Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "konuşmayı"

Узнайте, как использовать konuşmayı в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

O, kötü bir ruh hali içerisinde olması dolayısıyla seninle konuşmayı reddedebilir.
Translate from турецкий to английский

Benimle dalga mı geçiyorsun yoksa ne? Senin konuşmayı kesmeni ve dersi takip etmeni üç kere istedim.
Translate from турецкий to английский

Biriyle ilk defa karşılaştığında,konuşmayı hafif sürdür.
Translate from турецкий to английский

O, konuşmayı sürdürdü.
Translate from турецкий to английский

Tom bütün gece konuşmayı sürdürdü.
Translate from турецкий to английский

O, konuşmayı komşular hakkındaki dedikodu ile tatlandırmaya çalıştı.
Translate from турецкий to английский

Amerika'ya gideceksen, İngilizce konuşmayı öğrensen iyi olur.
Translate from турецкий to английский

Tom'un bu gece Mary ile konuşmayı canı istemiyor.
Translate from турецкий to английский

Biz şirket başkanı ile konuşmak istedik, ama o bizimle konuşmayı reddetti.
Translate from турецкий to английский

Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyorum.
Translate from турецкий to английский

Havaiili konuşmayı öğrenmek istiyorum, böylece kız arkadaşımı etkileyebilirim.
Translate from турецкий to английский

Ben insanların önünde konuşmayı sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский

O seninle konuşmayı reddedebilir çünkü o çok kötü bir ruh hali içinde.
Translate from турецкий to английский

Konuşmayı bitirmeden telefonu kapattı.
Translate from турецкий to английский

Tom topluluk önünde konuşmayı sevmiyor.
Translate from турецкий to английский

Tom Fransızca konuşmayı tercih eder.
Translate from турецкий to английский

Tom'un Fransızcayı konuşmayı öğrenme arzusu yok.
Translate from турецкий to английский

Tom İngilizce konuşmayı Fransızca konuşmaktan çok daha kolay buluyor.
Translate from турецкий to английский

Tom Fransızca konuşmayı sevmez.
Translate from турецкий to английский

Tom Fransızcayı adam akıllı konuşmayı bilmez.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesinin önemli olduğunu düşünüyor.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'yi Fransızca konuşmayı öğrenmesi için teşvik etti.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary'nin Fransızca konuşmayı öğrenmesi için elinden geleni yaptı.
Translate from турецкий to английский

Konuşmayı böylesine gürültülü bir odada sürdüremeyiz.
Translate from турецкий to английский

Yarın Tom'la telefonda konuşmayı ve ondan yardım istemeyi planlıyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom telefonda konuşmayı sever.
Translate from турецкий to английский

Mary odaya geldiğinde Tom konuşmayı durdurdu.
Translate from турецкий to английский

Tom eline geçecek ilk fırsatta Mary ile konuşmayı planladı.
Translate from турецкий to английский

Tom işi hakkında konuşmayı sevmiyor.
Translate from турецкий to английский

Derhal konuşmayı kes.
Translate from турецкий to английский

Eğer üniversiteye girebilirsem, iki yabancı dil konuşmayı öğrenmeyi umuyorum.
Translate from турецкий to английский

Ken konuşmayı durdurdu ve yemek yemeğe başladı.
Translate from турецкий to английский

Mary odaya girdiğinde Jack aniden konuşmayı kesti.
Translate from турецкий to английский

Tom'un şu anda konuşmayı canı çok istemiyor.
Translate from турецкий to английский

Konuşmayı kesin.
Translate from турецкий to английский

Kadınlar konuşmayı sever.
Translate from турецкий to английский

O konuşmayı kesti.
Translate from турецкий to английский

Onlar konuşmayı kestiler.
Translate from турецкий to английский

O, konuşmayı kesmedi.
Translate from турецкий to английский

Konuşmayı bitirdin mi?
Translate from турецкий to английский

O, onlarla konuşmayı kesti.
Translate from турецкий to английский

Konuşmayı kaçırdığım için üzgünüm.
Translate from турецкий to английский

Tom, Mary ile konuşmayı reddetti.

Bizimle Fransızca konuşmayı denedi.

Onlar sürekli olarak konuşmayı sürdürdüler.

Lütfen konuşmayı keser misin?

Konuşmayı keser misin?

Kimse konuşmayı dinlemiyordu.

Ona konuşmayı durdurmasını rica ettikten sonra o konuşmaya devam etti.

Bir yerli gibi yabancı bir dili konuşmayı gerçekten öğrenebilir miyiz?

O, aniden konuşmayı kesti.

O, bizi konuşmayı kesmemiz için uyardı.

Bizim bebek konuşmayı öğreniyor.

Konuşmayı bırakın ve beni dinleyin.

Aniden, konuşmayı durdurdular.

Seninle baş başa konuşmayı tercih ederim.

İngilizce konuşmayı kolay buldum.

Fransızcayı bırak konuşmayı okuyamam bile.

Herkesin önünde konuşmayı sevmez.

Tom topluluk önünde konuşmayı sevmez.

Sana İngilizce konuşmayı kim öğretiyor?

İngilizce konuşmayı tercih eder misiniz?

Kısa sürede İngilizce konuşmayı öğrendi.

Yarın onunla konuşmayı unutma.

Yakında İngilizceyi iyi konuşmayı öğreneceksin.

Tom Mary ile İngilizce konuşmayı kolay buldu.

Lütfen artık konuşmayı keser misin?

O, konuşmayı bitirdiğinde, herkes sessizdi.

Konuşmayı severim.

Benimle konuşmayı kes.

İnsanlar konuşmayı sever.

Kutsal Kuran bize, Allah'a inançlı olmayı ve her zaman doğru konuşmayı emreder.

Seninle konuşmayı seviyorum.

Böyle güzel Fransızca konuşmayı nasıl öğrendin?

İngilizce konuşmayı bilen birini işe alacağız.

Tom yabancılarla konuşmayı sevmez.

Tom'la konuşmayı ümit etmiştim.

Konuşmayı sevdiğim kadar sessiz olmayı da seviyorum.

Konuşmayı bitirdiğinde sessizlik vardı.

Fransızca konuşmayı seviyorum.

Fransızca konuşmayı tercih ederim.

Tom Fransızca konuşmayı reddetti.

Tom'a Fransızca konuşmayı kim öğretti?

Fransızca konuşmayı nerede öğrendin?

Fransızca konuşmayı tercih eder misin?

Akıcı biçimde Fransızca konuşmayı öğrenmeyi gerçekten istiyorum.

Tom yakaladığı her fırsatta Fransızca konuşmayı pratik yapar.

Tom Fransızca konuşmayı İngilizceden çok daha kolay buluyor.

Tom konuşmayı durdurdu.

Her zaman politika konuşmayı ısrar eden insanları sevmem.

Keşke Tom hakkında konuşmayı durdurabilsen.

Dili konuşmayı çok iyi bilmiyordum, ama anlayabiliyordum.

Tom konuşmayı sürdürdü.

Konuşmayı yapacağım.

Tom'la konuşmayı denedim.

O konuşmayı hatırlıyorum.

Tom'la konuşmayı gerçekten sevdim.

Kendisi onunla konuşmayı reddetti.

Konuşmayı seviyorum.

İnsanlarla konuşmayı seviyorum.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский