Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "koymak"

Узнайте, как использовать koymak в предложении на турецкий. Более 81 тщательно отобранных примеров.

Arada sırada kendinizi başkasının yerine koymak iyidir.
Translate from турецкий to английский

Tom ödünç aldığı ve kaybettiği kameranın yerine koymak için Mary'ye yeni bir kamera satın aldı.
Translate from турецкий to английский

Onu bu hastaneye koymak gerekli değildir.
Translate from турецкий to английский

Tom kendini aptal yerine koymak istemedi.
Translate from турецкий to английский

Tom'un boynunu sıkma dürtüsüne karşı koymak zordu.
Translate from турецкий to английский

Bazen kahkahayla gülme dürtüsüne karşı koymak zordur.
Translate from турецкий to английский

Tom'u hapishaneye koymak için yapmak zorunda olduğum her şeyi yapacağım.
Translate from турецкий to английский

Seni aptal yerine koymak zor mu?
Translate from турецкий to английский

Otel kasasına bir şeyler koymak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

İyi bir video kamera alır almaz, online koymak için videolar yapmaya başlayacağım.
Translate from турецкий to английский

O, başkanlığa adaylığını koymak istiyor.
Translate from турецкий to английский

Masaya koymak için birkaç güzel çiçek istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Başka bir disk koymak istemez misin? İki saattir bunu dinliyoruz.
Translate from турецкий to английский

Bunu güvenli bir yere koymak isteyebilirsin.
Translate from турецкий to английский

Hesaba biraz para koymak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Şayet benim siteme banner'ını koymak istiyorsan,bana kodunu gönder.
Translate from турецкий to английский

Tom'un yerine koymak için hiç kimseyi bulamıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Tom'un yerine koymak için herhangi birisini bulamıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Tom'un yerine koymak için birisini bulamıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Tom'un şeyleri yanlış yere koymak gibi bir eğilimi var.
Translate from турецкий to английский

Bu çiçekleri koymak için bir vazoya ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский

Kaliningrad'dan Mardin'e doğrudan bir uçuş koymak gerek!
Translate from турецкий to английский

Beynimizi geliştirmek, yeteneklerimizi ortaya koymak için azami çaba sarf etmeliyiz.
Translate from турецкий to английский

Tom'un eşyalarını koymak için bir yeri yoktu.
Translate from турецкий to английский

"不够" 'den sonra bir sıfat koymak zorundasın.
Translate from турецкий to английский

Bıçağına el koymak zorunda kalacağım.
Translate from турецкий to английский

Bagajını koymak için bir yer bulalım.
Translate from турецкий to английский

Onun yoluna taş koymak istemedik.
Translate from турецкий to английский

Tom alt rafa bir şey koymak için çömeldi.
Translate from турецкий to английский

Buna bir nokta koymak zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский

Tom ayakkabılarını koymak için eğildi.
Translate from турецкий to английский

Bu oda çok küçük, bu yüzden fazla mobilya koymak mümkün değil.
Translate from турецкий to английский

Zarfın üzerine bir pul koymak zorundayım.
Translate from турецкий to английский

Karşı koymak zorundasın.
Translate from турецкий to английский

Bu yerine koymak için bulmak istediğim bir kelime.
Translate from турецкий to английский

Bu kutu arabanın bagajına koymak için çok büyük.
Translate from турецкий to английский

Tom her zaman iyi bir fincan kahveyi mahvetmenin en iyi yolunun içine krema ve şeker koymak olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский

Uygun olan bir çelik kasaya değerli eşyalarımı koymak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Seni dışarı koymak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Kahveme bir küp buz koymak istiyorum, çünkü o genellikle çok sıcak.
Translate from турецкий to английский

Ben onu yere koymak istemedim.
Translate from турецкий to английский

Onu aşağıya koymak istemiyorum.

Mary'nin fotoğraflarını albümüme koymak istemedim.

Onlar düşman saldırısına karşı koymak için millerce yeraltı tünelleri kazdılar.

Biri Tom'a karşı koymak zorunda.

Seninkinin iyi bir fikir olduğu doğru ama korkarım ki onu uygulamaya koymak zor olacak.

O çiçekleri koymak için mükemmel bir yer biliyorum.

Otelin kasasına bir şey koymak istiyorum.

Biz yeni bir granit tezgahı koymak istiyoruz.

Yeni klimayı kaldırmak ve onu çatıya koymak için bir vinç kiraladık.

Biri onlara karşı koymak zorunda.

Biri ona karşı koymak zorunda.

Şüpheli tüm eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.

O kutu bunun hepsini koymak için çok küçük.

Şüpheli tüm kişisel eşyalarını masaya koymak zorunda kaldı.

Sen sobaya daha fazla kömür koymak zorundasın.

Bu kasabadaki kadınlar evlerine çiçek koymak isterler.

Bunu içine koymak için bir kağıt torbaya ihtiyacım var.

Planı uygulamaya koymak çok paraya mal olur.

Şüphesiz iyi bir fikir ama uygulamaya koymak zor.

Takılarımı koymak için güzel bir ahşap kutum var.

Kara mayınlarını yerine koymak ucuzdur ama kaldırmak pahalıdır.

Bir insan hayatı üzerine fiyat koymak zordur.

Senin göğüslerin mükemmel. Onlara yüzümü koymak isterim.

Planı uygulamaya koymak mümkün değildir.

Tom sınıf başkanlığı için adaylığını koymak istiyor.

Düşmana karşı koymak onların kahramanlığıydı.

Karşı koymak zordur.

Karşı koymak için tereddüt etmeyeceğiz.

Ben onu koymak için mükemmel bir yer biliyorum.

Bütün harika liderlerin genelde tek bir karakteristik özelliği vardır: kendi zamanlarındaki halklarının en büyük endişesine açıkça karşı koymak. Daha fazlası değil, sadece bu, liderliğin esasıdır.

Köpeği yere koymak zorundaydık.

Eşyalarımı yerine koymak istiyorum.

Sami ve Leyla işleri yoluna koymak için çalışmaya karar verdi.

Söylediğimizi uygulamaya koymak zor.

Tom kitaplarını koymak için çantasını açtı.

Bir insanı layık olmadığı yere koymak zulümdür.

Yatırım yaparken tüm yumurtaları aynı sepete koymak risklidir.

Fotoğraf çekilirken bir eli cebe koymak nedense insana bir hava katıyor.

Onun haklı olduğunu ortaya koymak zorundaydım.

Sami arabasına benzin koymak zorunda kaldı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский