Узнайте, как использовать kitaba в предложении на турецкий. Более 84 тщательно отобранных примеров.
Dün buraya koyduğum kitaba ne oldu?
Translate from турецкий to английский
Kitaba ihtiyacın var mı?
Translate from турецкий to английский
Birkaç dakika önce buraya koyduğum kitaba ne oldu?
Translate from турецкий to английский
O, babasının sahip olduğu kadar çok kitaba sahip.
Translate from турецкий to английский
O, pek çok kitaba sahiptir.
Translate from турецкий to английский
O, kitaba uzandı.
Translate from турецкий to английский
Her iki kitaba sahip olamazsın.
Translate from турецкий to английский
O, benim sahip olduğumdan daha çok kitaba sahiptir.
Translate from турецкий to английский
O, tüm dikkatini kitaba vermişti.
Translate from турецкий to английский
Masadaki kitaba bak.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bu kitaba bir göz atın.
Translate from турецкий to английский
O yaklaşık olarak 2,000 kitaba sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Ben bu kitaba ikinci el kitap dükkanında rastladım.
Translate from турецкий to английский
Onun sahip olduğu kadar çok sayıda kitaba sahibim.
Translate from турецкий to английский
Onun masaya bırakdığı kitaba bak.
Translate from турецкий to английский
Kitaba ilgi gösterdi.
Translate from турецкий to английский
O en az bin adet kitaba sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Raftaki kitaba yetişemiyor musun?
Translate from турецкий to английский
Yayın yönetmeni el yazısı kitaba baktı.
Translate from турецкий to английский
O, onun sahip olduğu kadar çok kitaba sahip değil.
Translate from турецкий to английский
Ben onun sahip olduğunun sadece yarısı kadar çok kitaba sahibim.
Translate from турецкий to английский
Onun sahip olduğu kadar kitaba sahibim.
Translate from турецкий to английский
Senin sahip olduğunun on katı kadar çok kitaba sahibim.
Translate from турецкий to английский
Erkek kardeşim benim sahip olduğumdan çok daha fazla iyi kitaba sahip.
Translate from турецкий to английский
Raftaki kitaba ulaşamayacak kadar çok kısa.
Translate from турецкий to английский
Kız kardeşim benim sahip olduğumun üç katı kadar çok kitaba sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Kitaba başladım.
Translate from турецкий to английский
Birçok kitaba ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский
Bu kitaba ihtiyacın var mı?
Translate from турецкий to английский
O kitaba dokunma.
Translate from турецкий to английский
Bir sürü kitaba ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский
Küçük çocuk en üst raftaki kitaba doğru uzandı.
Translate from турецкий to английский
Bu kitaba bayılacaksın.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bu kitaba isminizi yazın.
Translate from турецкий to английский
Sana ödünç verdiğim kitaba ne oldu?
Translate from турецкий to английский
Rafın üstündeki kitaba göz gezdirmedim mi?
Translate from турецкий to английский
Hangi kitaba ihtiyacın var?
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin sahip olduğu kadar çok kitaba sahip değil.
Translate from турецкий to английский
Tom kitaba uzandı ama o ulaşılamayacak yerdeydi.
Translate from турецкий to английский
Bu kitaba ihtiyacım yok.
Translate from турецкий to английский
O kaç kitaba sahip.
Translate from турецкий to английский
Tom kitaba baktı.
Translate from турецкий to английский
Kitaba bu kadar çabuk göz atamayacaksın.
Translate from турецкий to английский
Tom üst raftaki kitaba ulaşamaz.
Translate from турецкий to английский
Bu kitaba bak, bu sayfa harika!
Translate from турецкий to английский
Tom hâlâ ona ödünç verdiğim kitaba sahip.
Translate from турецкий to английский
O kitaba bayılıyorum.
Translate from турецкий to английский
O kitaba bakabilir miyim?
Translate from турецкий to английский
Öğretmen benim sahip olduğumun üç katı kadar çok kitaba sahip.
Translate from турецкий to английский
Hangi kitaba ihtiyacınız var?
Translate from турецкий to английский
O, benim kadar çok kitaba sahip.
Alice nehir kıyısında kız kardeşinin yanında oturmaktan sıkılmaya başlamıştı ve yapacak da bir şeyi olmadığından bir iki kez kız kardeşinin okuduğu kitaba çaktırmadan bakıverdi fakat kitapta resim ya da diyalog yoktu, Alice de "resimsiz ve diyalogsuz bir kitap ne işe yarar" diye kendi kendine düşündü.
O tamamen bir kitaba gömülmüştü.
Okumak için bir kitaba ihtiyacım var.
Aniden o kadar çok kitaba parasal gücümün yetmeyeceğini hatırladım.
O kitaba bakmıyor.
Tom kitaba göz attı.
Onun kitaba ihtiyacı var mı?
Bu kitaba saygı duyuyorum.
O film aynı adı taşıyan bir kitaba dayanır.
O, kitaba göz gezdirdi.
Onun her zaman bir kitaba gömülü burnu vardır.
Benim kitaba ihtiyacım var! O nerede?
O tamamen kitaba dalmıştı.
O onun sahip olduğu kadar kadar çok sayıda kitaba sahip değil.
Bu kitabı o kitaba tercih ediyorum.
Tom kitaba tekrar baktı.
Sami kitaba bir kez daha baktı.
Kız kardeşinin okuduğu kitaba gizlice bir göz attı.
Sami'nin bu özel kitaba ihtiyacı var.
Kütüphanenin sadece dört bin kitaba sahip olduğunu öğrenmek beni şaşırttı.
Tom'un sahip olduğunun üç katı kadar çok sayıda kitaba sahibim.
Tom'un sahip olduğunun üç katı kadar çok kitaba sahibim.
Tom'un sahip olduğu aynı sayıda kitaba sahibim.
Tom Mary'nin sahip olduğunun iki katı kadar çok kitaba sahip.
En üst raftaki okumak istediğim kitaba erişemiyorum.
Film, kitaba sadık kalmış.
Dün yeni bir kitaba başladım.
Kitaba çok para veriyor musun?
Ekitap okuyucu aldıktan sonra matbu kitaba para vermez oldum.
Bu yaptığın hiçbir kitaba sığmaz.
Göreve başlamadan önce kitaba el bastı.
Bu kütüphanede, aynı anda üç kitaba kadar çıkış kaydı yaptırabilirsin.
Kitaba alışıyoruz.