Узнайте, как использовать kapalı в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Kapıyı kapalı tut.
Translate from турецкий to английский
Gözleri kapalı müzik dinledi.
Translate from турецкий to английский
Onun üç gün boyunca bilinci kapalı.
Translate from турецкий to английский
O, sık sık gözleri kapalı düşünüyor.
Translate from турецкий to английский
Sahip olduğum tek sorunun şu an evde kapalı kalmam olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Nagano'ya giden yol trafiğe kapalı.
Translate from турецкий to английский
Gözlerin kapalı yürüyebiliyor musun?
Translate from турецкий to английский
Dışarı çıkmadan önce gazın kapalı olduğundan emin olun.
Translate from турецкий to английский
Çıkmadan önce, ışıkların kapalı olduğundan emin olun.
Translate from турецкий to английский
Kapı tüm yıl boyunca kapalı.
Translate from турецкий to английский
Otel kış boyunca kapalı kalır.
Translate from турецкий to английский
Hasta gözleri kapalı yatakta yatıyordu.
Translate from турецкий to английский
Chuck'ın Lokantasında yemek için plan yapmayın. O kapalı.
Translate from турецкий to английский
O, gözünü kapalı tuttu.
Translate from турецкий to английский
Pilot üstü kapalı olarak onun bir UFO olabileceğini söyledi.
Translate from турецкий to английский
Oyuncakçı kapalı.
Translate from турецкий to английский
Tom ağzını kapalı tuttu.
Translate from турецкий to английский
Tom ağzını kapalı tuttu ve ne olduğunu kimseye söylemedi.
Translate from турецкий to английский
Tom köprünün kapalı olduğunu bilmiyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom gazın kapalı olduğundan emin olmak için kontrol etti.
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle kapalı yerlerde çok zaman harcıyor.
Translate from турецкий to английский
Süpermarketler şimdi kapalı, bu yüzden buzdolabında kalanlarla yetinmek zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский
Mağaza yarın kapalı olacak.
Translate from турецкий to английский
Bugün dükkân kapalı ise, ben yarın tekrar deneyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Nancy kapalı yer oyunlarından hoşlanır.
Translate from турецкий to английский
Anahtar kapalı.
Translate from турецкий to английский
Pencereyi kapalı tut.
Translate from турецкий to английский
Kapı kapalı kaldı.
Translate from турецкий to английский
Şimdi müze kapalı.
Translate from турецкий to английский
Dükkân bugün kapalı.
Translate from турецкий to английский
Kitaplarımızı kapalı tuttuk.
Translate from турецкий to английский
O, gözlerini kapalı tuttu.
Translate from турецкий to английский
O, pencereyi kapalı tuttu.
Translate from турецкий to английский
Işık kapalı iken uyudum.
Translate from турецкий to английский
Ana vana kapalı.
Translate from турецкий to английский
Dükkân pazar günü kapalı.
Translate from турецкий to английский
Gazın kapalı olup olmadığına bak.
Translate from турецкий to английский
O, bize yolun kapalı olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Kapalı bir yumruk stres gösterebilir.
Translate from турецкий to английский
Eğer söyleyeceğin bir şey yoksa, dudaklarını kapalı tut.
Translate from турецкий to английский
O, kapalı kapıyı çaldı.
Translate from турецкий to английский
Gözleri kapalı olarak onun yanına oturdu.
Translate from турецкий to английский
O, bir bankta gözleri kapalı oturuyordu.
Translate from турецкий to английский
Kapalı yer korkum var.
Translate from турецкий to английский
Havaalanı kapalı.
Translate from турецкий to английский
Gözleri kapalı orada oturdu.
Translate from турецкий to английский
Mağaza zaten kapalı olabilir.
Translate from турецкий to английский
Hâlâ gözleri kapalı duruyordu.
Translate from турецкий to английский
Gözleri kapalı orada durdu.
Translate from турецкий to английский
Prenses gözleri kapalı yattı.
Translate from турецкий to английский
Bu mağaza bugün kapalı.
Translate from турецкий to английский
Gözleri kapalı onun yanında oturdu.
Translate from турецкий to английский
Gözleri kapalı şekilde bir kanepeye yattı.
Gözleri kapalı sırtüstü yattı.
Ders kitaplarınız kapalı olarak beni dinleyin.
Bir sonraki duyuruya kadar mağaza kapalı.
O zamana kadar bütün dükkanları kapalı buldum.
İngiltere'de pazar günü mağazalar kapalı mı?
Orada gözleri kapalı oturuyordu.
Gözleri kapalı bir şekilde yere oturdu.
Perdeler kapalı olduğu için içeriyi göremiyorum.
Onu kapalı bırakın.
Kapak kapalı.
Okullar kapalı.
Kapı kapalı.
Yol kapalı.
Ağzını kapalı tut.
Köprü kapalı.
Okul kapalı.
Pencere kapalı.
Aradığınız telefon ya kapalı ya da kapsama alanı dışında, lütfen daha sonra tekrar deneyiniz.
Cep telefonum kapalı.
Gökyüzü bugün kapalı.
Görünene göre dükkan bugün kapalı.
Gerçekten de kapalı.
Gözlerim kapalı bile yapabilirim.
Aslında, dolabı kapalı tutarım.
Ağzını kesinlikle kapalı tutamaz, bir saniye bile.
İşini gözleri kapalı düşünüyordu.
Kapalı olduğumuzu söyledim.
Bilmecenin ucu kapalı siz çözebilir misiniz?
Tekrar tekrar söylüyorum ama kulaklarınız bana kapalı size nasıl yardımcı olabilirim?
Hâlâ kapalı.
Onlar bugün kapalı.
Pencereler açık mı kalsın, kapalı mı kalsın?
Tom kapalı yerde çalışır.
Tom kapalı yerlerde çalıştı.
Ondan önce kapı kapalı kaldı.
Kapı bütün gün kapalı kaldı.
Kapı kapalı kalır.
Otomatik kapılar şimdiki durumundan daha akıllıca kontrol edilebilmektedir.Yakın zamanda geliştirilmiş kontrol sistemi sadece birisi kapıya gerçekten yaklaştığı zaman kapıyı açar.Eğer biri sadece kapının önünde duruyorsa ya da önünden geçiyorsa kapı kapalı kalacaktır.
İki komşu ülke arasındaki sınır kapalı kalır.
Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.
Ev o zamandan beri kapalı kaldı.
Çenemi kapalı tuttum.
Bu pencereyi kapalı tut.
Çenemi kapalı tutmalıydım.
Banka pazar günü kapalı.
Ha, şimdi hatırladım. Kütüphane yarın kapalı.
Pencereler kapalı mıydı?