Узнайте, как использовать ot в предложении на турецкий. Более 46 тщательно отобранных примеров.
İnekler çayırda ot yiyorlar.
Translate from турецкий to английский
İnekler ot yiyorlar.
Translate from турецкий to английский
Benim köpeğim bazen ot yer.
Translate from турецкий to английский
Ayda hiç ot yoktur.
Translate from турецкий to английский
İnekler ot yer.
Translate from турецкий to английский
Çiçekler arasında bir sürü ot büyüyordu.
Translate from турецкий to английский
Atlar ot yer.
Translate from турецкий to английский
Başrahipler kuru ot biçer mi? Başrahipler asla kuru ot biçmezler. Başrahipler dua ederler!
Translate from турецкий to английский
Koyunlar ot yer.
Translate from турецкий to английский
Sümbüller ve taze kesilmiş ot bana çocukluğumu hatırlatıyor.
Translate from турецкий to английский
Burada ot yetişmez.
Translate from турецкий to английский
Elli yıl daha ot gibi yaşamaktansa şimdi ölmeyi tercih ederim.
Translate from турецкий to английский
Güneş parlarken ot kurut.
Translate from турецкий to английский
Dışarıdan kesilmiş ot kokusu geliyor.
Translate from турецкий to английский
İnekler ot yemeyi sever.
Translate from турецкий to английский
Bir bizon günde ne kadar ot yer?
Translate from турецкий to английский
Rahibe mutfakta ot kaynatırken keşiş bir saattir dua ediyor.
Translate from турецкий to английский
Çalı budama makası ve ot biçme makinesi garajdadır.
Translate from турецкий to английский
Koyun ot yer.
Translate from турецкий to английский
Atlar ot yerler.
Translate from турецкий to английский
Tom yabani ot çekmenize yardım etmemizi önerdi.
Translate from турецкий to английский
"Ne yapıyorsun?" "Ot gibi yaşıyorum"
Translate from турецкий to английский
Bu ot kıran insanlara zarar vermez.
Translate from турецкий to английский
Bu bitkiler zararlı ot ilaçlarına karşı dayanıklıdır.
Translate from турецкий to английский
Birçok yabani ot var.
Translate from турецкий to английский
Çok fazla yabani ot var.
Translate from турецкий to английский
Bahçemizde bir sürü ot var ve çok güzel çiçekler ve uzun boylu ağaçlar var.
Translate from турецкий to английский
Ot satmaktan gözaltına alınmıştı.
Translate from турецкий to английский
Keçinin sevmediği ot burnunun dibinde biter.
Translate from турецкий to английский
Ot kökü üstünde biter.
Translate from турецкий to английский
Ot gibi yaşıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Ot geldin, ot gideceksin.
Translate from турецкий to английский
Yeryüzünde yabanıl bir fidan, bir ot bile bitmemişti. Çünkü RAB Tanrı henüz yeryüzüne yağmur göndermemişti. Toprağı işleyecek insan da yoktu.
Translate from турецкий to английский
Kaldırım taşlarının arasından bitmiş yabani ot modunda yaşıyoruz, ta ki bize ayrılan sürenin sonuna gelene kadar.
Translate from турецкий to английский
Hem Müslüman olup hem de ot içen arkadaşlarınla hâlen takılamazsın.
Translate from турецкий to английский
Sami bu akşam ot içmek istemiyor.
Translate from турецкий to английский
Bu hayattan ot geldin, ot gideceksin.
Translate from турецкий to английский
Sami de ot içiyor.
Translate from турецкий to английский
Ali bu dünyaya ot geldi, saman gidecek.
Translate from турецкий to английский
Cevher olan yerde ot bitmez.
Translate from турецкий to английский
Maden olan dağda ot bitmez.
Translate from турецкий to английский
Ot içiyorum.
Translate from турецкий to английский
Sami kapıcıya biraz ot sattı.
Translate from турецкий to английский
Bekleyebilirim. Sürekli ot içmeye gerçekten ihtiyacım yok.
Translate from турецкий to английский
Bazı hayvanlar da hem et yer, hem ot yer.
Translate from турецкий to английский
Bazı hayvanlar sadece ot yiyerek yaşamlarını sürdürürler.
Translate from турецкий to английский