Узнайте, как использовать müdahale в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Lütfen benim planıma müdahale etmeyin.
Translate from турецкий to английский
Tom sürücüye müdahale edenlerden nefret eder.
Translate from турецкий to английский
O, cerrahi bir müdahale için hastaneye yatırıldı.
Translate from турецкий to английский
O, fanatiklere müdahale etti.
Translate from турецкий to английский
Sürücüye müdahale etme.
Translate from турецкий to английский
Onun zamanında müdahale salgını engelledi.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etme!
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmemeliydim.
Translate from турецкий to английский
Müdahale edemezsin.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeli miyiz?
Translate from турецкий to английский
Müdahale edebildim.
Translate from турецкий to английский
Doğduğumdan beri hayatıma çok fazla müdahale edilmiş artık kaldıramıyorum.
Translate from турецкий to английский
Onlar müdahale etmeyecek.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeliyiz.
Translate from турецкий to английский
Tom müdahale etti.
Translate from турецкий to английский
Kim müdahale etti?
Translate from турецкий to английский
Tom müdahale ediyor.
Translate from турецкий to английский
Müdahale ediyorsun.
Translate from турецкий to английский
Müdahale ediyoruz.
Translate from турецкий to английский
Ben müdahale ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Sen hayatıma müdahale etme yetkisini kendinde nasıl olur da bulursun?
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeyi bırak.
Translate from турецкий to английский
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.
Translate from турецкий to английский
Tom'un müdahale etmesini istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Sınavlar eğitimin gerçek anlamına müdahale eder.
Translate from турецкий to английский
O zaman müdahale etmek zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Burada toplumsal olayların yüzde 90’ına müdahale etmiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Umarım müdahale etme planın yoktur.
Translate from турецкий to английский
Size müdahale etmek aklımdan bile geçmedi.
Translate from турецкий to английский
Asla müdahale etmemeliydin.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Onun seni sevmesini istiyorsan ona müdahale etme.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeyi tercih etmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Yüksek ateşi vardı ama müdahale ettik.
Translate from турецкий to английский
Konuşurken bana müdahale etme!
Translate from турецкий to английский
O müdahale etmedi? Ama neden?
Translate from турецкий to английский
Biri müdahale etti.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etme hakkım yoktu.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeye hakkın yoktu.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etme hakkın yok.
Translate from турецкий to английский
Ben kişisel yaşamınıza müdahale etmek istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Ben müdahale etmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kayzer, Theodore Roosevelt'in müdahale etmesini istedi.
Translate from турецкий to английский
Lütfen müdahale etmeme izin verme.
Translate from турецкий to английский
Müdahale etmeyin.
Translate from турецкий to английский
Lütfen müdahale etme.
Translate from турецкий to английский
Hiç kimsenin canı müdahale etmek istemiyor.
Translate from турецкий to английский
Neden müdahale etmeliyim?
Translate from турецкий to английский
Tom tıbbi müdahale gerektirmiyordu.
Translate from турецкий to английский
Güvenlik sonunda müdahale etti.
Translate from турецкий to английский
Tom müdahale etmemeliydi.
Translate from турецкий to английский
Rusya, Avrupa Birliği ve ABD; birbirlerini Ukrayna'nın iç işlerine müdahale etmekle suçluyorlar.
Translate from турецкий to английский
Polis nadiren müdahale eder.
Ona müdahale etme.
Onlara müdahale etme.
Onun aile ilişkilerimize müdahale etme hakkı yok.
Çalışmama müdahale etme.
Sizin işinize müdahale etmek istemiyorum.
Onların müdahale etmesine izin vermeyeceğim.
Onun müdahale etmesine izin vermeyeceğim.
Ben müdahale etmemeni tavsiye ederim.
Büyük uluslar, küçük uluslara müdahale etmemelidirler.
Hokey hakemi dövüşü durdurmak için müdahale etti.
Hiçbir ülkenin başka bir ülkenin içişlerine müdahale etmemesi gerekir.
Okumama müdahale ediyorsun.
Biz müdahale edemeyiz.
Sinekler ve sivrisinekler onun meditasyonuna müdahale ettiler.
Neden müdahale ettin?
Sen müdahale edersen, onlar da müdahale edecekler.
Neredeyse her canlının en içgüdüsel davranışı küçüklerini korumaktır, ve insanlarda bu müdahale hayat boyu sürer.
Polis rahatsızlığa müdahale etti.
Sınavlar eğitimin asıl amacına müdahale eder.
Tom için tıbbi müdahale istediniz mi?
Müdahale etmemi istemediğini biliyorum, fakat onu savunmam gerekiyor.
Bana kalırsa, işinize müdahale etmediği sürece boş zamanlarında yaptığın şey senin kendi işin.
Müdahale etmeseydin hiç sorun yaşamazdık.
Polisin müdahale etmesi gerekiyordu.
Öğretmen iki öğrencinin arasındaki kavgaya müdahale etti.
Onların müdahale etmeleri gerekirdi.
Hiç anne ve baban müdahale ediyor mu?
Müdahale gerekliydi.
Duygularımızın eylemlerimize müdahale etmesine izin veremeyiz.
Polis birisinin frenlere müdahale ettiğini düşünüyor.
Tom müdahale etmeye çalıştı.
Müdahale etmene izin vermeyeceğim.
Ali rakibine yaptığı sert müdahale nedeniyle kırmızı kart görüp oyundan atıldı.
Sağlık ekipleri ilk müdahale sonrası kenara oyuncu değişikliği işareti yaptı.
Tehlikeyi zamanında sezen Ali kalesinden çıkıp topa müdahale etti.
Polis tribünde yasa dışı pankart açan bir grup seyirciye müdahale etti.
Ali gerektiğinde bir libero gibi kalesinden çıkıp oyuna müdahale ediyor.
Ali topa yatarak müdahale etti.
Ali topa kayarak müdahale etti.
Rakibine arkadan sert müdahale eden Ali kırmızı kartla oyun dışı kaldı.
Müdahale faul mü?
Derhâl müdahale etmemiz gerekiyor.
Ali'ye yapılan müdahale net penaltıydı.
Ali'ye yapılan müdahale kırmızı kartlıktı.
Öğretmenler çocuklar arasındaki kavgaya müdahale etmiyorlar.
Müdahale etmem gerektiğini hissettim.