Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "orman"

Узнайте, как использовать orman в предложении на турецкий. Более 91 тщательно отобранных примеров.

Afrika filleri savana ve orman filleri olmak üzere iki farklı türe ayrılır.
Translate from турецкий to английский

Kötü niyetli dedikodular orman yangını gibi yayılır.Sanırım kötü haber tez yayılır demelerinin nedeni budur.
Translate from турецкий to английский

Tom her zaman bir orman bekçisi olmak istemeyi düşündü.
Translate from турецкий to английский

Orman çok sık.
Translate from турецкий to английский

O, orman boyunca yürüdü.
Translate from турецкий to английский

Orman çok durgundu.
Translate from турецкий to английский

Bu alanda bir orman yangını patlak verdi.
Translate from турецкий to английский

Orman, üç gündür alevler içindeydi.
Translate from турецкий to английский

Tom orman tavuğu avlıyor.
Translate from турецкий to английский

Tom orman boyunca tek başına yolunu açtı.
Translate from турецкий to английский

Amerika'da pek çok orman yangını var.
Translate from турецкий to английский

Ağaç kesiminden dolayı orman yok oldu.
Translate from турецкий to английский

Orman ağaçla dolu.
Translate from турецкий to английский

Orman ağaçlarla dolu.
Translate from турецкий to английский

Orman yangını tüm yönlerde yayılmaya başladı.
Translate from турецкий to английский

Orman yolu tamamen karla kaplandı.
Translate from турецкий to английский

Orman, tüm türlerden hayvanlarla doludur.
Translate from турецкий to английский

Orman karanlıktı.
Translate from турецкий to английский

Orman yanıyor.
Translate from турецкий to английский

Orman, bitkilerin ve hayvanların birçok farklı türleri için yuvadır.
Translate from турецкий to английский

Orman yangını dikkatsizlik yüzünden oldu.
Translate from турецкий to английский

Orman yangınların önlemeye çalışıyoruz.
Translate from турецкий to английский

Orman yangınlarının önlenmesi, herkesin sorumluluğudur.
Translate from турецкий to английский

Orman yaşamla iç içedir.
Translate from турецкий to английский

Tom bir orman bekçisi.
Translate from турецкий to английский

Orman gözlü orman kulaklı.
Translate from турецкий to английский

Bu orman çeşitlilik açısından zengindir.
Translate from турецкий to английский

Bu orman değişik türlerle doludur.
Translate from турецкий to английский

Şimdi bir şehirde yaşıyorum. Yine de, evim ve büyük orman arasındaki mesafe yalnızca bir kilometre civarında.
Translate from турецкий to английский

Yakında bir orman olduğu için Mary'nin bir çalı yangını planı var.
Translate from турецкий to английский

Orman korunması dünyanın her yerinde önemli bir konudur.
Translate from турецкий to английский

Orman sık ve aşılmazdı.
Translate from турецкий to английский

Bu orman sakin ve huzurlu.
Translate from турецкий to английский

Bu orman çok yoğun.
Translate from турецкий to английский

Almanya orman kanunu ile yönetilmez ama hukukun üstünlüğü ile yönetilir.
Translate from турецкий to английский

Kara Orman pastası doğal bir afrodizyaktır.
Translate from турецкий to английский

Orman çok sakindi.
Translate from турецкий to английский

Orman çok huzurluydu.
Translate from турецкий to английский

Bir çalışma orman yangınlarından kaynaklanan hava kirliliğinin mevcut akciğer sorunlarını artırdığını göstermektedir.
Translate from турецкий to английский

Tom odasını bir orman motifine boyadı.
Translate from турецкий to английский

Dedikodu orman yangını gibi okul çevresinde yayıldı.
Translate from турецкий to английский

O, orman maceraları hakkında bir kitap yazdı.
Translate from турецкий to английский

Küçük bir orman deresi yosun kaplı ağaçların arasında akıyordu.
Translate from турецкий to английский

Orman sonbaharda çok güzeldir.
Translate from турецкий to английский

Haber orman yangını gibi yayıldı.
Translate from турецкий to английский

Sonbaharda orman gerçekten güzeldir.
Translate from турецкий to английский

Orman o zaman sessizdi.
Translate from турецкий to английский

Bu orman perili.

Şehir orman tarafından geçildi ve gözden kayboldu.

Şehir orman tarafından geçildi.

Orman günlerce yandı.

Terk edilmiş şehir, orman tarafından yutuldu.

Orman yangınının dumanı çok uzaktan görüldü.

Tom orman seslerini dinledi.

Video orman yangını gibi yayıldı.

Orman yakınında izole edilmiş bir ev duruyor.

Kara Orman keki doğal bir afrodizyaktır.

Orman, ağaçlarla doludur.

Mary ormanda mahsur olduktan sonra orman perileri tarafından kurtarıldı.

Yerel halk, orman yangınlarıyla mücadeleye yardımcı olur.

O bir orman macerası hakkında bir kitap yazdı.

Bu şehir betondan yapılmasına rağmen, o hâlâ bir orman.

Eskiden bir orman bekçisiydim.

Sen bir orman bekçisiydin, değil mi?

Orman üç gündür yanıyor.

Lazer taramaları, orman altında saklanan eski bir Maya şehrini ortaya çıkardı.

Orman olur da domuz olmaz mı?

Tom'un bir orman bekçisi olduğunu biliyorum.

Operasyona kod adı olarak "Orman" verildi.

Böylesine bir yağmurdan sonra güneş çıktığında da orman böyle yeşil bir hal alıyor ve her yeri elmas gibi ışıl ışıl parıldıyor.

Böyle bir yağmurun ardından güneş açınca orman yemyeşil olup her yeri elmas gibi ışıl ışıl parlar.

Orman havası çok faydalıdır.

Piknik yaptıktan sonra çöpünü ortalıkta bırakanlar yüzünden bazen orman yangınları çıkıyor.

İHA'lar orman yangınları ve afet sonrası tarama faaliyetleri gibi sivil alanlarda da aktif olarak kullanılmaya başlandı.

O orman tekin değil.

Sütün litresi yirmi tavuğun kilosu yüz lira olduğunda, rant için son orman yok edilip son parlak beyinli genç de yurt dışına göçtüğünde, ülkeye doluşturulan ne idüğü belirsiz kaçkınlar yüzünden çoluk çocuk rahatça sokağa çıkamadığında çomar adam dinin ve betonun karın doyurup kalkındırmadığını anlayacak.

Biraz orman terapisine ihtiyacım var.

Çocuğun orman gibi gür sarı saçları var.

Orman alanı üç sektöre ayrıldı.

“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, ve bir orman gibi kardeşçesine” diyor Nazım Hikmet.

Gabriel orman yönünde yürüdü.

İgor'un evinin arkasında küçük bir orman vardı.

Dikkat et. Orman yangını çıkarmak istemiyoruz.

Bu orman çok tehlikelidir.

Kara Orman çok güzel ve kocaman.

Orman yangınlarıyla mücadele ediyorum.

Okapi küçük bir orman zürafasıdır.

Tüm yol boyunca sık orman var.

Bir varmış bir yokmuş, sessiz bir orman varmış.

"Issız Orman" bir masal kitabıdır. Ve benim ilk kitabımdı.

Birileri orman sınırında anız yakmış.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский