Узнайте, как использовать kibarca в предложении на турецкий. Более 58 тщательно отобранных примеров.
Tom başıyla kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
O kibarca bana selam verdi.
Translate from турецкий to английский
Ben kibarca selamladım.
Translate from турецкий to английский
Ann kibarca söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Kız atına kibarca davrandı.
Translate from турецкий to английский
Öğretmenini kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
Kibarca bana şehri gezdirdi.
Translate from турецкий to английский
Küçük kız beni başıyla kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
Şapkasını çıkardı ve kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
Hata yapan insanlar yüzlerine karşı kibarca uyarılmalı.
Translate from турецкий to английский
Kibarca isteyeceğiz.
Translate from турецкий to английский
Tom kibarca başını salladı.
Translate from турецкий to английский
Tom kızını alnından kibarca öptü.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary birbirlerini kibarca selamladılar.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'yi kibarca dudaklarından öptü.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bana kibarca sözümü hatırlatabilir misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom beni kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
Daha kibarca konuşmalıydın.
Translate from турецкий to английский
Tom kibarca güldü.
Translate from турецкий to английский
Şapkasını indirdi ve kibarca eğildi.
Translate from турецкий to английский
Sita kibarca gülümsedi.
Translate from турецкий to английский
Tom şapkasını çıkardı ve kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'yi kibarca öptü.
Translate from турецкий to английский
Eğlence parkında kendi kendine ağlayan bir erkek çocuk buldu, ve onunla kibarca konuştu. "Hey, evlat, Sorun nedir? Kayboldun mu? Seni kayıp çocuklar bölümüne götürmemi ister misin?"
Translate from турецкий to английский
Ona kibarca sorarsak Tom bize yardım edebilir.
Translate from турецкий to английский
Ona kibarca sorarsan Tom sana yardım edebilir.
Translate from турецкий to английский
Kibarca beni düzeltti.
Translate from турецкий to английский
Tom'a kibarca haddini bildirdim.
Translate from турецкий to английский
O her zaman herkese karşı kibarca hareket eder.
Translate from турецкий to английский
Bu banka çalışanları son zamanlarda çok kibarca küstah görünüyor. Ben bunun arkasında ne olduğunu merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Onu kibarca düzelttim.
Translate from турецкий to английский
Onlar kibarca öpüştü.
Translate from турецкий to английский
Tom kibarca gülümsedi.
Translate from турецкий to английский
Tom kibarca Mary'ye teşekkür etti.
Translate from турецкий to английский
Bana kibarca/sıcak bir tavırla yolu tarif etti.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary'nin davetini kibarca reddetti.
Translate from турецкий to английский
Tom soruyu kibarca yanıtladı.
Translate from турецкий to английский
Dün senin oğlununla karşılaştım ve o beni kibarca selamladı.
Translate from турецкий to английский
O kibarca daveti reddetti.
Translate from турецкий to английский
Ona kibarca teşekkür etti ve aceleyle uzaklaştı.
Translate from турецкий to английский
O beni kibarca karşıladı.
Translate from турецкий to английский
O kibarca beni düzeltti.
Translate from турецкий to английский
Tom kibarca Mary'ye reverans yaptı.
Translate from турецкий to английский
Dün oğlunuza rastladım ve o bana kibarca selam verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin kolunu kibarca sıktı.
Translate from турецкий to английский
Gerçek kibarca anlatılabilir.
Translate from турецкий to английский
Tom'un davetini kibarca reddettim.
Translate from турецкий to английский
Lütfen şimdi bana kibarca davran.
Translate from турецкий to английский
Tom kibarca geri çevirmek zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Tom şapkasını kibarca kaldırdı.
Tom öneriyi kibarca reddetti.
Ben sana hep kibarca davrandım.
Ona kibarca rica edersen Tom onu senin için yapar.
Tom cevabını daha kibarca ifade edebilirdi.
Eğer ondan kibarca istersen Tom onu yapar.
Cumhurbaşkanı hassas soruyu cevaplamayı kibarca reddetti.
Tom kibarca konuştu.
Kibarca Tom'dan sessiz olmasını istedim.