Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "kalıcı"

Узнайте, как использовать kalıcı в предложении на турецкий. Более 59 тщательно отобранных примеров.

Herkes kalıcı barış istiyor.
Translate from турецкий to английский

Bayan Brown, o uygun şekilde yemek yemezse, kalıcı kilolu olacağı konusunda Beth'i uyardı.
Translate from турецкий to английский

Sigara içmeyi kalıcı olarak bıraktın mı?
Translate from турецкий to английский

Alplerin manzarası bende kalıcı bir izlenim bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Lütfen bana kalıcı adresinizi verin.
Translate from турецкий to английский

Hepimiz kalıcı dünya barışı istiyoruz.
Translate from турецкий to английский

Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.
Translate from турецкий to английский

Şarap halı üzerinde kalıcı bir leke bıraktı.
Translate from турецкий to английский

O akılda kalıcı bir şarkı.
Translate from турецкий to английский

Bu kalıcı.
Translate from турецкий to английский

Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.
Translate from турецкий to английский

Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.
Translate from турецкий to английский

Bu kitap onun üzerinde kalıcı bir izlenim bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Bunu çalmadım. Kalıcı olarak ödünç aldım.
Translate from турецкий to английский

Çalışmak için burada olmak yerine onun burada sadece kalıcı bir fikstür olduğunu anlarsın.
Translate from турецкий to английский

Bunun nasıl kalıcı olacağını merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский

İlk izlenimler en kalıcı olanlardır.
Translate from турецкий to английский

Kalıcı hasar yok.
Translate from турецкий to английский

Tom çok kalıcı, değil mi?
Translate from турецкий to английский

Kaza onu kalıcı felç bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Menopoz, yumurtalıkların başlıca fonksiyonlarının kalıcı olarak durmasıdır.
Translate from турецкий to английский

Onlar kalıcı korkuyla yaşıyorlar.
Translate from турецкий to английский

Hala gençsin ama kalıcı olarak değil.
Translate from турецкий to английский

Ben bu şarkıyı çok akılda kalıcı olarak buldum.
Translate from турецкий to английский

O şarkı akılda kalıcı.
Translate from турецкий to английский

Bankerin maaş kesintisi geçiciydi, kalıcı değil.
Translate from турецкий to английский

Koku kalıcı.
Translate from турецкий to английский

Kalıcı nüfus büyük değil.
Translate from турецкий to английский

Bu kalıcı bir çözüm değil.
Translate from турецкий to английский

Bu yeni plan kalıcı bir barış getirebilir.
Translate from турецкий to английский

Geçici bir çözümden daha kalıcı bir şey yoktur.
Translate from турецкий to английский

Geçiciden daha kalıcı hiçbir şey yoktur.
Translate from турецкий to английский

Herhangi bir kalıcı hasar olacak mı?
Translate from турецкий to английский

Hiçbir şey kalıcı değildir.
Translate from турецкий to английский

Düşmanlıklar kalıcı olarak durdu.
Translate from турецкий to английский

Hasar kalıcı mı?
Translate from турецкий to английский

Bu gerçekten çok akılda kalıcı bir şarkı.
Translate from турецкий to английский

Tom'un kalıcı bir adresi yoktur.
Translate from турецкий to английский

Kalıcı bir sözleşmem var.
Translate from турецкий to английский

Sanırım kalıcı bir değişim.
Translate from турецкий to английский

Kalıcı olmak zorunda değil.
Translate from турецкий to английский

Leyla kalıcı sevgiyi bulmak istedi.
Translate from турецкий to английский

Bazı eylemlerin kalıcı sonuçları vardır.
Translate from турецкий to английский

Şirketin akılda kalıcı bir sloganı var.
Translate from турецкий to английский

Hiçbir ağrı kalıcı değildir.
Translate from турецкий to английский

Eğer yanlış davranmaya devam ederseniz kalıcı kayıtlarınıza geçecektir.
Translate from турецкий to английский

Bu senin kalıcı kaydına gidiyor.

Çok akılda kalıcı bir ezgi bu.

Bu reklam filmi oldukça güçlü bir etki yaratıyor, özellikle de müziği oldukça akılda kalıcı.

“Başkaldırıyı ortadan kaldırmak, günaha son vermek, suçu bağışlatmak, sonsuza dek kalıcı doğruluğu sağlamak, görüm ve peygamberliği mühürlemek, En Kutsal'ı meshetmek için senin halkına ve kutsal kentine yetmiş hafta kadar zaman saptanmıştır.

Bu şarkının akılda kalıcı bir ezgisi var.

Latince kalıcı bir dildir.

Kendinize kalıcı bir iş bulmanız gerek.

Değişiklik kalıcı olacak.

Yaşamın amacı, bir bayrak yarışı misali kuşaktan kuşağa bilgi aktarmaktır. Bu basit canlılarda üreme yoluyla gen aktarımından ibaretken, daha gelişmiş canlılarda yavruların büyüklerinden görerek öğrenmesine de rastlanır. İnsan ise bilgiyi yazı, resim, eşya vb. kalıcı biçimlere sokmayı öğrenerek bu aktarım kapasitesini çok daha yüksek bir düzeye taşımıştır. Ama yöntem ne kadar gelişse de işin özünde amaç tüm düzeylerde aynıdır: Bilgi aktarımı.

Janos'a restoranda kalıcı bir pozisyon teklif edildi.

Çölde kalıcı su altın gibidir.

Cirit, okçuluk gibi yarışlarda karşı karşıya gelen takımları destekleyen padişahlar, onlar için de kalıcı eserler yaptırmışlardır.

Yüz sekizinci (108) odada kalıcı giriş kartınızı almalısınız.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский