Узнайте, как использовать kemik в предложении на турецкий. Более 53 тщательно отобранных примеров.
Bir deri bir kemik açlıktan ölmüş bir kediydi.
Translate from турецкий to английский
Köpeğe bir kemik verdim, havlaması durdu.
Translate from турецкий to английский
Egzersiz yaparken ayağımda bir kemik kırdım.
Translate from турецкий to английский
O, köpeğe bir kemik verdi.
Translate from турецкий to английский
O bir deri bir kemik.
Translate from турецкий to английский
Boğazımda bir kemik sıkıştı.
Translate from турецкий to английский
Sen hiç kemik kırdın mı?
Translate from турецкий to английский
Vücudunuzda birçok kemik bulunur.
Translate from турецкий to английский
Vücudunda birçok kemik bulunur.
Translate from турецкий to английский
Köpeğe bir kemik verdim. Havlamasını durdurdu.
Translate from турецкий to английский
Köpeğe kemik verdi.
Translate from турецкий to английский
Köpek bir kemik çiğniyor.
Translate from турецкий to английский
Onun güçlü kemik ve dişleri var.
Translate from турецкий to английский
Tom köpeğine bir kemik verdi.
Translate from турецкий to английский
Köpeğe kemik atma!
Translate from турецкий to английский
Bu, Tom'un kemik kırdığı ilk kez değil.
Translate from турецкий to английский
Tom bir deri bir kemik değil.
Translate from турецкий to английский
Kuzenim kemik erimesinden muzdarip.
Translate from турецкий to английский
Hiç kırık kemik yok.
Translate from турецкий to английский
Dr. Sagan miyelodisplazi adlı ender bir kemik iliği hastalığından muzdaripti.
Translate from турецкий to английский
O, kemik erimesinden muzdarip.
Translate from турецкий to английский
Bildiğim kadarıyla, hiç kırık kemik yok.
Translate from турецкий to английский
Mary kemik erimesinden acı çekiyor.
Translate from турецкий to английский
İki köpek kemik için kavga ettiler.
Translate from турецкий to английский
İki tane köpek, kemik için dövüştüler.
Translate from турецкий to английский
Köpek, balık, kemik, kuyruk ve hepsini yer.
Translate from турецкий to английский
Hiçbir kemik kırılmadı.
Translate from турецкий to английский
Kan hücreleri kemik iliğinde üretilirler.
Translate from турецкий to английский
Hasta adam sadece bir deri bir kemik kalmıştı.
Translate from турецкий to английский
Zavallı yaşlı adam o kadar zayıfladı ki şimdi sadece bir deri bir kemik.
Translate from турецкий to английский
Babam kemik erimesinden acı çekiyor.
Translate from турецкий to английский
Tom kemik kanserinden acı çekti.
Translate from турецкий to английский
Tom kanser kurbanının hayatını kurtarmak için kemik iliğini bağışladı.
Translate from турецкий to английский
Fadıl kemik kanserinden kurtuldu.
Translate from турецкий to английский
Hiç kemik kırdın mı?
Translate from турецкий to английский
Menisküs bir kemik değildir. Bu bir kıkırdak, esnek, elastik bir dokudur.
Translate from турецкий to английский
Sami'ye kemik iliği nakli yapıldı.
Translate from турецкий to английский
Kemik iliği bağışı yapıyorum.
Translate from турецкий to английский
Sami kemik kanserinden öldü.
Translate from турецкий to английский
Bir deri bir kemik kalmışsın.
Translate from турецкий to английский
Tom niye böyle bir deri bir kemik, merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Hadi yavrum kemik.
Translate from турецкий to английский
Adem, "İşte, bu benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir" dedi, "Ona 'Kadın' denilecek, çünkü o adamdan alındı."
Translate from турецкий to английский
Daha çok yemek ye, yoksa bir deri bir kemik kalırsın!
Translate from турецкий to английский
Çok zayıf, bir deri bir kemik kalmış.
Translate from турецкий to английский
Köpeğin duası kabul olsaydı, gökten kemik yağardı.
Translate from турецкий to английский
Kazı ekibi kemik parçalarına da rastladı.
Translate from турецкий to английский
Stegosaurus, sırtındaki kemik kalkanlarıyla bilinir.
Translate from турецкий to английский
"Halk sıkıntıdan inim inim inlemeye başladı." "Kendi düşen ağlamazmış. İlla ki kurunun yanında yaş da yanacak, ama akıllarının iyice başlarına gelmesi için bu sıkılma yetmez, daha kemik sesi bekliyorum."
Boğazıma kemik takıldı.
Köpekler kemik sever.
Sezar topraktan bir kemik çıkardı ve Woofy'ye verdi.
Köpeğe kemik atmayın.