Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "kamp"

Узнайте, как использовать kamp в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Ken kamp yapmayı sever.
Translate from турецкий to английский

Tatil boyunca orada kamp yaptık.
Translate from турецкий to английский

Tom kamp ateşinin etrafında oturan çocuklarla birlikte şarkı söylüyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom bir sonraki tatilini yürüyüş ve kamp yaparak geçirmek istediğini söyledi.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün kamp alanını kendine ayırdı.
Translate from турецкий to английский

Tom tek başına kamp yapmaya gitmenin eğlenceli olmayacağına karar verdi.
Translate from турецкий to английский

Tom kamp torbasını omuzunda taşıdı.
Translate from турецкий to английский

Bir hafta boyunca orada kamp yaptık.
Translate from турецкий to английский

Tom sahilde kamp yapmayı sever.
Translate from турецкий to английский

Onlar suyun kenarında kamp yaptılar.
Translate from турецкий to английский

Biz kalacak bir yer bulamazsak dışarıda kamp kurmak zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский

Yüzlerce asker kamp ateşlerinin etrafında sessizce yemek yediler.
Translate from турецкий to английский

Gölün yanında kamp yaptık.
Translate from турецкий to английский

Gece kamp ateşinde oturdular.
Translate from турецкий to английский

Tom kamp ateşinde yemek pişirmeye alışkındır.
Translate from турецкий to английский

Yaz tatili boyunca orada kamp yaptık.
Translate from турецкий to английский

Babam kamp yapmaya gitmemizi önerdi.
Translate from турецкий to английский

"Büyük olasılıkla benimle birlikte kamp yapmaya gitmek istemezsin." "Yanılıyorsun. Aslında, onu çok fazla sevdiğimi düşünüyorum."
Translate from турецкий to английский

Geçen hafta sonu siz arkadaşlarla kamp yapmaya gitmeliydim.
Translate from турецкий to английский

Çadırda kamp yapmaktan nefret ediyorum.
Translate from турецкий to английский

Kamp yapmayı sever misin?
Translate from турецкий to английский

Kamp yapmayı seviyorum.
Translate from турецкий to английский

Burada kamp kuracağız.
Translate from турецкий to английский

Kamp yapmaya gitmeliydim.
Translate from турецкий to английский

Tom'un bizim arka bahçede kamp yapmasına izin verdim.
Translate from турецкий to английский

Tom'un bizim arka bahçede kamp yapmasına müsaade ettim.
Translate from турецкий to английский

Su olmayan bir yerde kamp yapmak imkansızdır.
Translate from турецкий to английский

Bir çingene ailesi karavanlarıyla birlikte kamp yapıyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom cebine uzandı, birkaç kibrit çıkardı, birini çaktı ve sonra kamp ateşini yaktı.
Translate from турецкий to английский

Onlar sahilde kamp yaptılar.
Translate from турецкий to английский

Tom kamp ateşinin önündeki kütüğe oturdu.
Translate from турецкий to английский

Bütün aile kamp ateşinin etrafında oturuyordu.
Translate from турецкий to английский

Ben çocukken kamp yapmaya giderdik.
Translate from турецкий to английский

Göl yakınında kamp yapacağız.
Translate from турецкий to английский

Ağustos ayında kamp yapmaya gittik.
Translate from турецкий to английский

Tom ve Mary'yle kamp yapmaya gideceğiz.
Translate from турецкий to английский

Çocuklar kamp ateşinin etrafında oturup şarkı söylüyorlardı.
Translate from турецкий to английский

Tom kamp yapmaya gitti.
Translate from турецкий to английский

Kamp yaptığımdan beri birkaç yıl oldu.
Translate from турецкий to английский

Önümüzdeki hafta Tom kamp kurmaya gidecek.
Translate from турецкий to английский

Senin kamp gezinde Tom'un seninle gideceğini düşünüyordum.
Translate from турецкий to английский

Biz nehrin yanında kamp yapmaya gittik.
Translate from турецкий to английский

Buraya geldiğinden beri kamp mı yapıyorsun? Çok berbat olmalı.
Translate from турецкий to английский

Tom arabaya çadır koymayı unutarak kamp gezimizi mahvetti.
Translate from турецкий to английский

Bu önümüzdeki hafta kamp yapmaya gidelim.

Tom ve Mary kamp yapacak bir yer arayarak sahil boyunca kanolarını kullandılar.

Kamp yapacağız.

Kamp yapmayı sevmiyorum. Sen seviyor musun?

Ben terk edilmiş bir köyün kalıntıları yanında kamp kurdum.

Kamp ateşinin etrafında oturduk.

Onlar kamp ateşi etrafında toplandılar.

Gölün yakınında kamp yaptık.

Tom kamp yapmayı seviyor.

Kamp yapmaya gidelim.

Kamp bölgesi karayoluyla ulaşılabilir değil.

Kamp ateşinin etrafında şarkılar söyledik.

Tom gelecek hafta sonu bizimle kamp yapmaya gitmek istemeyebilir.

Tom ve Mary bir kamp gezisine gittiler.

Kamp ateşini yakan Tom değildi.

Bu kamp yeri kapalı.

Her zaman yapmak istediğim bir şey ailemle kamp yapmaya gitmek.

Kamp ateşi yanıp kül oldu.

Tom kamp yerine döndü.

Kamp yeri tamamen ıssızdı.

Kamp yeri tamamen terk edilmişti.

Kamp Teğmen Jackson'ın komutası altındaydı.

Onlar kamp ateşinin etrafında dinlendiler.

Belki de bizimle kamp yapmaya gitmesi konusunda Tom'la konuşabilirim.

Siz ayda kamp yapamazsınız.

Bu alanda üç tane kamp yeri var.

Bu, kamp kurmak için iyi bir yere benziyor.

Bu kamp kurmak için iyi bir yere benziyor.

Kamp için yatak yapmak için bir çuvalı samanla doldurduk.

Kamp gezisine devam etmeliyiz.

Çocuklar kamp ateşi etrafına oturdu ve Tom'un hayalet hikayelerini anlatışını dinledi.

Biz milli parkta iki hafta kamp kurduk.

Kamp ateşi hâlâ yanıyor.

Sen burada kamp yapamazsın.

Kamp ateşine biraz daha odun koy.

Çocuklar kamp ateşi etrafında şarkı söylüyorlar.

Her yaz kamp yapmaya giderdim.

Bir sonraki hafta sonu bizimle kamp gitmek ister misiniz?

Tom kamp ateşine yakın oturuyor.

Sen de Amazon'da yılanlarla birlikte kamp kuruyorsun!

Tom arkadaşlarından biriyle kamp yapmaya gitti.

Yüksek yangın riski nedeniyle Kaliforniya valisi eyalet çapında kamp ateşi yasağı yayınladı.

Kamp yarın sona eriyor.

Tom kamp ateşini söndürdü.

Tom bir kamp gezisine gitti.

Tom kamp sandalyelerini açtı.

Kendi şişen kamp paspaslar çok uygun.

Acele etsek iyi olur yoksa biz kamp alanına ulaşmadan önce fırtınaya yakalanırız.

Hatmileri kızartırken kamp ateşinin etrafında oturduk.

Kampçılar kamp ateşinin etrafında oturdu.

Kampçılar kamp ateşi etrafında şarkılar söyledi.

Biz burada kamp kuracağız.

Biz çadırımızı kurduk ve bir kamp ateşi yaktık.

Benim herhangi bir kamp ekipmanım yok.

Tom, ailesi ile bir kamp gezisine gitti.

Çadırımızı kurduk ve kamp ateşi yaktık.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский