Узнайте, как использовать nezaket в предложении на турецкий. Более 19 тщательно отобранных примеров.
Onun nezaket ve alçak gönüllülüğünden bahsetti.
Translate from турецкий to английский
Benim adıma ondan bahsetmen büyük nezaket.
Translate from турецкий to английский
Nezaket bir erdemdir.
Translate from турецкий to английский
Bana nezaket öğretmeye kalkman beni çıldırtıyor.
Translate from турецкий to английский
Beni partiye davet etmeniz büyük nezaket.
Translate from турецкий to английский
Beni araman büyük nezaket.
Translate from турецкий to английский
Nezaket gösterip onu ödünç almama izin verdi.
Translate from турецкий to английский
O bana büyük nezaket gösterdi.
Translate from турецкий to английский
Nezaket sadece her toplumda farklı olan bir protokoldür.
Translate from турецкий to английский
Kör bir adama yardım etmek bir nezaket eylemidir.
Translate from турецкий to английский
Bu aile bana nezaket ve içtenlikle karşıladı.
Translate from турецкий to английский
Nezaket güçten doğar.
Translate from турецкий to английский
Nezaket şiddetten daha fazlasını yapar.
Translate from турецкий to английский
Nezaket her şeyi kazanacak!
Translate from турецкий to английский
Yaptığı akşam yemeğini beğendiğimi söylemiştim ama bu sadece nezaket olsun diyeydi.
Translate from турецкий to английский
Basit bir tebessüm ve nezaket sözünün yaratacağı muazzam etkiyi hafife alma.
Translate from турецкий to английский
Sadece nezaket çağrısında bulunuyordum.
Translate from турецкий to английский
Nezaket sevgiyle aynı şey değildir.
Translate from турецкий to английский
Nezaket, kuyumcuların altını tel halinde incelttiği araçtan (haddeden) geçerek, senin boyunu posunu oluşturmuş. Şarap, şişeden süzülerek yanağındaki allığı oluşturmuş.
Translate from турецкий to английский