Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "kafasına"

Узнайте, как использовать kafasına в предложении на турецкий. Более 62 тщательно отобранных примеров.

Hata onun kafasına mal oldu.
Translate from турецкий to английский

Tom ceket kapüşonunu kafasına çekti.
Translate from турецкий to английский

Tom beni kafasına taktı.
Translate from турецкий to английский

Başkan Lincoln kulağının tam sol arkasından kafasına sıkılan bir kurşunla bir suikast sonucu öldürüldü.
Translate from турецкий to английский

Lucy çocuğa yakınlaştı ve elini onun kafasına koydu.
Translate from турецкий to английский

O, kafasına bir kep giydi.
Translate from турецкий to английский

Kafasına bir taş çarptı.
Translate from турецкий to английский

Soyguncu onun kafasına vurdu.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'nin kafasına bir silah dayadı.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary'yi kafasına taktı.
Translate from турецкий to английский

Tom, silahı Mary'nin kafasına dayandı.
Translate from турецкий to английский

Silahı kafasına dayadı.
Translate from турецкий to английский

Silahı onun kafasına dayadı.
Translate from турецкий to английский

Tom silahı Mary'nin kafasına dayadı ve tetiği çekti.
Translate from турецкий to английский

Tom bir silahı kafasına dayadı ve tetiği çekti.
Translate from турецкий to английский

O, kafasına bir silah dayadı ve tetiği çekti.
Translate from турецкий to английский

Onun kafasına çarptım.
Translate from турецкий to английский

Tom sandalye ile Mary'nin kafasına vurmaya çalıştı!
Translate from турецкий to английский

Isaac Newton'un bir ağacın altında otururken kafasına bir elma düştüğünde yerçekimi kanunlarını keşfetmesi muhtemelen tamamen bir efsanedir.
Translate from турецкий to английский

Neden Tom kafasına ateş ederek intihar etti?
Translate from турецкий to английский

Tom senin onun kafasına vurduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский

Bir pilot olmayı kafasına koydu.
Translate from турецкий to английский

Tom'un kafasına ne oldu?
Translate from турецкий to английский

Tom'un kafasına yumruk atmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom kafasına bir kep giydi.
Translate from турецкий to английский

Tom silahını kafasına dayadı.
Translate from турецкий to английский

Tom silahı kafasına tuttu.
Translate from турецкий to английский

Neden kafasına düşen elmayı yemediğini merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom'un kafasına bir levye demiriyle veya benzer bir şeyle vuruldu.
Translate from турецкий to английский

Tom silahı kendi kafasına dayadı ve tetiği çekti.
Translate from турецкий to английский

Tom kafasına mavi bir bandana takıyor.
Translate from турецкий to английский

Onlar onun kafasına bir fiyat koydu.
Translate from турецкий to английский

Tom kafasına darbe aldı.
Translate from турецкий to английский

O onun kafasına çarptı.
Translate from турецкий to английский

O, onun kafasına vuran adamı bulmaya çalışıyordu.
Translate from турецкий to английский

Bir insanla onun anladığı bir dilde konuşursan onun kafasına gider. Onunla onun diliyle konuşursan bu onun kalbine gider. Nelson Mandela
Translate from турецкий to английский

General, onun konuşmasını kesmeden, onun ağır fildişi sopasıyla onun kafasına vurdu; barbar düştü.
Translate from турецкий to английский

Tom'un kafasına fikirler koymayın.
Translate from турецкий to английский

Tom silahı Mary'nin kafasına nişan aldı.
Translate from турецкий to английский

Polis onun kafasına kendi açtığı kurşun yarası gibi göründüğünü söyledi.
Translate from турецкий to английский

Onun kafasına bir elma düştüğünde bir ağacın altında dinleniyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom kafasına bir buz torbası bastırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom'un kafasına vurmayı severim.
Translate from турецкий to английский

Bir adamla anladığı bir dilde konuşursan, onun kafasına gidecek. Onunla onun dilinde konuşursan, onun kalbine gidecek.

Leyla kendi kafasına ateş etti.

Ali topu Ömer'in kafasına attı ve Ömer mısırı yere düşürdü.

Sami makineli tüfeği Leyla'nın kafasına nişan aldı.

Sami'nin kafasına vuruldu.

Sami, Leyla'nın kafasına bir çanta koydu ve onu boğdu.

Sami kafasına birçok darbe aldı.

Tom buz torbasını kafasına dayadı.

Pısırık biri. Kafasına vur, ekmeğini elinden al.

Onun kafasına vurdun.

Tom gömleğini kafasına çekti.

Tom Mary'nin kafasına vurdu.

Ali'nin kafasına vur, ekmeğini al.

Ali yolda giderken kafasına kuş pisledi.

Ali yolda giderken kafasına kuş pisleyince loto oynadı.

Ali kafasına estiğini yapan biri.

Tom'un kafasına bir elma düştü.

Newton'un kafasına bir elma düştü.

İnsan bir şeyi yapmayı kafasına koymuşsa bir yolunu, yapmamayı koymuşsa da bir bahanesini bulur.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский