Узнайте, как использовать pasta в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Üç pasta hazırladı.
Translate from турецкий to английский
Annem doğum günüm için bir pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
İyi bir pasta.
Translate from турецкий to английский
Karım bana nefis bir elmalı pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
O, İyi bir pasta.
Translate from турецкий to английский
Annem bir pasta yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Biraz yaban mersini topladıktan sonra, bir pasta yaparım.
Translate from турецкий to английский
Ona doğum gününde bir sürpriz yapmak için, ben harika bir pasta hazırladım.
Translate from турецкий to английский
Mary bir pasta yapmak için malzemeleri karıştırdı.
Translate from турецкий to английский
Bir parça daha pasta ister misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom küçük porsiyon bir pasta aldı.
Translate from турецкий to английский
Mary pasta hamuru yapmaz, o genellikle hazır-yapılmış alır.
Translate from турецкий to английский
Ben ilk önce biraz pasta yemek istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kate nasıl pasta yapacağını bilir.
Translate from турецкий to английский
Bana bir pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
Lütfen pasta al.
Translate from турецкий to английский
Annem, babama bir pasta yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Bir düzine kremalı pasta istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu pasta da güzel görünüyor. Ondan bana bir parça ver.
Translate from турецкий to английский
Onun pasta tutkusu var.
Translate from турецкий to английский
Biraz daha pasta ister misin?
Translate from турецкий to английский
Biraz daha pasta alır mısın?
Translate from турецкий to английский
Tom küçük bir parça pasta aldı.
Translate from турецкий to английский
Onun partisi için ona bir pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
Mary'nin doğum günü için bir pasta yapacağım.
Translate from турецкий to английский
Lütfen biraz pasta yiyin.
Translate from турецкий to английский
Ben pasta yemeği severim.
Translate from турецкий to английский
Partisi için bir pasta hazırladı.
Translate from турецкий to английский
Hiç muzlu pasta yedin mi?
Translate from турецкий to английский
Ne güzel pasta bu; canım çekti.
Translate from турецкий to английский
Lütfen biraz daha pasta alın.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye doğum günü için bir pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
Annem doğum günüm için pasta pişirdi.
Translate from турецкий to английский
Lütfen biraz daha pasta buyurun.
Translate from турецкий to английский
Biraz daha pasta isteyen var mı?
Translate from турецкий to английский
Mavi renkli bir pasta istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Luciano, maçtaki ezilen kişi, şampiyona mutevazı pasta yedirmeye çabalıyor olacak.
Translate from турецкий to английский
Pasta hazır mı?
Translate from турецкий to английский
Pasta yapalım.
Translate from турецкий to английский
Bu pasta tatlı.
Translate from турецкий to английский
Pasta yapıyordum.
Translate from турецкий to английский
Pasta için teşekkürler.
Translate from турецкий to английский
Annem pasta yapıyor.
Translate from турецкий to английский
Lütfen biraz pasta alın.
Translate from турецкий to английский
Tom bir pasta yiyor.
Translate from турецкий to английский
Annem doğum günüm için pasta yapmış.
Translate from турецкий to английский
Annem doğum günüm için pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
Benim için bir pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
Bir parça pasta istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom elmalı pasta yaptı.
Translate from турецкий to английский
Pasta nasıldı?
Translate from турецкий to английский
Tom biraz pasta aldı.
Translate from турецкий to английский
Pasta fırından çıkmaya hazır oluncaya kadar daha ne kadar süreceğini düşünüyorsun?
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'ye bir dilim pasta sundu.
Translate from турецкий to английский
Tom herhangi bir pasta istemedi.
Tom pasta üzerindeki mumları üfledi.
Tom pasta üzerindeki mumları söndürdü.
Pasta olacak mı?
Pasta olacak.
Ekmek yoksa, sadece pasta yiyin.
O bir pasta pişirdi.
Bugün annemin doğum günü. Pasta sipariş ettim.
Al, söz verdiğim gibi, işte çikolatalı pasta.
Pasta hâlâ fırında.
"Pasta var, ister misin?" "Evet!"
Daha önce hiç bu tür pasta yedin mi?
Biraz daha pasta istersen, bütün yapman gereken istemek.
Kaç tane pasta pişirdin?
Kimse Emily'den daha iyi elmalı pasta yapamaz.
Evimin önünde büyüleyici bir pasta salonu var.
Ne büyük bir pasta!
Bir pasta istiyorum.
Pasta zamanı.
Biraz pasta yer misin?
Elmalı pasta yapabilmem için birkaç elmaya ihtiyacım var.
Kim bir dilim pasta ister?
Hiç daha önce pasta yaptın mı?
Tom bir pasta pişirdi.
Bana bir parça pasta ayır.
Tom için biraz pasta ayırmalıyız.
Sana bir parça pasta ayıracağım.
Pi günü pasta yemek için harika bir gün.
Anneme bize bir pasta pişirteceğim.
Biz bir pasta yaptık ve içine haşhaş tohumu koyduk.
Pasta taze.
Çok lezzetli bir pasta yedik.
Yaptığı yaban mersinli pasta lezzetliydi.
Şimdi Tom pasta yiyor.
Biz size bir pasta yaptık.
Bir parça daha pasta alabilir miyim?
O pasta parçasını yiyecek misin?
Ne lezzetli bir pasta!
Onun için bir pasta pişirdim.
Pastadan sadece pasta kaplama şekeri eksik.
Bir dilim pasta almak zorundasın.
O, öğle yemeği için bir pasta pişirdi.
Pasta için teşekkür ederim.
Çocuklar pasta seviyor.
Kim bir parça pasta ister?
Pasta enfes.