Узнайте, как использовать sabit в предложении на турецкий. Более 57 тщательно отобранных примеров.
Nüfus sabit kalır.
Translate from турецкий to английский
Durdurulamayan bir güç sabit bir cismi vurursa ne olur?
Translate from турецкий to английский
Kralın ilkelerinde sabit bir standart vardır.
Translate from турецкий to английский
Bu tablo, sabit değildir.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bu merdiveni sabit tut.
Translate from турецкий to английский
Bu merdiveni sabit tutun.
Translate from турецкий to английский
Benim sabit disk neredeyse dolu.
Translate from турецкий to английский
Sabit bir biçimde durarak elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştı.
Translate from турецкий to английский
Artık sabit hattımız yok.
Translate from турецкий to английский
Otobanda sabit bir hızda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Ev fiyatları aylarca sabit kaldı.
Translate from турецкий to английский
Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.
Translate from турецкий to английский
Tom sabit diskine yeniden format attı.
Translate from турецкий to английский
Bir sabit telefon hattım yok.
Translate from турецкий to английский
Bisikletini sabit bir hızda sürdü.
Translate from турецкий to английский
Sabit kal ya da vurulacaksın.
Translate from турецкий to английский
Sabit diskini kazara formatladım.
Translate from турецкий to английский
Bazı cookie'ler kullanıcıların sabit disklerinde süresiz olarak kaydedilir.
Translate from турецкий to английский
Adam, aramak için sabit hat kullanıyor.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar seni hiç sabit fikirli olarak suçlar mı?
Translate from турецкий to английский
Böyle bir sabit fikirden kurtulsak iyi olur.
Translate from турецкий to английский
Telesekreterde bir mesaj: "Lütfen beni sonra ara. 18.00'e kadar cep telefonumdan, ondan sonra ise sabit hat üzerinden bana ulaşabilirsin.
Translate from турецкий to английский
Gezegendeki su miktarı sabit kalır.
Translate from турецкий to английский
Bu kaldırılamaz. O sabit.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom sabit fikirli.
Translate from турецкий to английский
Thomas sabit vites bisiklet sürer.
Translate from турецкий to английский
Kafasında sabit bir fikir vardı.
Translate from турецкий to английский
Tom sabit fikirli.
Translate from турецкий to английский
Her şey akar ve hiçbir şey sabit kalmaz.
Translate from турецкий to английский
Tom her şeyi harici sabit disk üzerine yedekledi.
Translate from турецкий to английский
Milattan önce 384 ve 322 yılları arasında yaşamış olan Aristo, Dünya'nın yuvarlak olduğuna inanıyordu. Dünya'nın evrenin merkezi olduğu; Güneş'in, Ay'ın ve bütün sabit yıldızların da onun çevresinde döndüğü görüşündeydi.
Translate from турецкий to английский
Ben yeni bir sabit disk aldım.
Translate from турецкий to английский
Kan akışı genellikle sabit ve süreklidir.
Translate from турецкий to английский
Bu günlerde hiç kimsenin bir sabit hattı yok.
Translate from турецкий to английский
O sabit bir hızda tepeye yürüyordu.
Translate from турецкий to английский
Ben sabit gelirliyim.
Translate from турецкий to английский
O sabit vitesli bir bisiklet sürüyor.
Translate from турецкий to английский
Sabit sürücüme yeniden format atamam. O çok büyük.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bir sabit telefon hattı yok.
Translate from турецкий to английский
Sabit disk parçalanmış gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский
Sabit diskime hâlâ format atamadım.
Translate from турецкий to английский
O sabit vitesli bir bisiklete biner.
Translate from турецкий to английский
Tom sabit diskini birleştirdi.
Translate from турецкий to английский
Tom sabit sürücüsünü birleştirdi.
Translate from турецкий to английский
Hizmetlerim için haftalık iki bin dolar sabit ücret talep ediyorum.
Translate from турецкий to английский
Üç harici sabit diskimiz var.
Sabit bir takvim yok.
Rüzgarların ortalama hızı sabit kaldı.
Göz merceğiniz içindeki baskıyı ölçmeliyiz. Lütfen iki gözünüzü genişçe açın ve sabit bir şekilde buradaki bu objeye bakın.
Sevilen bir insana duyulan özlem, yuvaya duyulan özlem gibidir. Sadece bu sabit bir yer değil, onun yanında ki yerdir.
Beyzbol maçının sabit bir süresi yok. Duruma göre 1 saat de sürebilir, 8 saat de.
Raporda sabit önerilerde de bulunuluyor.
Ancak istihdam oranı sabit kalıyor.
IP adresim sabit.
Ağrı sabit mi yoksa zonklama şeklinde mi?
Tom'un sabit bir geliri var.
Tecrübeyle sabit, insanlar aynı hataları tekrar tekrar yapma eğilimindedirler.