Узнайте, как использовать kaybetme в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров.
Güvenini kaybetme, Mike.
Translate from турецкий to английский
İşimi kaybetme hakkında endişeli değilim.
Translate from турецкий to английский
Cüzdanını kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Onlar yollarını kaybetme ihtimaline karşı yanlarında bir harita taşıdılar.
Translate from турецкий to английский
Tommy, işini kaybetme riskini göze almadı.
Translate from турецкий to английский
Cesaretini kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Soğukkanlılığını kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Kendini kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Tom işini kaybetme konusunda endişeli.
Translate from турецкий to английский
Hayatımı kaybetme tehlikesi içindeydim.
Translate from турецкий to английский
İşini kaybetme konusunda endişeli.
Translate from турецкий to английский
Hayatımızı kaybetme tehlikesi içerisindeydik.
Translate from турецкий to английский
Onu kaybetme riskini almak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Umudunu kaybetme, Tom.
Translate from турецкий to английский
Tom işleri kaybetme eğilimi içinde.
Translate from турецкий to английский
Cesaretini kaybetme, Tom.
Translate from турецкий to английский
Şimdi cesaretini kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Artık kaybetme lüksüm var mı?
Translate from турецкий to английский
Bunu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Cesaretini kaybetme!
Translate from турецкий to английский
Özellikle, umudunu kaybetme!
Translate from турецкий to английский
Kazanmayı tercih ederim ama kaybetme umurumda değil.
Translate from турецкий to английский
Çok fazla zaman kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Tasarruflarını kaybetme tehlikesi içindesin.
Translate from турецкий to английский
Lütfen sabrını kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Sana evin anahtarını veriyorum ama onu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Dikkatini kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Eğer bunu yaparsam işimi kaybetme riskim var.
Translate from турецкий to английский
Bir maç daha kaybetme lüksümüz yok.
Translate from турецкий to английский
Eğer başarısız olursan cesaretini kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Güveni kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Umudunu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Bir arkadaş olarak Tom'u kaybetme düşüncesine katlanamam.
Translate from турецкий to английский
İşte burada. Ve bir dahaki sefere bunu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Tom'un, öfkesini kaybetme alışkanlığı var.
Translate from турецкий to английский
Onu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Ailesini kaybetme acısı onu intihara götürdü.
Translate from турецкий to английский
Mizah anlayışını kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Vakit kaybetme istedim.
Translate from турецкий to английский
Yürüyüş ayakkabılarını giy ve zaman kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Seni kaybetme düşüncesine dayanamıyorum.
Translate from турецкий to английский
Asla umudunu kaybetme!
Translate from турецкий to английский
Tom'un kesinlikle işini kaybetme konusunda endişelenmeye başlaması gerekir.
Translate from турецкий to английский
Zaman kaybetme!
Translate from турецкий to английский
Gerçekten beni korkutan tek şey seni kaybetme düşüncesidir.
Translate from турецкий to английский
Ben en azından işimi kaybetme konusunda endişeli değilim.
Translate from турецкий to английский
Kendini bırakma. Umudunu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Sık dişini. Umudunu kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Ona yardım etmek için işimi kaybetme riskini göze alıyorum.
Translate from турецкий to английский
Daha çok çalışmazsa pozisyonunu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Translate from турецкий to английский
Bu anahtarı kaybetme.
Translate from турецкий to английский
Ne yaparsan yap, bu anahtarı kaybetme.
Yaşlıların korona virüsünden dolayı hayatlarını kaybetme ihtimalleri daha fazla.
Olmayana üzülüp olanı kaybetme.
Sakın heyecanını kaybetme.
Numaramı kaybetme.