Узнайте, как использовать oturmuş в предложении на турецкий. Более 31 тщательно отобранных примеров.
Tom oturmuş kaldı.
Translate from турецкий to английский
Lütfen otobüs tam bir durağa gelinceye kadar oturmuş olarak kal.
Translate from турецкий to английский
Lütfen oturmuş biçimde kalın.
Translate from турецкий to английский
Tom oturmuş.
Translate from турецкий to английский
Lütfen uçak kapıya varıncaya kadar oturmuş olarak kalın.
Translate from турецкий to английский
Oturmuş olarak kal!
Translate from турецкий to английский
Oturmuş olarak kalın lütfen.
Translate from турецкий to английский
Burada oturmuş seni düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Herkes oturmuş kaldı.
Translate from турецкий to английский
Kayalığa oturmuş saçlarını tararken çok güzel bir şarkı söylüyordu.
Translate from турецкий to английский
Yaşlı iki kadın oturmuş dertleşiyorlar.
Translate from турецкий to английский
Tom verandada oturmuş, gazete okuyor.
Translate from турецкий to английский
Evde oturmuş, maç seyrediyorum.
Translate from турецкий to английский
Sen oturmuş olabilirsin.
Translate from турецкий to английский
Çimlere oturmuş, ukulele çalıp, şarkı söylüyorlardı.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin karşısındaki masaya oturmuş.
Translate from турецкий to английский
Tom oturma odasında oturmuş, çamaşırları katlıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom, Mary ve John masanın etrafında oturmuş.
Translate from турецкий to английский
Tom dışında herkes masaya oturmuş.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Mary yan yana oturmuş.
Translate from турецкий to английский
Onun üzerine oturmuş olmalıyım.
Translate from турецкий to английский
Ben oturmuş kaldım.
Translate from турецкий to английский
Tom rıhtıma oturmuş, yüzen çocuklara bakıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom verandaya oturmuş bir kitap okuyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir kütükte oturmuş gitar çalıyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom yerde oturmuş ağlıyordu.
Translate from турецкий to английский
Anadoluspor'un oturmuş bir kadrosu var.
Translate from турецкий to английский
Masanın kenarına oturmuş gitarını çalıyordu.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin yeni romanı gerek oturmuş üslubu, gerek zengin ve ilgi çekici konusuyla tam bir olgunluk dönemi eseri olmuş.
Translate from турецкий to английский
Biz denizde yüzerken Ali plajda kızgın kumun üzerine oturmuş taşak kebabı yapmakla meşguldü.
Translate from турецкий to английский
Orada oturmuş, gazete okuyan bir adam vardı.
Translate from турецкий to английский