Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "parlak"

Узнайте, как использовать parlak в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.

Onlar parlak renkli kurbağalar olduğunu söylüyorlar fakat ben onları asla görmedim.
Translate from турецкий to английский

En parlak olanı şu küçük yıldızdır.
Translate from турецкий to английский

Çok parlak bir kravat taktı.
Translate from турецкий to английский

Senin parlak bir geleceğin var.
Translate from турецкий to английский

Her zaman parlak renkli kravat takıyorsun.
Translate from турецкий to английский

Sabah güneşi bakmak için çok parlak.
Translate from турецкий to английский

Mutlu, çok parlak ve erken görünüyorsun.
Translate from турецкий to английский

Sabah güneşi o kadar parlak ki ben onu göremiyorum.
Translate from турецкий to английский

Bir tıp doktoru olarak Tom'un parlak bir kariyeri var.
Translate from турецкий to английский

Tom parlak bir öğrencidir.
Translate from турецкий to английский

Tom genellikle çok parlak olmasa bile güneş gözlüğü takıyor.
Translate from турецкий to английский

Ateş parlak bir şekilde yandı.
Translate from турецкий to английский

Ateş parlak bir şekilde yanıyordu.
Translate from турецкий to английский

Bu çok parlak.
Translate from турецкий to английский

Emily okulda en parlak kızdır.
Translate from турецкий to английский

Mike, sınıftaki en parlak öğrenci.
Translate from турецкий to английский

O çok parlak.
Translate from турецкий to английский

Yıldızlar parlak.
Translate from турецкий to английский

O parlak bir fikir.
Translate from турецкий to английский

Kan parlak kırmızıydı.
Translate from турецкий to английский

O parlak bir geleceğe sahiptir.
Translate from турецкий to английский

Aklıma parlak bir fikir geldi.
Translate from турецкий to английский

Ay parlak parlıyor.
Translate from турецкий to английский

Edison, parlak bir öğrenci değildi.
Translate from турецкий to английский

Onlar parlak renkler giymeyi severler.
Translate from турецкий to английский

Güneş parlak bir şekilde parladı.
Translate from турецкий to английский

O, parlak bir fikirdir.
Translate from турецкий to английский

Kumaş parlak kırmızıya boyandı.
Translate from турецкий to английский

Güneş en parlak yıldızdır.
Translate from турецкий to английский

Bu gece ay parlak bir şekilde parlıyor.
Translate from турецкий to английский

Okuma için parlak bir ışığınız var mı?
Translate from турецкий to английский

Evlerini parlak sarıya boyadılar.
Translate from турецкий to английский

Mary arabasını parlak maviye boyamak istiyor.
Translate from турецкий to английский

Pazar sabahı hava parlak ve açıktı.
Translate from турецкий to английский

Sonbaharda, günler daha kısaldığında ve geceler daha soğuduğunda, o, ilk ayazın yaprakları parlak sarı ve portakal ve kırmızıya dönüştürmesini izledi.
Translate from турецкий to английский

Öylesine parlak bir çocuktu ki diğerleri ona hayrandı.
Translate from турецкий to английский

Onu sevimli, parlak, küçük bir çocuk olarak hatırlıyorum.
Translate from турецкий to английский

Güneş parlak.
Translate from турецкий to английский

Ay parlak.
Translate from турецкий to английский

Parlak renkleri severim.
Translate from турецкий to английский

Ay çok parlak.
Translate from турецкий to английский

Sanırım bu parlak bir fikir.
Translate from турецкий to английский

Çocuğun parlak bir geleceği var.
Translate from турецкий to английский

Çocuğun geleceği parlak.
Translate from турецкий to английский

Çocuk parlak bir geleceğe sahip.
Translate from турецкий to английский

Çocuk parlak bir gelecek vâât ediyor.
Translate from турецкий to английский

Tom o kadar parlak değil.
Translate from турецкий to английский

Parlak bir geleceğin var.
Translate from турецкий to английский

Fenolftalein, 10.0 ya da daha fazla bir pH'a sahip olan bir baz varlığında parlak mora dönüşecektir ve 8.2 ya da daha az bir pH değerine sahip bir çözeltinin varlığında renksiz kalacaktır.
Translate from турецкий to английский

Bu parlak.

Parlak ışık Markku'yu rahatsız etti.

Sentetik kumaşları ütülerken yüksek ısı ayarları kullanmak sentetik kumaşları eritecek ve görülebilir kalıcı hasara sebep olacaktır, bu, çok sıcak ütünün kumaşla en uzun temas ettiği yerde çoğunlukla parlak bir alan gibi görünür.

Tom parlak genç bir adam.

Tom parlak renkli turuncu pantolon giymeyi seviyor.

Bu genç adam parlak bir geleceğe sahip.

Başka parlak fikirleriniz var mı?

İlkbaharda her şey parlak görünür.

Parlak bir düşüncem vardı.

Einstein okuldayken parlak bir çocuk değildi.

Gece gökyüzünde çok parlak uçan şeyler gördüm.

O, geleceği parlak bir öğrenci.

Parlak ışık gözleri bozar.

Bu yeni ekran çok daha parlak.

Tom parlak bir çocuk. Çok çabuk anlıyor.

Bu parlak bir plan.

Parlak siyah gözleri vardı.

Tom çok parlak değil.

Bu kapının ardında seni hangi parlak umutlar bekliyor? Hiç!

O, geleceği çok parlak genç bir adamdır.

Tom çok parlak değil, değil mi?

Mars yaşayabileceğimiz geleceği parlak bir yer.

Güneş fırtınadan sonra daha parlak parla.

Bu gerçekten parlak.

Ne parlak bir fikir!

Parlak bir gelecek onun önünde uzanıyor.

Parlak bir fikir ileri sürdüm.

O geleceği parlak bir genç.

Uluslararası bir yarışmada bu yaştaki zaferi parlak bir geleceğin iyi bir göstergesidir.

Mary'nin tırnakları parlak kırmızıya boyanmış.

Oğlumuzun çok parlak olduğunu düşünüyoruz. Elbette ki önyargıyla böyle düşünüyor olabiliriz.

Soğuk ve kuru, parlak güneş, ne güzel kış havası!

John'un parlak bir düşüncesi vardı.

Sabah güneşi o kadar parlak ki ben ona bakamam.

Çiçekler parlak ve renkliydi.

Meydan parlak ışıklarla aydınlatıldı.

Parlak tarafa bak.

Bunun öylesine parlak bir fikir olduğundan emin misin?

Mary genellikle parlak kırmızı ruj kullanır.

Mary biraz parlak kırmızı ruj sürdü.

Dün aklıma parlak bir fikir geldi.

Bu tablonun renkleri çok parlak.

Parlak günler uzak değil.

Senin parlak gözlerin güneş gibi.

Çok parlak.

O parlak.

Tom'un parlak bir fikri vardı.

O, parlak renkli kuşlar, çiçekler ve yapraklar gördü.

Her zaman parlak bir kravat takıyorsun.

Parlak bir gelecek sizi bekliyor.

Parlak bir gelecek seni bekliyor.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский