Узнайте, как использовать plana в предложении на турецкий. Более 90 тщательно отобранных примеров.
Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.
Translate from турецкий to английский
Ben, plana karşı taban tabana zıtım.
Translate from турецкий to английский
O, yeni plana karşı.
Translate from турецкий to английский
Tom plana karşı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Tom plana ilgi gösterdi.
Translate from турецкий to английский
Bizim bir plana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Tom plana karşı çıkıyor.
Translate from турецкий to английский
Yeni plana karşı çıkan başkaları var mı?
Translate from турецкий to английский
Bob plana katılmadı.
Translate from турецкий to английский
O plana karşı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Hoover, plana karşı çıktı.
Translate from турецкий to английский
Ben plana tamamen karşıyım.
Translate from турецкий to английский
Hepimiz yeni plana katılıyoruz.
Translate from турецкий to английский
O, orijinal plana bağlı kaldı.
Translate from турецкий to английский
Her şey plana göre gitti.
Translate from турецкий to английский
Plana gülmekten kendimi alamadım.
Translate from турецкий to английский
İşçiler yeni plana karşı.
Translate from турецкий to английский
Bu plana bir itirazın var mı?
Translate from турецкий to английский
Mevcut olanların hepsi plana karşıydı.
Translate from турецкий to английский
İngiliz hükümeti plana karşı.
Translate from турецкий to английский
Plana karşı olduğunu açıkladı.
Translate from турецкий to английский
Köydeki çoğu insan plana itiraz etti.
Translate from турецкий to английский
Sadece bir plana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Yeni bir plana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Bir plana ihtiyacım var.
Translate from турецкий to английский
Bu plana itiraz etmeliyim.
Translate from турецкий to английский
Plana göre ilerliyoruz.
Translate from турецкий to английский
Önce bir plana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Başka bir plana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Orijinal plana sadık kalalım.
Translate from турецкий to английский
Plana sadık kalalım.
Translate from турецкий to английский
Onun hepsi plana göre gitti.
Translate from турецкий to английский
Her şey plana göre gidiyor.
Translate from турецкий to английский
Konferans plana göre gitti.
Translate from турецкий to английский
Ona karşı güçlü itirazlara rağmen onlar plana devam ettiler.
Translate from турецкий to английский
Kendi hesabıma, benim plana bir itirazım yok.
Translate from турецкий to английский
Önce her şey plana göre gitti.
Translate from турецкий to английский
Konferans plana göre sonuçlandı.
Translate from турецкий to английский
Her şeyin plana göre gideceğini umuyorum.
Translate from турецкий to английский
Bugün yaptığımız hiçbir şey plana göre gitmedi.
Translate from турецкий to английский
Plana göre, bu iş bu hafta içinde bitirilmeli.
Translate from турецкий to английский
Her şeyin plana göre gittiğini gördüğüme memnun oldum.
Translate from турецкий to английский
Bu yol orijinal plana göre tamamlanmalı.
Translate from турецкий to английский
Her şey plana göre giderse, yarın gece tekrar evde olmam gerekiyor.
Translate from турецкий to английский
Bütün üyelerin beşte dörtü plana karşıydı.
Translate from турецкий to английский
Sanırım orijinal plana sadık kalmalıyız.
Translate from турецкий to английский
Hâlâ bir plana ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Bir plana ihtiyacın var.
Translate from турецкий to английский
Plana aykırı bir görüşüm vardı.
Translate from турецкий to английский
İtirazın var mı bu plana?
Translate from турецкий to английский
Var mı itirazın bu plana?
Translate from турецкий to английский
Plana devam etmeye karar verdi.
Translate from турецкий to английский
Onlar sonuçta orijinal plana sadık kalmaya karar verdiler.
Translate from турецкий to английский
Şehrin manzarasında katedral ön plana çıkıyor.
Oturanların yarısından daha fazlası plana karşı çıkıyor.
Plana göre her şey iyi.
Tom yeni plana karşı çıkıyor.
Sanırım plana sadık kalmalıyız.
Oturanların yarısından fazlası plana karşı çıkıyor.
Tom'un yeni bir plana ihtiyacı var.
Eğer her şey plana göre giderse, yarın gece eve tekrar dönmüş olmalıyım.
Bildiğim kadarıyla plana bir itirazım yok.
Dil ders kitapları sadece iyi insanları ön plana çıkarmaktadır.
Tom daha iyi bir plana sahip.
Onun filmleri genellikle güçlü kadın karakterleri ön plana çıkarır.
Komitenin çoğunluğu plana karşı idi.
Plana karşı oy kullanman büyük cesaret.
Orijinal plana ne oldu?
Bizim daha iyi bir plana ihtiyacımız var.
İşlemesi için plana bir şans vermek zorundayız.
Bu plana kim karşı çıkar ki?
Bana gelince, plana aykırı hiçbir şeyim yok.
Tüm öğrenciler plana karşı değildir.
Ben plana oldukça karşıyım.
Hiçbir plana sahip olmamak iyi bir fikir değildir.
Yerinde olsam o plana karşı gelirdim.
Bütün enerjimi bu plana koydum.
Sanırım bu projeyi bir süre ikinci plana atmamız gerekecek.
Kesinlikle bir plana ihtiyacım vardı.
Tom'un boyu onu bir kalabalıkta ön plana çıkarıyor.
Anadoluspor takım oyunundan çok bireysel yeteneklerin ön plana çıktığı bir ekip.
Tom plana karşı, değil mi?
Plana karşı çıktım.
Plana itiraz ettim.
Benim dışımda herkes o plana karşıydı.
Plana ilgi gösterdi.
Plana neden karşısın?
Plana karşı çıktı.
Her biriniz kendi bireyselliğinizi ön plana çıkarmayı arzuluyorsunuz.
Katı plana göre ilerleyeceğiz.