Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "oyuna"

Узнайте, как использовать oyuna в предложении на турецкий. Более 69 тщательно отобранных примеров.

Birlikte oyuna gitmemizi ister misin?
Translate from турецкий to английский

Dün keşke diğerleri ile birlikte oyuna gitseydim.
Translate from турецкий to английский

Takım oyuna hazır.
Translate from турецкий to английский

Yağmur durduğu için onlar oyuna devam ettiler.
Translate from турецкий to английский

Ben şahsen oyuna katılmak istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Akşam yemeğinden sonra oyuna devam edelim.
Translate from турецкий to английский

Susie iyi hissetmediği için oyuna katılamadı.
Translate from турецкий to английский

Oyuna katılmama izin verin.
Translate from турецкий to английский

Şimdi oyuna başlayalım.
Translate from турецкий to английский

Oyuna hakemlik yapmam rica edildi.
Translate from турецкий to английский

O, kısa sürede oyuna dönecek.
Translate from турецкий to английский

Oyuna katıldın mı?
Translate from турецкий to английский

Oyuna iki geçişim var.
Translate from турецкий to английский

Biz dün oyuna gittik.
Translate from турецкий to английский

Oyuna kimi getiriyorsun?
Translate from турецкий to английский

Öğle yemeğinden sonra oyuna devam edelim.
Translate from турецкий to английский

Oyuna ilk kez başlarken oyunu yapılandırma seçeneklerini ayarlayabilirsiniz.
Translate from турецкий to английский

Yağmur durduğu için, oyuna tekrar başladılar.
Translate from турецкий to английский

Neden böyle bir oyuna ihtiyaç vardı?
Translate from турецкий to английский

Ona selam söyleyin kazanamayacağım oyuna girmem.
Translate from турецкий to английский

Evlilik için oyuna getirilmiş olduğunu hissetti.
Translate from турецкий to английский

Beni oyuna getirmiştin.
Translate from турецкий to английский

Tom Mary ile oyuna gidebilir.
Translate from турецкий to английский

Tom oyuna getirmeye çalıştı.
Translate from турецкий to английский

Oyuna başlayabilir miyiz?
Translate from турецкий to английский

Öğrenciler oyuna çok zaman harcarlar.
Translate from турецкий to английский

Yağmur durdu, bu yüzden onlar oyuna devam etti.
Translate from турецкий to английский

Tom benim oyuna sahip.
Translate from турецкий to английский

Hangi milliyette olursa olsun herkes oyuna katılabilir.
Translate from турецкий to английский

Tom oyuna gitmek istemiyordu.
Translate from турецкий to английский

Tom oyuna katılmayı reddetti.
Translate from турецкий to английский

Oyuna yeni seviyeler eklendi.
Translate from турецкий to английский

Oyuna gidiyor musun?
Translate from турецкий to английский

Kötü hava, Tom'un oyuna girmesini engelledi.
Translate from турецкий to английский

Sami, Leyla'yı oyuna getirdi.
Translate from турецкий to английский

Ali köşe gönderinden topu oyuna soktu.
Translate from турецкий to английский

Ali maçın bitimine on dakika kala oyuna girdi.
Translate from турецкий to английский

Ali 60. dakikada oyuna alındı.
Translate from турецкий to английский

Tedavisi oyun alanında yapılan Ali oyuna devam edebilecek.
Translate from турецкий to английский

Ali kısa süreli bir sakatlık yaşadı, ama oyuna devam edebilecek durumda.
Translate from турецкий to английский

Ali oyuna devam edemeyecek.
Translate from турецкий to английский

Ali'nin tedavisi tamamlandı. Oyuna dönmek için izin istiyor.
Translate from турецкий to английский

Oyun durunca hakem Ali'nin oyuna girmesini işaret etti.
Translate from турецкий to английский

Oyuna giren oyuncu 9 numaralı formasıyla Ali.
Translate from турецкий to английский

Ali oyuna girmek için hakemin işaretini bekliyor.
Translate from турецкий to английский

Ali girer girmez oyuna hareketlilik getirdi.
Translate from турецкий to английский

Ali ikinci yarı oyuna girdi.
Translate from турецкий to английский

Herkesin oyuna ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский

Ali gerektiğinde bir libero gibi kalesinden çıkıp oyuna müdahale ediyor.
Translate from турецкий to английский

Ali'nin oyuna girmesi maçın seyrini değiştirdi.

Anadoluspor maçta ilk oyuncu değişikliği hakkını kullandı. Ali oyundan alınırken, Mehmet onun yerine oyuna dâhil oldu.

Ali'nin yerine oyuna kim girdi?

Ali oyuna kimin yerine girdi?

Ali oyuna ne zaman girdi?

Ali oyuna kaçıncı dakikada girdi?

İkinci yarı Anadoluspor oyuna ağırlığını koydu.

Ali oyuna sonradan dâhil oldu.

Biz herkesin oyuna talibiz.

İlk nesil oyun konsollarında hafızaya alma olayı olmadığı için sonlara doğru yanıp oyuna amele gibi sıfırdan başlamak adama evlat acısı gibi koyuyordu.

Yaşı ilerleyen Ali bu sezon genelde ikinci yarılarda oyuna girdi.

İkinci yarı oyuna tempo geldi.

Ali'nin golü oyuna tempo getirdi.

Küçükler oyuna gelir, büyükler oyun kurar.

Bu oyuna hile karıştı.

Ali'nin oyuna girmesinden sonra goller peş peşe geldi.

Oyuna can veren piyonlardır.

Oyuna gelme.

Tiyatro bilgisi ve kültürü olmayan toplumlar siyasetçiler tarafından daha kolay oyuna getirilir.

Sizler sıkıcı oyuna sinir oluyorsunuz.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский