leyla'nın kafasını karıştırmaya çalışıyordu.
Sami, onu tanımayı imkansız hale getirmek için Leyla'nın kafasını kesti.
Sami, Leyla'nın kafasını bir kovaya koydu.
Sami, Leyla'nın cesedinin kafasını kesti.
Sami, Leyla'nın kafasını kesti.
Sami banyoda düştü ve kafasını vurdu.
Onu ağlarken görmesin diye kafasını çevirdi.
Tom kafasını çaresizlikle salladı.
Tom kitaplardan kafasını kaldırmıyor.
Kafasını usturaya vurdurmuş.
Billy sık sık kafasını pencereye çarpar.
Tom kafasını yastığa koyar koymaz uykuya daldı.
Yalan yanlış bilgilerle insanların kafasını karıştırma.
Tom geçen yaz kafasını kazıttı.
Öğrencilerin kafasını karıştırdın.
Tom kafasını kitaplara gömdü.
Kitabı bırakıp kafasını kaldırdı.
Kafasını toparlamak için zamana ihtiyacı vardı.
Herkes kendi kafasını yaşıyor.
Tom kafasını suyun üstünde tutmayı zar zor başarabildi.
Sami kafasını kazıttı.
Bu aralar kafasını kaşıyacak zamanı olmuyor.
Arabanın camına kafasını dayamış düşünceli düşünceli yolu izliyordu.
Ali deve kuşu gibi kafasını kuma gömerek gerçeklerden kaçmaya çalışıyor.
İnsan kafasını yastığa koyduğunda hayalini kurabileceği bir şeyler olmalı.
Ali şahane bir şeyin kafasını yaşıyor, ama daha ne olduğunu çözemedim.
Problem çözme insan kafasını hayli geliştiren bir işlemdir.
Karl, Rima'nın kafasını kopardı.
Vladimir kafasını bir şeye çarptı.
Tom sadece sizlerin kafasını karıştırmaya çalışıyor.