Узнайте, как использовать muhtemel в предложении на турецкий. Более 83 тщательно отобранных примеров.
Öyle tuhaf bir şeyin gerçekleşmesi muhtemel değildir.
Translate from турецкий to английский
Onun oraya gitmesi muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Bu gece soğuk olması muhtemel, bu yüzden ekstra bir battaniyeye ihtiyacın var.
Translate from турецкий to английский
Bir bilgisayar korsanının web sitemize erişmesi muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Onların planımızı kabul etmeleri muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Başarısız olması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Sanırım yakın gelecekte Tom'un Boston'a gitmesi muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom'un yakında Boston'a gitmesi muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Birinin ilgilenmesi muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom'un onu kasten yapmış olması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom'un gerçeği söylemediği muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom'un ev ödevini bitirmediği muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Bunun olması çok muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Onun, o çocukken buraya gelmiş olması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
O muhtemel görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
O muhtemel görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Öğrencilerin tam olarak onlara söylenildiği gibi yapması muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Doğru olması muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Tom'un geç kalması oldukça muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom'un onu nasıl yapacağını bilmesi çok muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Tom'un onun hakkında bir şey bilmesi çok muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bu hafta ölmesi muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Bunun olmasının muhtemel olmadığını ikimiz de biliyoruz.
Translate from турецкий to английский
Eğer şimdi çıkarsak yetişmemiz kuvvetle muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Bir dahaki sefere biraz daha kolay olması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Bu son derece muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Tom'un orada olmayacağı oldukça muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Bu gece Tom'un orada olacağı muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Erkeklerin okuldan ayrılması kızlardan daha muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Muhtemel olan nedir?
Translate from турецкий to английский
Tom'un bir şey yemeyecek olması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Mary kovulursa Tom'un ağlayacağı muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Bazı kürtajlarda kullanılan genişleme sırasında rahim boynu yaralanma nedeniyle, bir sonraki bebek düşük doğum ağırlığına sahip olabilir veya daha sonraki gebeliklerde doğal düşük olması daha muhtemel olabilir.
Translate from турецкий to английский
Bu muhtemel görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'un saklanması muhtemel tek bir yer var.
Translate from турецкий to английский
O senaryo muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Onun doksan yaşına kadar yaşaması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Doksanı devirmesi muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom'un gitmek istemesi muhtemel değil.
Translate from турецкий to английский
Benzer simaları olduğu için polisin iki kişiyi birbiriyle karıştırmış olması muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary'nin yakın gelecekte evlenmesi muhtemel.
Translate from турецкий to английский
Bu sadece muhtemel görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Matematiksel olarak her şey iyi. Ama benim için tamamen muhtemel görünmüyor.
Translate from турецкий to английский
Tom'un gelememesi muhtemel.
Tehlikeli olacağı muhtemel.
Bir sorun olması muhtemel değil.
Tom'un gözetim altına alınması muhtemel.
Bu filmin çok para kazanacağı pek muhtemel değil.
Bunun olmasının çok muhtemel olduğunu sanmıyorum..
Pazartesi günü ofiste olması muhtemel tek kişi Tom.
Tom'un bir gün ünlü olması muhtemel.
Onun yakın bir zamanda olması muhtemel değil.
Ekibimizin kazanması muhtemel.
Bu Muhtemel görünmüyor, ama belki olacak.
Tom'un bu geceki partide olması çok muhtemel değil.
Tom'un şu anda meşgul olması çok muhtemel değil.
Tom'un onu yapması çok muhtemel.
Tom'un zamanında burada olması muhtemel değil.
Tom'un bizimle gitmek istemesi muhtemel değil.
Pazartesi günü burada olmam pek muhtemel değil.
Bu yaşlı politikacılar neden yeniden seçilmeye çalışmak için bu kadar çok zaman ve emek harcıyorlar? Hayatlarının çok daha uzun sürmesi muhtemel değildir.
Önümüzdeki hafta sonu Boston'a gitmem pek muhtemel değil.
O muhtemel olmayabilir.
Tom, Mary'nin onu yapmasının muhtemel olmadığını biliyordu.
Sanırım Tom'un yardım etmesi muhtemel değil.
Tom daha dikkatli olmazsa yaralanması çok muhtemel.
Tom'un kızması çok muhtemel.
Tom'un onu tekrar yapması muhtemel değil.
Tom'un çok uzun süre burada olması muhtemel değil.
Oldukça muhtemel görünmüyor.
Onun olması ne kadar muhtemel?
Tom'un bunu yapması muhtemel değil.
Bu akşam kar yağması oldukça muhtemel.
Tom'un bunu yarın yapması muhtemel değil.
Tom'un şu anda ofisinde olması muhtemel değil.
Tom'un kazanması muhtemel değil, değil mi?
Tom'un ağlaması muhtemel değil, değil mi?
Sanırım bunun olması muhtemel değil.
Tom'un bunu yapmasının muhtemel olduğundan şüpheleniyorum.
Tom'un önyargılı olması muhtemel değil.
İşte muhtemel 11'ler.
O konuda haklı olmanız muhtemel.
Tom Mary'nin hâlâ ilgilenebileceğinin muhtemel olduğunu söyledi.