Узнайте, как использовать müsaade в предложении на турецкий. Более 62 тщательно отобранных примеров.
Bana müsaade.
Translate from турецкий to английский
Çocukların televizyonu tekellerine almalarına müsaade etme.
Translate from турецкий to английский
Buna müsaade yok.
Translate from турецкий to английский
Okula kedini getirmene müsaade edilmez.
Translate from турецкий to английский
Bu haydutu yakalayın! Kaçmasına müsaade etmeyin!
Translate from турецкий to английский
Tom'un bizim arka bahçede kamp yapmasına müsaade ettim.
Translate from турецкий to английский
Beni ele geçirmelerine müsaade etme.
Translate from турецкий to английский
Seni durdurmama müsaade etme.
Translate from турецкий to английский
Beni ele geçirmelerine müsaade etmeyin.
Translate from турецкий to английский
Sizi durdurmama müsaade etmeyin.
Translate from турецкий to английский
Doğum gününü yalnız geçirmene müsaade etmeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un eve gitmesine müsaade ettim.
Translate from турецкий to английский
Daha ne kadar bu şekilde yazmasına müsaade edecekler?
Translate from турецкий to английский
Kral uyuyor ver onun uyandırılmasına müsaade edemeyiz.
Translate from турецкий to английский
Müsaade et de girelim!
Translate from турецкий to английский
Buna müsaade edemezdim.
Translate from турецкий to английский
Buna müsaade etmemeliydim.
Translate from турецкий to английский
Buna müsaade edemeyiz.
Translate from турецкий to английский
Bana bir dakika müsaade edebilir misin?
Translate from турецкий to английский
Buna bakmana müsaade edeceğim.
Translate from турецкий to английский
Bu seferlik gitmene müsaade edeceğim.
Translate from турецкий to английский
Bunu hayal etmene müsaade edeceğim.
Translate from турецкий to английский
Böyle devam etmesine müsaade edemem.
Translate from турецкий to английский
Doktor, babamın ağır şeyler taşımasına müsaade etmedi.
Translate from турецкий to английский
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade etti.
Translate from турецкий to английский
Tom, Meryem'in canı ne isterse yapmasına müsaade ediyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'un amacına müsaade edilmedi.
Translate from турецкий to английский
Bir saniye müsaade et.
Translate from турецкий to английский
Gitmeme müsaade eder misin?
Translate from турецкий to английский
Onlara açıklamalarına müsaade edeceğim.
Translate from турецкий to английский
Müsaade edersen, ödev yapıyorum.
Translate from турецкий to английский
Senin programın izin almana müsaade ediyor mu?
Translate from турецкий to английский
Bana biraz müsaade et.
Translate from турецкий to английский
Bize dakika bize müsaade ediver.
Translate from турецкий to английский
Bize müsaade.
Translate from турецкий to английский
Müsaade eder misiniz?
Translate from турецкий to английский
Müsaade eder misin?
Translate from турецкий to английский
Ben yavaş yavaş müsaade isteyeyim.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bunu yapmasına hâlâ müsaade ediliyor mu?
Translate from турецкий to английский
Geçmeme müsaade eder misiniz?
Translate from турецкий to английский
Sürenin 31 Mart tarihinde sona erdiğini size yeniden hatırlatmama müsaade edin.
Translate from турецкий to английский
Tom'un beni ezmesine müsaade etmeyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Bundan dolayı gitmene müsaade ettik.
Translate from турецкий to английский
Çocukların kibrite dokunmalarına müsaade etmeyin.
Translate from турецкий to английский
Konuşmama müsaade et.
Translate from турецкий to английский
Hava durumu müsaade ederse şayet, geleceğim.
Translate from турецкий to английский
Bana ''Sen'' diye hitap etmenize müsaade etmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bunu tek başına yapmana hayatta müsaade etmem.
Translate from турецкий to английский
Ben sırf iyiliğiniz için evime girmenize müsaade ediyorum ve siz bana bu şekilde davranıyorsunuz; peki o zaman.
Translate from турецкий to английский
Müsaade var mı?
Önce Tom'dan müsaade istense daha iyi olmaz mı?
Hiç kimsenin zihninde kirli ayaklarıyla gezinmesine müsaade etme.
Çocuklarımın bunu yapmasına müsaade etmeyeceğim.
Müsaade et de sözümü bitireyim.
Bir şey hoşunuza gitmediğinde bunu dile getirmenize müsaade edilmeli.
Bozuk ekonomide nasıl olsa gıda yönetmeliği müsaade ediyor diye fiyatları fazla şişirmemek için tam buğday, lif, çiya tohumu vs. içerik ve söylemlerle daha çok beyaz yakalıları hedef alarak satılmaya çalışılan "sağlıklı" atıştırmalıkların içine bile palmiye yağı ve şeker şurubu gibi maliyeti düşüren, sağlık açısından şaibeli şeyler konmaya başlandı.
Bunun devam etmesine müsaade edilmeyecek.
Bu arabayı çalıştırmama müsaade edin.
Bitirmeme müsaade et, Ziri.
Eğitim öğretim yılının en yoğun olduğu bu dönemde ayrılmanıza müsaade edemem.
Arabasını kullanmama müsaade etmedi.
Bir an için düşünmeme müsaade ediniz.