Узнайте, как использовать prens в предложении на турецкий. Более 56 тщательно отобранных примеров.
Güçsüz bir prens olan Eric Danimarkalılar arasında büyük hoşnutsuzluğa sebep olan kötü bir para sistemi çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Hangi prens tahtın meşru varisi?
Translate from турецкий to английский
Prens Charles, bir sonraki İngiltere kralı olacak.
Translate from турецкий to английский
Keşke bir prens olsam.
Translate from турецкий to английский
Prens ormanda kayboldu.
Translate from турецкий to английский
Prens bir kurbağaya dönüştü.
Translate from турецкий to английский
"Küçük Prens" birçok dile çevrilmiş çok popüler bir kitaptır.
Translate from турецкий to английский
Prens yakışıklıdır.
Translate from турецкий to английский
Yakışıklı prens çok güzel bir prensese aşık oldu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir prens.
Translate from турецкий to английский
Çok yakışıklı bir prens istisnai güzel bir prensesle tanıştı.
Translate from турецкий to английский
Prens Charles bundan sonraki İngiliz kralı olacak.
Translate from турецкий to английский
Bir prens olmak o kadar kolay değil.
Translate from турецкий to английский
Genç prens yüksek bir sesle konuştu.
Translate from турецкий to английский
Şu kılıç bir prens için uygun.
Translate from турецкий to английский
Prens küçük kıza neden ağladığını sordu.
Translate from турецкий to английский
Prens Charles sonraki Britanya kralı olacak.
Translate from турецкий to английский
Prens, genç kızın bir ejderha tarafından yenmiş olduğunu sanmıştı.
Translate from турецкий to английский
Prens John eksiksiz bir törenle toprağa verildi.
Translate from турецкий to английский
Prens, Amerikalı bir bayandan İngilizce öğrendi.
Translate from турецкий to английский
Prens beyaz bir at istiyor.
Translate from турецкий to английский
Onunu prens hazretleri nerede?
Translate from турецкий to английский
Babasının evinde her prens harikadır.
Translate from турецкий to английский
"Küçük prens" Antoine de Saint-Exupéry tarafından fransızca dilinden birçok dile çevirildi.
Translate from турецкий to английский
Prens bekliyor.
Translate from турецкий to английский
"Prens"i kim yazdı?
Translate from турецкий to английский
Prens o gün kral oldu.
Translate from турецкий to английский
Prens William'ın herhangi birinin ona Bill demesine izin verip vermeyeceğini merak ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Onun babasının evinde her prens harikadır.
Translate from турецкий to английский
Bir prens geldi, beyaz bir ata biniyordu.
Translate from турецкий to английский
Prens Charles'ın büyük kulakları var.
Translate from турецкий to английский
Prens basit bir köylüye aşık oldu ve onunla evlendi.
Translate from турецкий to английский
Bir kemer tokası çalan idam edilecek; bir devlet çalan bir prens olur.
Translate from турецкий to английский
Bir prens olmak kolay değildir.
Translate from турецкий to английский
Prens aniden korumasının artık yanında olmadığını fark etti.
Translate from турецкий to английский
Henüz Prens Charming'i buldunuz mu?
Translate from турецкий to английский
Prens ve prenses hemen aşık oldular.
Translate from турецкий to английский
Prens, ejderhayı öldürdü.
Translate from турецкий to английский
Prens Hamlet bir oyun yazarı değildi.
Translate from турецкий to английский
Prenses büyüdüğü zaman büyük bir mesafe yaşayan bir prens ile nişanlandı.
Translate from турецкий to английский
Prens yaklaşık bütün gün oyalandı.
Translate from турецкий to английский
Bir kral gibi kahvaltı, bir prens gibi öğle yemeği ve bir fakir gibi akşam yemeği ye.
Translate from турецкий to английский
Prens tahta geçti.
Translate from турецкий to английский
Prens oduncunun kızına aşık oldu.
Translate from турецкий to английский
Prens uzun bir yolculuğa çıktı.
Translate from турецкий to английский
O bir peri masalından bir çeşit prens gibi görünüyordu
Ben Prens Edward Adası'ndaki mutsuz kızım.
27 Aralık 1923'te, veliaht prens Daisuke Namba tarafından vuruldu.
Ben bir prens değilim.
Beyaz bir atta bir prens aramayı bırakın; Onlar yoklar.
Prens ve prenses tezahürat yapan kalabalığın içinden geçtiler.
Prens ölmelidir.
Kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.
Üstü başı kirli çocuğun kılık değiştirmiş bir prens olduğu ortaya çıktı.
Bir varmış bir yokmuş, hüzünlü bir prens varmış.
Oğlum prens kılığına girdi.