Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "olmazsa"

Узнайте, как использовать olmazsa в предложении на турецкий. Более 94 тщательно отобранных примеров.

Her şahsın öğrenim hakkı vardır. Öğrenim hiç olmazsa ilk ve temel safhalarında parasızdır. İlk öğretim mecburidir. Teknik ve mesleki öğretimden herkes istifade edebilmelidir. Yüksek öğretim, liyakatlerine göre herkese tam eşitlikle açık olmalıdır.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa, bu sizin için iyi bir deneyim olacaktır.
Translate from турецкий to английский

Tom başarmak için bir şansı olduğunu düşünmüyordu fakat o hiç olmazsa bir fırsat vermek istedi.
Translate from турецкий to английский

O olmazsa, çaresiz kalırım.
Translate from турецкий to английский

Su olmazsa, kısa sürede ölürüz.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa teşekkür ederim diyebilirsin.
Translate from турецкий to английский

Çamaşır makinesi bir evin olmazsa olmazıdır.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa nedenini araştırmalıyız.
Translate from турецкий to английский

Su olmazsa kısa zamanda ölürüz.
Translate from турецкий to английский

Eğer güneş ışığı olmazsa hiçbir şey göremeyiz.
Translate from турецкий to английский

Hey, eğer yemek yediye kadar hazır olmazsa restorana gideceğim.
Translate from турецкий to английский

Bir insan gerçekçi olmazsa ve iş düşünmezse işte uzun kalmaz.
Translate from турецкий to английский

Beklenmedik bir şey olmazsa seni yarın görebileceğim.
Translate from турецкий to английский

Tom'un hiç olmazsa yardım önermesini umuyordum.
Translate from турецкий to английский

Doktorlar aynı fikirde olmazsa kim karar verecek?
Translate from турецкий to английский

Bu akşam partiye gidecek misin? Olmazsa gidip film izleyelim.
Translate from турецкий to английский

Bu akşam partiye gider misin? Olmazsa gidip film izleyelim.
Translate from турецкий to английский

Bir mücize olmazsa, bunu zamanında yapamayacağız.
Translate from турецкий to английский

Tom dikkatli olmazsa kendini öldürtecek.
Translate from турецкий to английский

Eğer zamanım olmazsa, seninle gelemeyeceğim.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa pencereden dışarıya bakmak istemediğine inanamıyorum.
Translate from турецкий to английский

İş olmazsa, hiç para biriktiremem.
Translate from турецкий to английский

O olmazsa beni suçlama.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa onlarla konuşayım.
Translate from турецкий to английский

Tom biraz daha dikkatli olmazsa kendini incitecek.
Translate from турецкий to английский

Tom dikkatli olmazsa öldürülecek.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa duş alabilirsin.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa Tom'u ziyaret edebilirsiniz.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa altıda gelin.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa uyudun.
Translate from турецкий to английский

Rebecca'nın hiç olmazsa iki kızı var.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa üzgün olduğunu söyle.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa "teşekkür ederim" diyebilirsin.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa yatacak bir yerim var.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa zamanında gelmeye çalış.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa Tom'un hayatta olduğunu biliyoruz.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa bir şey üzerinde hepimiz aynı fikirdeyiz.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.
Translate from турецкий to английский

Tom 2.30'a kadar burada olmazsa o muhtemelen hiç gelmeyecek.
Translate from турецкий to английский

Tom dikkatli olmazsa yaralanacak.
Translate from турецкий to английский

Güneş hayat için olmazsa olmazdır.
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa Tom'u aramamız gerektiğini düşünmüyor musun?
Translate from турецкий to английский

Hiç olmazsa Tom'un durumu anlayacağını düşündüm.

Eğer akşam yemeği yediye kadar hazır olmazsa, bir restorana gidiyorum.

Tom dikkatli olmazsa kendini incitir.

Eğer başka hiçbiri başarılı olmazsa, ateş kullan.

Pekala, akşam yemeği yediye kadar hazır olmazsa, bir restorana gideceğim.

Tom dikkatli olmazsa kendini incitebilir.

Eğer dikkatli olmazsa Tom incinecek.

Olursa olur, olmazsa olmaz.

Olursa olur, olmazsa oluru olur.

Olursa olur, olmazsa olduğu kadar.

Tom dikkatli olmazsa kendini incitecek.

Eğer bana yardım edemiyorsan, hiç olmazsa çalışmama izin ver.

Su olmazsa hayatta kalamayız.

Tom bu gece partide olmazsa çok şaşırırım.

Hiçbiri olmazsa talimatları okuyun.

Zahmet olmazsa.

Tom daha dikkatli olmazsa yaralanması çok muhtemel.

Hiç olmazsa planımı düşünür müsün?

Eğer dikkatli olmazsa Tom yaralanır.

Eğer dikkatli olmazsa Tom öldürülür.

Lisans öncesi eğitim olmazsa olmaz.

Bir futbol mucizesi olmazsa Anadoluspor turu geçen taraf olacak.

Kimse engel olmazsa Tom bunu yapacak.

Bir futbol mucizesi olmazsa Anadoluspor turu geçmeye çok yakın.

Bu amaca ulaşmak için o zaman akıllarına gelen tek çıkar yol, İngiltere'nin, olmazsa Fransa'nın yardımını sağlamaktı.

Verimli toprak tarım için olmazsa olmazdır.

Tom teslim olmazsa vurun.

Bağımsız yargı, işleyen bir demokrasinin olmazsa olmazlarındandır.

Hong Kong'da olmazsa olmaz denebilecek iki sıvı gıda vardır: Kanton çorbası ve congee. İlginçtir ki çorba olan ne kadar bol malzemeli ve koyu kıvamlı olsa da hep "içilir", congee ise ne kadar hafif kıvamlı olursa olsun hep "yenir".

Yağmur hayat için olmazsa olmazdır.

Ekmek olmazsa yemek olmaz.

Bu, enfeksiyonu durdurmak mümkün olmazsa yayılma hızını azaltmamıza olanak sağlayacak.

Üç dondurma, zahmet olmazsa.

Olmazsa olmazlarımızın olmasa da olurlarıyız.

Olmazsa olmazımsın.

Bu olmazsa beni ara.

Güvenilirlik ve şeffaflık olmazsa olmazlardan.

Kanıt olmazsa, bir ülke kendi tarihine nasıl sahip olabilir ki?

Hamurlu tatlıların yanına yoğurt ya da ayran, sütlü tatlıların üstüne ise tarçın olmazsa olmazımdır.

Ağ merkezli harp becerisi günümüzde ordular için olmazsa olmaz bir gereklilik.

Olmazsa hayatımın bir anlamı kalmaz dediğin bir şey var mı?

Kahvaltıda olmazsa olmaz dediğin şey ne?

Hiçbir ekonomik değeri olmadığı halde olmazsa olmaz olan bir şey söyler misin?

"Susar mısın?" "Evet, susarım. Hatta susadım bile. Zahmet olmazsa bir bardak su getirebilir misin lütfen?"

Bu kampçılar için olmazsa olmaz bir alet.

Lavta Rönesans müziğinin olmazsa olmazlarındandır.

Sabır öğretmenler için olmazsa olmazdır.

Temel yeni aldığı şemsiyenin bir yerini delmeye çalışırken onu gören Dursun bunun yanlış olduğunu ve şemsiyeyi işlevsizleştireceğini söyleyip engel olmaya çalışmış. Bunun üzerine Temel "Ula ne kafasız adamsın? Ha bu delik olmazsa yağmurun durduğunu nereden anlayacağım da!" diye cevap vermiş.

Bol bol kitap okumak kelime hazneni geliştirmek için olmazsa olmazdır.

Bana olmazsa olmazlarını say.

Limon, midyenin olmazsa olmazıdır.

Kahvaltıda miso çorbası olmazsa olmazdır.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский