Узнайте, как использовать olumlu в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
O, banka yöneticisinde olumlu bir izlenim bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Bu raporla ilgili olumlu musunuz?
Translate from турецкий to английский
Bu sıfatların hepsi olumlu.
Translate from турецкий to английский
Aklında ne olduğuna dair hiçbir fikrim yok, böylesine olumlu teklifi reddetti.
Translate from турецкий to английский
Senin oyununla ilgili olumlu eleştiriler gelecek basımda görünecek.
Translate from турецкий to английский
Zaman zaman, düşmanlarımızın hareketleri ile birtakım olumlu şeyler bile muvaffakiyetsizleştiricileşebilir.
Translate from турецкий to английский
Bu gibi durumlarda söz konusu olumlu şeylerin muvaffakiyetsizleştiricileştiklerini derhal fark etmemiz gerekir.
Translate from турецкий to английский
Düşmanlarımız bizim için olumlu olabilecek şeyleri kimseye fark ettirmeden muvaffakiyetsizleştiricileştirivermenin peşindedirler.
Translate from турецкий to английский
Tom epeyce olumlu tepkiler aldı.
Translate from турецкий to английский
Soruma olumlu bir cevap verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom olaylar hakkında biraz daha olumlu olmayı öğrense, büyük olasılıkla insanlar ondan biraz daha hoşlanır.
Translate from турецкий to английский
Sıcak sözler bebekleri olumlu etkiler.
Translate from турецкий to английский
Film olumlu eleştiriler aldı.
Translate from турецкий to английский
Bunun hakkında olumlu hissediyorum.
Translate from турецкий to английский
Olumlu olamıyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom olumlu olarak başını salladı.
Translate from турецкий to английский
Tom olumlu.
Translate from турецкий to английский
Kesinlikle olumlu musun?
Translate from турецкий to английский
Buna olumlu yaklaştığımızı daha önce söylemiştik.
Translate from турецкий to английский
Seçtiğimiz davranış, insanlarla ilişkilerimizi olumlu veya olumsuz yönde etkiler.
Translate from турецкий to английский
Eminim ki arkadaşlarım buna olumlu bakacaklardır.
Translate from турецкий to английский
Keşke sana olumlu bir şey söyleyebilsem.
Translate from турецкий to английский
Olumlu yanıtını sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from турецкий to английский
Olumlu cevabını almayı sabırsızlıkla bekliyorum.
Translate from турецкий to английский
Hayatta başarılı olmak istiyorsan olumlu bir tutuma sahip olmalısın.
Translate from турецкий to английский
Lütfen olumlu düşünün.
Translate from турецкий to английский
Olumlu olmak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Bence küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var.
Translate from турецкий to английский
Küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Olumlu olmaya çalışalım.
Translate from турецкий to английский
Olumlu, olumsuzun zıddıdır.
Translate from турецкий to английский
Tom olumlu görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Durum olumlu görünüyor.
Translate from турецкий to английский
O çok olumlu bir işaret.
Translate from турецкий to английский
Gerçekten olumlu hissettim.
Translate from турецкий to английский
Hayata her zaman olumlu yönden bak.
Translate from турецкий to английский
Olumlu, efendim.
Translate from турецкий to английский
Onun konuşması tüm meslektaşları üzerinde olumlu bir etkiye sahiptir.
Translate from турецкий to английский
Olumlu taraftan bakalım.
Translate from турецкий to английский
Söyleyecek olumlu bir şeyin yoksa, bir şey söyleme.
Translate from турецкий to английский
Haydi millet, olumlu olalım.
Translate from турецкий to английский
Senin hakkında olumlu şeyler söyleyeceğim.
Translate from турецкий to английский
Tom çok olumlu görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom olumlu cevap verdi.
Translate from турецкий to английский
Olumlu yönler nedir?
Olumlu bir sonuca ihtiyacımız var.
Bu olumlu bir deneyimdi.
Olumlu düşünelim.
Ben sadece olumlu şeylere odaklanmak istiyorum.
Tom olumlu, değil mi?
Şartların olumlu tarafına bakalım.
O olumlu bir yanıt verdi.
Bu olumlu fırsattan yararlandım.
Tom her zaman örnek bir hükümete olumlu baktı.
Negatif bir zihin size asla olumlu bir hayat vermeyecek.
Deneyin sonuçları karışıktı. Bazı katılımcılar olumlu tepki verdiler ama diğerleri ağır eleştiri sundular.
Benim için olumlu şeyler söylemeni istiyorum.
Biz olumlu düşünmeye çalışıyoruz.
Olumlu bir mesaj veriyor olmamız gerektiğine inanıyorum.
Benim hakkımda olumlu şeyler söyleyebilirsin.
Tom bunun olumlu bir adım olduğunu söyledi.
Olumlu bir şey yapın.
Çalışma grubundaki iyi takım ruhu olumlu olarak değerlendirilir.
Olumlu taraftan bak!
O, bunun olumlu bir gelişme olduğunu düşünüyor.
Fadıl, Dania'yı olumlu bir şekilde etkiledi.
Her zaman olumlu düşün!
Hastalığın seyri olumlu görünmüyor.
Olumlu tutmaya çalışıyorum.
Her şey çok olumlu oldu.
Hepsi çok olumlu oldu.
Olumlu düşünmek zorundayız.
Öneri olumlu bulundu.
Kitap olumlu karşılanmadı.
Roman olumlu karşılanmadı.
Makale olumlu karşılanmadı.
Onun sorunun çok olumlu olduğunu itiraf ettiği gerçeğini düşünüyor ve onun derinleştiğini gösteriyor, o sizin için değiştirmek istiyor.
Başvuru sahibi müfettişi olumlu olarak etkilemişti.
Tom olumlu görünüyordu.
Hâlâ olumlu musun?
Olumlu ilkeler, olumlu neticelere götürür.
Olumlu düşün.
O isim olumlu.
Tom sorumu olumlu bir cevapla yanıtladı.
2018 kendini bu Yılbaşı günündeki gibi güneşli, umut, sağlık ve güç dolu, keyifli ve olumlu göstersin. Her şey gönlünüzce olsun arkadaşlarım!
Olumlu düşün ve olumlu şeyler olacak.
Cevap olumlu mu?
Filmin genel olarak bıraktığı izlenim gayet olumlu.
Olumlu biçimde düşünmeyi öğrenin.
Olumlu olumsuz her türlü yorumunuzu bekliyoruz.
Ondan herkes hep olumlu söz eder.
Tom hakkında olumlu düşündüğünü biliyorum.
Mevcut olumlu eğilimler, etkin bir sermaye oluşum süreci ile desteklenmeksizin sürdürülebilir mi?
Tüm bunlar çok olumlu gelişmeler.
Raporda bir çok olumlu eğilime işaret ediliyor.
Hükümetten gelen tepkilerse pek olumlu olmadı.
Ancak, bu olumlu durum kısa sürede tersine dondu.
Aslında, pek çok istatistiki gösterge olumlu.
Taçi, dışarıya olumlu bir görünüm yansıttı.
Halkın tepkisi genelde olumlu oldu.