Узнайте, как использовать kritik в предложении на турецкий. Более 49 тщательно отобранных примеров.
Dünyadaki tropikal yağmur ormanları, gezegende yaşamın ekolojik zincirine kritik bağlantılıdır.
Translate from турецкий to английский
O öğretmenin sınavının kritik noktaları emin olarak tahmin ettin.
Translate from турецкий to английский
Kritik anlarda en güçlülerin bile zayıflara ihtiyacı vardır.
Translate from турецкий to английский
O, şimdi hastanede ve onun hayatı kritik.
Translate from турецкий to английский
Bu kadar kritik olmayın.
Translate from турецкий to английский
O, kritik durumdaydı.
Translate from турецкий to английский
O kritik safhayı atlattı.
Translate from турецкий to английский
Annen kritik durumda.
Translate from турецкий to английский
Tom kritik durumda.
Translate from турецкий to английский
Tom'un durumu kritik.
Translate from турецкий to английский
Durum kritik.
Translate from турецкий to английский
Michael Schumacher kritik durumda.
Translate from турецкий to английский
İşte böylesine kritik bir aşamadayız.
Translate from турецкий to английский
Durum son derece kritik.
Translate from турецкий to английский
Senin tavsiyen kritik.
Translate from турецкий to английский
Bilgisayar verilerine göre durumun kritik.
Translate from турецкий to английский
Tom hâlâ kritik durumda.
Translate from турецкий to английский
Tom'un durum hâlâ kritik.
Translate from турецкий to английский
Tom kritik bir durumda apar topar hastaneye kaldırıldı.
Translate from турецкий to английский
Hasta kritik durumda.
Translate from турецкий to английский
Bu kritik.
Translate from турецкий to английский
O neden kritik?
Translate from турецкий to английский
Bu bitki kritik tehlike altında.
Translate from турецкий to английский
Gebelikte ilk üç ay en kritik dönemdir.
Translate from турецкий to английский
Tom'un durumu çok kritik.
Translate from турецкий to английский
Tom kritik durumda kalıyor.
Translate from турецкий to английский
O kritik bir durumda hastaneye geldi.
Translate from турецкий to английский
Zamanlama kritik olacaktır.
Translate from турецкий to английский
Öğrenci, yargıcın, konuşması üzerindeki kritik yorumlarıyla cesaretlendi.
Translate from турецкий to английский
Durum hala kritik.
Translate from турецкий to английский
Onun durumu kritik.
Translate from турецкий to английский
Bir bilgisayarı çalıştırma yeteneği bu iş için kritik öneme sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Tom hâlâ kritik.
Translate from турецкий to английский
Kurşun, onun göğsüne girdi, onu kritik durumda bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Sanatı kritik anda başarısız oldu.
Translate from турецкий to английский
Leyla kalp yetmezliği için kritik bir riskteydi.
Translate from турецкий to английский
Silahlı üç kurban kritik durumda.
Translate from турецкий to английский
Bu hafta kritik.
Translate from турецкий to английский
Ali kalesinden zamanında çıkıp kritik bir müdahaleyle pozisyonu önledi.
Translate from турецкий to английский
Haber okuryazarlığı verilen haberleri değerlendirebilmek için kritik düşünceyi kullanabilme yeteneğidir. İnandırıcılar mı? Bu haberlerin doğru olduğuna güvenebilir misiniz?
Translate from турецкий to английский
Ali yaptığı kritik faulle rakip takımın atağını başlamadan bitirdi.
Translate from турецкий to английский
Rakamlar kritik seviyelere kadar düştü.
Translate from турецкий to английский
Oranlar kritik alt seviyeleri gördü.
Translate from турецкий to английский
Bu kritik zamanlarda kendi çıkarları için davadan vazgeçenlerin Uhud Savaşı'nda tepeyi terk eden okçulardan farkı yok.
Translate from турецкий to английский
Bunu doğru şekilde yapmak kritik öneme haiz.
Translate from турецкий to английский
Amerika'da başkanlık seçim sistemi bir eyalette oyların %50,01'ini alanın o eyaletteki tüm delegeleri kazanması saçmalığı üzerine kurulu olduğu için nüfusça %1 etkisi olan etnik lobiler bile seçim zamanı bol delege çıkaran kritik eyaletlerde haddinden çok daha büyük politik nüfuza sahip olabiliyor.
Durumunuz kritik.
Yabancılar, futbol kulüpleri gibi stratejik önemi olmayan çerez sektörlerdeki markaları Körfez'e iteleyip adamların petrodolarlarını sağarken, bizim aklıevveller telekom ve savunma sanayisi gibi kritik sektörlerden satış yapıyor.
Kritik derecede hasta.