Узнайте, как использовать limon в предложении на турецкий. Более 55 тщательно отобранных примеров.
Limon ve misket limonu asitli meyvedir.
Translate from турецкий to английский
Limon ekşi bir meyvedir.
Translate from турецкий to английский
O, çay için bir limon sıktı.
Translate from турецкий to английский
Bu bir limon ağacıdır.
Translate from турецкий to английский
C vitamini için taze limon yedim.
Translate from турецкий to английский
Sıcak limon suyu içtiğimde kendimi daha iyi hissediyorum.
Translate from турецкий to английский
Ballı sıcak limon soğuk algınlığı için iyi bir ilaçtır.
Translate from турецкий to английский
Limon ekşi.
Translate from турецкий to английский
O bir limon ağacı.
Translate from турецкий to английский
Balı,limon suyunu,doğranmış bademleri ve doğranmış elmaları ekle.
Translate from турецкий to английский
Bu salatada limon tadı var.
Translate from турецкий to английский
Beni limon satmak durumunda bırakma.
Translate from турецкий to английский
Limon yemek gribe iyi gelir.
Translate from турецкий to английский
Limonlar limon ağaçlarında ve portakallar portakal ağaçlarında büyürler.
Translate from турецкий to английский
Sirke yerine limon suyu kullan.
Translate from турецкий to английский
Hayat sana limon veriyorsa limonata yap.
Translate from турецкий to английский
O, limon aromalı nargile içiyordu.
Translate from турецкий to английский
Limon ağaçlarının arasında yürürüz.
Translate from турецкий to английский
Ne çayı içersin? Limon çayı olur mu?
Translate from турецкий to английский
Ne çayı içersiniz? Limon çayı olur mu?
Translate from турецкий to английский
Pek çok meyve ihraç ederler, mesela portakal, greyfurt ve limon.
Translate from турецкий to английский
Çocuklar limon ağacının altında oynuyorlar.
Translate from турецкий to английский
Bahçemdeki bir limon ağacıdır.
Translate from турецкий to английский
Limon sarıdır.
Translate from турецкий to английский
Şeker tatlıdır, limon ekşidir, peki acı nedir?
Translate from турецкий to английский
Hayat sana limon attığı zaman, limonata yap!
Translate from турецкий to английский
Limon suyu, asidik bir sıvı örneğidir.
Translate from турецкий to английский
Bu salatanın bir limon tadı var.
Translate from турецкий to английский
Ananas ve limon gibi asitli meyveler ekşidir.
Translate from турецкий to английский
Lütfen çaya limon aroması ilave et.
Translate from турецкий to английский
O, çayına limon suyu damlattı.
Translate from турецкий to английский
O, çayına limon suyu koydu.
Translate from турецкий to английский
İki porsiyon romu bir porsiyon limon suyu ile karıştır.
Translate from турецкий to английский
Hayat sana limon veriyorsa ondan limonata yap!
Translate from турецкий to английский
Ben bütün gün limon suyu arıyorum.
Translate from турецкий to английский
Yumurta beyazlarını limon kabuğunun içine katlayın.
Translate from турецкий to английский
Tom, ilk defa tatlı bir limon yedi.
Translate from турецкий to английский
O limon kokusu ne?
Translate from турецкий to английский
O limon sıktı.
Translate from турецкий to английский
Bu salata limon tadı veriyor.
Translate from турецкий to английский
Limon ekşidir.
Translate from турецкий to английский
Limon sıkıyorum.
Translate from турецкий to английский
Bol limon suyu içtim.
Translate from турецкий to английский
Limon çayını severim.
Translate from турецкий to английский
C vitamini için taze bir limon yedim.
Translate from турецкий to английский
Limon taze.
Translate from турецкий to английский
Ali nane limon içti.
Translate from турецкий to английский
Tom'un arka bahçesinde bir limon ağacı var.
Translate from турецкий to английский
Salataya limon da sık.
Translate from турецкий to английский
Twitter'daki Limon Haber hesabı, tık tuzağı ile verilen haberlerin üzerine limon sıkarak amme hizmeti yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Midyenin üstünde bol limon sıkmalısın.
Translate from турецкий to английский
Limon, midyenin olmazsa olmazıdır.
Limon olmadan midye yenmez.
Limon sıkmadan midye yenmez.
Limon yiyorum.