Узнайте, как использовать risk в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Risk almaktan nefret ederim.
Translate from турецкий to английский
Risk almayın.
Translate from турецкий to английский
Niçin böyle bir risk alıyorsun?
Translate from турецкий to английский
Karısı herhangi bir risk almaması için ona yalvardı.
Translate from турецкий to английский
Bana yardım ederken bir risk aldı.
Translate from турецкий to английский
Kumarbazlar risk almayı severler.
Translate from турецкий to английский
Risk alma.
Translate from турецкий to английский
Tom o tür bir risk almak istemiyor.
Translate from турецкий to английский
Niçin risk alalım?
Translate from турецкий to английский
O büyük bir risk aldı.
Translate from турецкий to английский
Onlar büyük bir risk aldı.
Translate from турецкий to английский
Risk çok fazla büyük.
Translate from турецкий to английский
Herhangi bir risk yok mu?
Translate from турецкий to английский
Neden risk almamı bekledin?
Translate from турецкий to английский
Bu insanlar için risk almaya değer mi?
Translate from турецкий to английский
Bir risk var.
Translate from турецкий to английский
Bu bir risk.
Translate from турецкий to английский
Risk aldım.
Translate from турецкий to английский
Onu yapmak için, risk almak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Ömür boyu risk almamışsın yetmiş yaşında risk alsan ne olur almasan ne olur?
Translate from турецкий to английский
Hiç risk almadın.
Translate from турецкий to английский
Neden bu yaşına kadar hiç risk almadın?
Translate from турецкий to английский
Risk altında olan nedir?
Translate from турецкий to английский
Büyük bir risk aldın.
Translate from турецкий to английский
Bugün büyük bir risk aldım.
Translate from турецкий to английский
Size güvenip risk alınmaz.
Translate from турецкий to английский
Sen kendi konumundan vazgeçmemek için risk almadın.
Translate from турецкий to английский
Sen rahatından vazgeçmemek için risk almadın.
Translate from турецкий to английский
Daha fazla risk alma.
Translate from турецкий to английский
Risk almak zorunda kalacağız.
Translate from турецкий to английский
Bazen risk almak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Şu an risk almak aptallıktan başka bir şey olmaz.
Translate from турецкий to английский
Risk almamız gerekebilir ya da durumun daha kötüye gitmesine seyirci kalırız; seçim sizin.
Translate from турецкий to английский
Fazla kazanmak için fazla risk almak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Risk almak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Risk yoksa ödül de yok.
Translate from турецкий to английский
Tom risk aldı.
Translate from турецкий to английский
Risk almaya değmez.
Translate from турецкий to английский
Boş ver Tom, risk almaya değmez.
Translate from турецкий to английский
Bu tahmini bir risk.
Translate from турецкий to английский
Kesinlikle hiçbir risk yok.
Translate from турецкий to английский
Başarılı olmak istersen bir sürü risk almak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Bu almamız gereken bir risk.
Translate from турецкий to английский
Hiçbir risk yok.
Translate from турецкий to английский
Bu almak zorunda kalacağımız bir risk.
Translate from турецкий to английский
Bu almak zorunda kalacağım bir risk.
Translate from турецкий to английский
Almayı göze alamamamız bir risk.
Translate from турецкий to английский
Bu sadece almak zorunda olduğun bir risk.
Translate from турецкий to английский
Sen korkunç bir risk alıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Tom risk almaktan hoşlanmaz.
Translate from турецкий to английский
Hayatta, risk almazsanız her şeyi riske atarsınız.
Translate from турецкий to английский
Biz risk almak zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Risk çok büyük.
Translate from турецкий to английский
Sen büyük bir risk alıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Büyük bir risk alıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Oldukça risk alıyorsun.
Translate from турецкий to английский
Gerçekten risk almaya değer mi?
Adrenalin tutkunları aşırı risk almaya bayılır.
Tom büyük bir risk alıyor.
Buraya gelerek büyük bir risk alıyorsun.
Tom böyle büyük bir risk almak istemiyordu.
O hâlâ büyük bir risk.
Tom büyük bir risk aldı.
Büyük bir risk alıyorsun, Tom.
Biz risk almamalıyız.
Öyle risk almayı göze alamayız.
Risk olmadan kazanç olmaz.
Risk yoksa kazanç da yok.
Ona göre, çok az sayıda risk var.
Risk almayan insanların, hiç problemi olmazdı.
Bu risk kabul edilmez.
Tom risk almak istemiyor.
Risk altında olan çok şey var.
Herhangi bir risk var mı?
Herkes risk altında.
Risk küçük.
Gereksiz risk alma.
Bu hepimizin almaya hazır olduğu bir risk.
Sadece aptallar risk alır.
Çocuklar kurşun zehirlenmesi için daha fazla risk altındadır.
Askeri pilotlar sivil pilotlardan daha fazla risk almak için eğitilmiştir.
Onun kariyeri risk altında.
Belki risk almamalısın.
Onun bir risk olduğunu sana söylemiştim.
Ben o tür risk almanı isteyemem.
Almak zorunda olmamız bir risk.
Bu almaya hazır olduğumuz bir risk.
Bu almaya hazır olduğum bir risk.
Onun gelmeyeceğine dair bir risk var.
Tom çok büyük bir risk alıyor.
Profesör dün güneş enerjisi konulu bir konferans verdi. Ben Göreceli Risk konulu bir konferans verdim.
Zor iş kimseyi öldürmedi. Ama risk almak neden?!
Böyle bir risk almak istemiyorum.
Ben risk hakkında kaygılanmıyorum.
Dan'in hayatı risk altında.
Bir risk almadan hiçbir şeyi başaramazsın.
İlgili büyük bir risk var.
Biz risk alamayız.
Hisse senetlerine yatırım yapmak risk içerir.
Biz her zaman risk alırız.