Узнайте, как использовать sörf в предложении на турецкий. Более 77 тщательно отобранных примеров.
Sörf sever misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom sörf yapmaya düşkündür.
Translate from турецкий to английский
O, internette sörf yaparak çok fazla zaman harcar.
Translate from турецкий to английский
Sörf yapmaya bayılıyor.
Translate from турецкий to английский
Yüzerek ve sörf yaparak eğlendin mi?
Translate from турецкий to английский
O sörf yapmaya gitti.
Translate from турецкий to английский
Onlar sörf yapmaya gittiler.
Translate from турецкий to английский
İnternette sörf etmeyi severim.
Translate from турецкий to английский
Tom sörf yapmaya gitti.
Translate from турецкий to английский
1998'den beri herhangi biri internette sörf yapma girişiminde bulundu mu?
Translate from турецкий to английский
Christopher Columbus Pirate Bay'ın sularından zevk aldı ve oraya sık sık sörf yapmaya giderdi.
Translate from турецкий to английский
Sörf yapmaya gidebilir miyim?
Translate from турецкий to английский
Nerede bir sörf alabilirim?
Translate from турецкий to английский
Nereden sörf kiralayabilirim?
Translate from турецкий to английский
Tom bana bir sörf verdi.
Translate from турецкий to английский
Tom bana yeni bir sörf tahtası aldı.
Translate from турецкий to английский
Sörf yapmayı nerede öğrenebilirim?
Translate from турецкий to английский
Tom bana sörf yapmayı öğretti.
Translate from турецкий to английский
Çocuklarıma sörf yapmayı öğretmeye başladım.
Translate from турецкий to английский
Bana sörf yapmayı öğretir misin?
Translate from турецкий to английский
Asla sörf yapmıyordum.
Translate from турецкий to английский
Bu kadar iyi sörf yapmayı sana kim öğretti?
Translate from турецкий to английский
Sörf eğlenceli görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Sörf eğlenceliydi.
Translate from турецкий to английский
Tom sörf yapmaya gittiğinde genellikle bir dalış elbisesi giyer.
Translate from турецкий to английский
O yaz boyunca her gün sörf yapar.
Translate from турецкий to английский
Dün bu saatlerde internet de sörf yapıyordum.
Translate from турецкий to английский
Avukatların sörf yapmasına gerek yoktu.
Translate from турецкий to английский
Bu öğrenciler çok sık sörf yapar mı?
Translate from турецкий to английский
Çok sık sörf yapmaz mısın?
Translate from турецкий to английский
Sörf yapmaya gidelim.
Translate from турецкий to английский
O her hafta sonunu internette sörf yaparak geçirir.
Translate from турецкий to английский
Hangisinde daha iyisin, yarım sörf tahtasıyla sörf yapmada mı yoksa sörf yapmada mı?
Translate from турецкий to английский
Tom sörf yapmayı sever.
Translate from турецкий to английский
Web'de sörf yaptığında web siteleri tarafından izlenebilirsin.
Translate from турецкий to английский
Eğer onun yerine internette sörf yapabiliyorsan, sörf yapmak için bir tekne ya da gemiye ihtiyacın yok.
Translate from турецкий to английский
Mademki onun yerine internette sörf yapabiliyorsun, sörf yapmak için bir gemiye ya da tekneye sahip olmana gerek yok.
Translate from турецкий to английский
Internette sörf yapmayı severim.
Translate from турецкий to английский
Sörf tahtası bavuluma sığmaz.
Translate from турецкий to английский
Bu sabah sörf yapmaya gittim.
Translate from турецкий to английский
Tom ve ben bu sabah sörf yapmaya gittik.
Translate from турецкий to английский
Tom bu sabah sörf yapmaya gitti.
Translate from турецкий to английский
Mary bu sabah sörf yapmaya gitti.
Translate from турецкий to английский
Bu sabah sörf yapmaya gittin, değil mi?
Translate from турецкий to английский
En son ne zaman sörf yapmaya gittin?
Translate from турецкий to английский
Sörf yapamam.
Translate from турецкий to английский
Ben onlarla sörf yapmaya gittim.
Translate from турецкий to английский
Kiminle sörf yapmaya gittin?
Translate from турецкий to английский
Tom'la sörf yapmaya gittim.
Translate from турецкий to английский
Sörf yapmaktan hoşlanıyorum.
Dün sörf yapmaya gittim.
Yeni sörf tahtasını denemek için sabırsızlanıyordu.
Sörf yapıyor musun?
Sörf yapmaktan hoşlanmam.
Tom Mary ile sörf yapmaya gitmiş olabilir.
Tom Mary ile sörf yapmaya gitmiş. olabilir.
Tom'un Mary ile sörf yapacağını düşündüm.
Tom'dan sörf yapmayı öğrendim.
Hiç Tom'la sörf yapıyor musun?
Tom bugün bir sörf tahtası alabilir.
Tom bugün bir sörf tahtası satın alabilir.
Tom gerçekten çok iyi sörf yapmayı bilmiyor.
Tom gerçekten çok iyi sörf yapmayı bilmediğini söyledi.
Geçen yaz her gün sörf yapmaya gittim.
Sami kazadan sonra sörf yapmayı bıraktı.
Sami, Hawaii'de sörf yapmaya gitti.
Tom zamanının çoğunu sörf yaparak geçirir.
Hiç Tom'la sörf yaptın mı?
Tom'la hiç sörf yaptın mı?
Geçen yaz kaç kere sörf yaptın?
Hiç sörf yapmayı denediniz mi?
Sörf yapmayı çok iyi bilmiyorum.
Sörf yapmayı seviyorsun, değil mi?
Sörf yapmak çok eğlenceli.
Ciddiysen sonuna kadar varım, dalgasındaysan da manyak sörf yaparım.
Sörf yapmaktan mı bahsediyorsun?
Münir, Gazze'de sörf yapmayı hayal ediyordu.