Узнайте, как использовать pozitif в предложении на турецкий. Более 47 тщательно отобранных примеров.
Rönesans ile skolastik düşünce yerini pozitif düşünceye bırakmıştır.
Translate from турецкий to английский
Negatif elektronlar pozitif elektronlar çekerler.
Translate from турецкий to английский
Tom HIV pozitif olduğunu daha bugün öğrendi.
Translate from турецкий to английский
Tom Mary'nin hatalı olduğu hakkında pozitif.
Translate from турецкий to английский
Pozitif misin?
Translate from турецкий to английский
Tom pozitif mi?
Translate from турецкий to английский
Pozitif kalın.
Translate from турецкий to английский
Protonlar pozitif, elektronlar negatif yüke sahiptir ve nötronların yükü yoktur.
Translate from турецкий to английский
Pozitron bir elektrona benzeyen küçük bir parçacıktır fakat pozitif elektrik yüklüdür.
Translate from турецкий to английский
Bence küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkileri de var.
Translate from турецкий to английский
Küreselleşmenin pozitif olduğu kadar negatif etkilerinin de olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Sen pozitif kalmak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Benim kan grubum A pozitif.
Translate from турецкий to английский
Negatif düşündüğümü fark ettiğim zamanlarda, o düşünceyi daha pozitif bir biçimde tekrar kafamdan geçirirdim.
Translate from турецкий to английский
Daha pozitif olmaya ve sahip olduğum her şeyi ona vermeye karar verdim.
Translate from турецкий to английский
Enerji sakla, pozitif ol!
Translate from турецкий to английский
Pozitif sonuçlar istiyoruz.
Translate from турецкий to английский
Tom'un anabolik steroid testi pozitif çıktı.
Translate from турецкий to английский
Pozitif bir duygum var.
Translate from турецкий to английский
Pozitif kalmak zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Pozitif duygular iyi sağlık verir.
Translate from турецкий to английский
Pozitif olmalısın, negatif değil.
Translate from турецкий to английский
O pozitif en yaygın kan grubudur.
Translate from турецкий to английский
Pozitif atom çekirdekleri negatif elektronları çeker.
Translate from турецкий to английский
Pozitif düşünmenin gücüne inanıyorum.
Translate from турецкий to английский
Kendime pozitif kalmamı söyledim.
Translate from турецкий to английский
Pozitif iyonlara katyonlar denir.
Translate from турецкий to английский
Tom pozitif kaldı.
Translate from турецкий to английский
O bir hamilelik testi ve pozitif.
Translate from турецкий to английский
Tom pozitif üzerinde odaklanır ve negatif üzerinde durmaz.
Translate from турецкий to английский
Pozitif elektrota katot adı verilir.
Translate from турецкий to английский
Pozitif enerji gönderiyorum. Ommmmm.
Translate from турецкий to английский
Pozitif düşün!
Translate from турецкий to английский
Bazen olduğu gibidir. Üzerinde pozitif ve sevgi ile düşün ! Ağlamak yerine gülümsersin.
Translate from турецкий to английский
Sami meth testinde pozitif çıktı.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin A numunesi pozitif çıktı.
Translate from турецкий to английский
Ali'nin doping numunesi pozitif çıktı.
Translate from турецкий to английский
İktidar olmak istiyorsak halka umut vermeliyiz. Pozitif dil kullanmalıyız.
Translate from турецкий to английский
İçimizdeki pozitif duyguları çevremizle paylaşırsak yayılıp büyür.
Translate from турецкий to английский
Kadınlar için pozitif ayrımcılığı destekliyor musun?
Translate from турецкий to английский
Son 14 gün içinde COVID-19 testi pozitif çıkan birileriyle yakın temasa girdiniz mi?
Translate from турецкий to английский
COVID pandemisinin daha zoraki pozitif yönlerinden biri, açık hava etkinliklerindeki patlama olmuştur.
Translate from турецкий to английский
Ebeveynler, çocuklarında pozitif inanç ve değerler geliştirmek veya bunları çocuklarına aşılamak için çok çalışırlar.
İvan'ın testleri pozitif.
Pozitif olmaya çalışın.
Pozitif olmaya çalış.
Olumlu/pozitif kalmaya çalışıyorum.