Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "olumsuz"

Узнайте, как использовать olumsuz в предложении на турецкий. Более 59 тщательно отобранных примеров.

Yılın en soğuk günlerini yaşadığımız şu günlerde soğuk ve yağışlı havadan halkın olumsuz etkilenmemesi için belediye ekipleri aralıksız çalışma yapmaktadır.
Translate from турецкий to английский

Bu kadar olumsuz olma.
Translate from турецкий to английский

Bilim adamları fazla çayın erkek sağlığı üzerinde olumsuz etkisinin olabileceğini göstermiştir.
Translate from турецкий to английский

Tom olumsuz tepki gösterdi.
Translate from турецкий to английский

Güzel olmanın olumsuz yanları var.
Translate from турецкий to английский

ABD'nin komünizme karşı olumsuz tutumunun nedenini çok merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский

ABD gizli servisinin ve ülkeyi yöneten politikacılarının komünizme karşı olumsuz tutumunun asıl nedeni nedir?
Translate from турецкий to английский

Bazı insanlara göre teknolojinin olumsuz etkileri var.
Translate from турецкий to английский

Yakışıklı olmanın da olumsuz tarafı var.
Translate from турецкий to английский

Tom, olaylara daima olumsuz tarafından bakan çok kötümser bir insan.
Translate from турецкий to английский

Seçtiğimiz davranış, insanlarla ilişkilerimizi olumlu veya olumsuz yönde etkiler.
Translate from турецкий to английский

Salonun zayıf akustiği, dinleyicilerin konserden zevk almalarını ciddi şekilde olumsuz etkiledi.
Translate from турецкий to английский

Bence küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkileri de var.
Translate from турецкий to английский

Küreselleşmenin olumlu olduğu kadar olumsuz etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский

Boston Globe filme olumsuz eleştiri verdi.
Translate from турецкий to английский

"Bu vebaya neyin neden olduğunu bilen biri var mı?" "Paris Üniversitesi bilim adamlarının bu kötülüğün kaynağının özellikle Jüpiter, Satürn ve Mars olumsuz takımyıldızı olduğuna inanıyorlar."
Translate from турецкий to английский

O, olumsuz bir izlenim bırakıyor.
Translate from турецкий to английский

O, savurgan olmanın olumsuz sonuçlarını anladı.
Translate from турецкий to английский

Böylesine olumsuz bir cümleyi çevirmeyeceğim.
Translate from турецкий to английский

Kötü anıları anımsamak insanı olumsuz etkiler.
Translate from турецкий to английский

Sonuçlar olumsuz.
Translate from турецкий to английский

Cevabım hâlâ olumsuz.
Translate from турецкий to английский

Neden ani tepkin her zaman çok olumsuz?
Translate from турецкий to английский

Stresin sağlığınız üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.
Translate from турецкий to английский

Uyku eksikliğinin öğrencinin notlarının üzerinde çok büyük olumsuz etkisi olabilir.
Translate from турецкий to английский

Kendine saygın ne kadar düşük olursa o kadar fazla olumsuz şeylere odaklanmaya niyet edersin.
Translate from турецкий to английский

Onun her şey için olumsuz bir tutumu var.
Translate from турецкий to английский

Olumsuz olmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский

Tom'un davranışlarının onun iş arkadaşları üzerinde çok olumsuz etkileri vardı.
Translate from турецкий to английский

Şöhretin olumsuz tarafı incelemedir.
Translate from турецкий to английский

Bu beyzbol için olumsuz bir gündü.
Translate from турецкий to английский

Onun sağlık taraması olumsuz sonuçlar göstermedi.
Translate from турецкий to английский

Sürekli bu kadar olumsuz olma.
Translate from турецкий to английский

Tom olumsuz cevap verdi.
Translate from турецкий to английский

Neden hayata böyle olumsuz bir yaklaşımın var?
Translate from турецкий to английский

Bu yasa ekonomik durgunlukların olumsuz etkilerini hafifletir.
Translate from турецкий to английский

Herhangi bir olumsuz reaksiyon var mı?
Translate from турецкий to английский

Onun muhtemelen herhangi bir olumsuz sonucu olmayacak.

Olumsuz eleştirileri nasıl değerlendiriyorsunuz?

Bana olumsuz bir prognoz verildi.

Onu olumsuz olarak görmüyorum.

Tom olumsuz olarak cevap verdi.

Olumsuz geri bildirimi kabul etmek zordur.

Tom'a karşı olumsuz bir duygu beslemiyorum.

Sami İslam hakkında olumsuz değerlendirmelerde bulunuyordu.

Sami'nin İslam ve Müslümanlar hakkında çok olumsuz bir algısı vardı.

Olumlu olumsuz her türlü yorumunuzu bekliyoruz.

Bu cümle olumsuz.

Bu da rekabetçiliği ve istihdamı olumsuz etkiler.

Tüm bunlar, ülkeye çok olumsuz olarak yansıyor.

Peki Brüksel'den gelen olumsuz haberler yerel siyasileri harekete sevk edecek mi?

Pandemi süreci pek çok bireysel satıcıyı olumsuz etkilerken Amazon gibi dev şirketler servetine servet kattı.

Çocukken yeni ayakkabı ve elbise alınmayıp genelde ablasına küçük gelenleri kullanmak zorunda kalması psikolojisinde olumsuz anlamda derin bir iz bırakmıştı.

İmar barışı uygulaması depremle mücadeleyi olumsuz etkiledi.

Bu ülkede yaşayanlar kendilerini yönetenler hakkında olumsuz bir görüş belirtemiyorlar.

Ukrayna'daki savaş NATO'nun beyin ölümünün gerçekleştiğini söyleyip Fransa önderliğinde Amerika'dan bağımsız bir Avrupa ordusu kurma hayalleri olan Macron'un planlarını da olumsuz etkiledi.

Bu deneyim, Amerika ile İslam arasındaki bir ortaklığın İslam'ın ne olmadığına değil, ne olduğuna dayanması gerektiğine olan inancımda bana rehberlik ediyor. Ve nerede görünürlerse görünsünler, İslam'ın olumsuz klişelerine meydan okumayı Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olarak sorumluluğumun bir parçası olarak görüyorum.

Bu olumsuz bir özellikten ziyade erdemliliktir.

Bu konuda hiç şüpheniz olmasın, bana karşı olan olumsuz hisleriniz karşılıklıdır.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский