Узнайте, как использовать konuşmacı в предложении на турецкий. Более 69 тщательно отобранных примеров.
Seyircisini kazanmak için konuşmacı, iletişim kurslarından öğrendiği retorik teknikleri kullanarak başvurdu.
Translate from турецкий to английский
Bayan Lee büyük bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
Benim bir yerli konuşmacı gibi ses çıkarmamın mümkün olacağını hiç düşünüyor musun?
Translate from турецкий to английский
Yerli bir konuşmacı olmana rağmen etkili bir casus olmak için sınavı geçebilmek zorunda olduğunu düşünüyor musun?
Translate from турецкий to английский
Tom kesinlikle güzel konuşan bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
İyi bir konuşmacı değildi.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bir yerli konuşmacı olmadığını nereden biliyorsun?
Translate from турецкий to английский
O iyi bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
O kötü bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
Tom tam bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı siyasi dünyadaki yozlaşmayı ima etti.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı ders notlarını düzenledi.
Translate from турецкий to английский
İyi bir dinleyici fakat kötü bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
Senin geçmiş deneyimini bilmeyen biri senin bir yerli konuşmacı gibi konuştuğunu söylerse, bu senin bir yerli konuşmacı olmadığını onlara fark ettiren konuşman hakkında muhtemelen bir şey fark ettiği anlamına gelir.Yani, senin gerçekten yerli konuşmacı gibi konuşmadığını.
Translate from турецкий to английский
Dil çalışmalarında sana yardım edecek bir yerli konuşmacı bulmak eskisi kadar zor değil.
Translate from турецкий to английский
O kadar çok gürültü vardı ki, konuşmacı kendisini duyuramadı.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı mesajını dinleyicilere anlatamadı.
Translate from турецкий to английский
Anlaşılmak için yerli konuşmacı gibi konuşmana gerek yok.
Translate from турецкий to английский
Kendini akıcı bir Fransızca konuşmacı olarak düşünüyor musun?
Translate from турецкий to английский
Maria dersi anlamadı. Konuşmacı daha yavaş konuşmalıydı.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı, teoriyi örneklerle açıkladı.
Translate from турецкий to английский
Tom mükemmel bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
Tom hızlı bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
İyi bir hoşsohbet olmak sadece İngilizcede iyi bir konuşmacı olmak anlamına gelmez.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı durakladı ve sonra tekrar konuşmaya devam etti.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı konuşma sırasında notlarına bakmadı.
Translate from турецкий to английский
Tom iyi bir konuşmacı.
Translate from турецкий to английский
Burada bir İngiliz konuşmacı var mı?
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı öyle söylediğinde seyirci kahkahalara boğuldu.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı konuyu çok kısa bir sürede işledi.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı bazen notlarına başvurdu.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı ara sıra notlarına başvurdu.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı bazı kolej günlerinin anıları üzerinde durdu.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı konuyu bilmiyordu ne de iyi konuşuyordu; kısaca o hayal kırıklığına uğratıcıydı.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı her beş dakikada bir notlarına başvurdu.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı tasarruf ihtiyacı üzerinde stres attı.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı hızlı konuştuğu için az sayıda kişi onu izleyebildi.
Translate from турецкий to английский
Konuşmacı konudan uzaklaştı.
Translate from турецкий to английский
Burada bir Japon konuşmacı var mı?
Konuşmacı herkesin onu görebileceği bir yerde durmalı.
Jones ilk konuşmacı değil.
Sunumda konuşmacı daha çok cinsiyet eşitsizliğinden bahsetti.
Daha çok yerli bir konuşmacı gibi ses çıkarmak için ne yapabilirim?
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.
Bu denemeyi düzeltmeme yardımcı olabilecek bir yerli konuşmacı arıyorum.
Ne ilham verici bir konuşmacı!
Tom sınıfımızda en iyi Fransızca konuşmacı olduğunu söylüyor, fakat ona inanmıyorum.
Konuşmacı insanları isyana teşvik etmeye çalıştı.
Burada en iyi Fransız konuşmacı olabilirsin.
Tom burada en iyi Fransız konuşmacı olduğunu düşünüyor.
Burada en iyi Fransızca konuşmacı olabilirim.
Ben yerli bir Fransız konuşmacı değilim.
Tom çok iyi bir Fransızca konuşmacı değil.
Tom yerli bir Fransız konuşmacı gibi konuşuyor.
Tom yerli bir Fransız konuşmacı gibi konuşmuyor.
Sanırım Tom yerli bir Fransız konuşmacı gibi konuşuyor.
O büyüleyici bir konuşmacı.
İletişim kurmak için yerli bir konuşmacı gibi konuşmanız gerekmez.
Konuşmacı, tanıtılacak kadar ünlü değildi.
Tom yerli bir konuşmacı gibi konuşmuyor.
Sanırım, büromuzdaki en iyi Fransızca konuşmacı sensin.
Yerli bir konuşmacı gibi konuşmayı öğrenmek istiyorum.
Ben çok iyi bir Fransızca konuşmacı değilim.
Konuşmacı hızlı bir şekilde konuşabilir.
Tom'un sınıfındaki en iyi Fransız konuşmacı olduğunu mu düşünüyorsun?
Tom düzgün bir konuşmacı, değil mi?
Tom harika bir konuşmacı.
Daha özgüvenli olsaydı çok daha iyi bir konuşmacı olabilirdi.
Ne ilham verici konuşmacı!