Узнайте, как использовать sahte в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
Belge ne gerçek ne de sahte.
Translate from турецкий to английский
Sahte dostlara ihtiyacım yok.
Translate from турецкий to английский
Onun kimliği sahte idi.
Translate from турецкий to английский
Bizim güvenlik kameraları sahte.
Translate from турецкий to английский
Polise sahte isim ve adres vermiş.
Translate from турецкий to английский
Polise sahte bir isim ve adres verdi.
Translate from турецкий to английский
Bazı insanlar iş bulmak için sahte isimler kullanmak zorunda kaldı.
Translate from турецкий to английский
Bu sahte.
Translate from турецкий to английский
Sahte değil.
Translate from турецкий to английский
O sahte bir kimlik kartı kullanıyordu.
Translate from турецкий to английский
Onlar sahte.
Translate from турецкий to английский
Hayatımda sahte bir sevgi, saygı ve şak şak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom'a sahte bir adres verdim.
Translate from турецкий to английский
Her tarafım sahte ayarlanmış insanlarla dolu, yazıklar olsun hepinize.
Translate from турецкий to английский
Bana sahte sevgiler sunmayın.
Translate from турецкий to английский
Ayarlanmış dostluklar, sahte sevgiler, yapmacık davranışlar insanın midesini kaldırmaz mı?
Translate from турецкий to английский
Onların hepsi sahte.
Translate from турецкий to английский
Bunun sahte olmadığından oldukça eminim.
Translate from турецкий to английский
Bu sahte çevrecilikten daha fazla bir şey değil.
Translate from турецкий to английский
Bu şimdiye kadar gördüğüm en iyi sahte kimlik.
Translate from турецкий to английский
Bu elmas sahte.
Translate from турецкий to английский
Beni sahte bir sevgiyle aldatmaman lazımdı.
Translate from турецкий to английский
O gözyaşları sahte.
Translate from турецкий to английский
Tahminlere göre, Türkiye’de 4 milyon civarında sahte Twitter hesabı var.
Translate from турецкий to английский
Sahte para her zaman geri gelir.
Translate from турецкий to английский
Onun sahte olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Onlar sahte olmalı.
Translate from турецкий to английский
Bunlar sahte olmalı.
Translate from турецкий to английский
Tom sahte bir kimlik kullandı.
Translate from турецкий to английский
Tom barmene sahte kimlik kartı gösterdi.
Translate from турецкий to английский
Mary sahte kirpikler taktı.
Translate from турецкий to английский
Tom sahte sakalını çıkardı.
Translate from турецкий to английский
Ona sahte bir isim verdim.
Translate from турецкий to английский
Belki de bu sahte.
Translate from турецкий to английский
Bu tamamen sahte.
Translate from турецкий to английский
Tüm sahte, angarya ve kırık düşlerle; hala güzel bir dünya.
Translate from турецкий to английский
Tom, sahte bir saat satın aldı.
Translate from турецкий to английский
Bu sahte mi?
Translate from турецкий to английский
Bunlar sahte.
Translate from турецкий to английский
Sanırım Tom aldığı tablonun sahte olduğunu öğrendiğinde oldukça kızacak.
Translate from турецкий to английский
Tom orijinal ile sahte arasındaki farkı bilmiyor.
Translate from турецкий to английский
Onlar gerçek mi yoksa sahte mi?
Translate from турецкий to английский
Onun göğüsleri gerçek mi yoksa sahte mi?
Translate from турецкий to английский
İnciler gerçek mi yoksa sahte mi?
Translate from турецкий to английский
Sen sahte bir tanrısın.
Translate from турецкий to английский
Ona sahte bir adres verdim.
Translate from турецкий to английский
Onlara sahte bir adres verdim.
Translate from турецкий to английский
Bu tabloyu satın alma; sahte.
Translate from турецкий to английский
Bu açıkça sahte.
Translate from турецкий to английский
Bunun sahte olduğunu sana düşündüren ne?
Translate from турецкий to английский
Bardaki o kız sana sahte bir telefon numarası verdi, değil mi ?
Translate from турецкий to английский
Onun sahte olduğunu düşündüm.
Translate from турецкий to английский
Pasaport açıkça sahte.
Bu elmas gerçek mi yoksa sahte mi?
Tom bir sahte Rolex takıyor.
Tom daha şık görünmek istediği için sahte gözlük taktığını kabul etti.
Tom sahte gözlük takıyordu.
O, bara girmek için bir sahte kimlik kartı kullandı.
O bir sahte kimlik kullandı.
Sahte palyaçolar Fransa'da insanları terörize ediyorlar.
Mary, Hong Kong'da sahte bir Louis Vuitton el çantası satın aldı.
Onun sahte bir bronzluğu vardır.
Tom, Mary'nin evine sahte delil yerleştirdi.
Onun sahte bir bronzluğu var.
Mary genellikle sahte evlilik yüzüğü takıyor.
Kendimi sahte umutlara vermek istemiyorum.
Onu göğüslerinin sahte olduğuna bahse girerim.
Web sitelerini kullanmak için kayıt sırasında insanların sahte kişisel bilgi vermeleri nadir değildir.
Web sitesi hesabı oluştururken, insanlar genellikle sahte kişisel bilgiler verirler.
Sahte.
Sahte insanları gerçekten sevdim.
Bayım, bu çekler sahte.
Bu, sahte elmastan bir kolyeydi.
O, sahte arkadaşlar ve utanmaz kadınlarla çevrili bir masada oturuyor.
Onlar büyük olasılıkla işe yarayamaz. Bunların hepsi sahte.
Söylentiye göre onlar doktora sahte isimler verdi.
Bu sahte haber Facebook'ta milyonlarca kez paylaşıldı.
Sahte bıyığı bir taraftan soyulmaya başladı.
Asya ülkelerinden sahte DVD'ler Avrupa pazarına sızdı.
Tom Facebook'ta sahte bir haber paylaştı.
Tom sahte çek bozdurduğunu itiraf etti.
Tom sahte bir kimliği var.
Mary'nin sahte bir kimliği var.
Mary sahte bir doktor.
Sahte bir kimliğim var.
Sahte bir pasaport almak ne kadar zor?
Sahte kimlik almak ne kadar zor?
Bunun sahte olduğunu nereden biliyorsun?
Bunun sahte olduğunu nasıl biliyorsun?
Bu iddialar sahte.
O aksan sahte.
Bu fotoğraf sahte görünüyor.
Biz tamamen sahte bir dünyada yaşıyoruz.
Sami sahte bir kimlik çıkardı.
Sami polislere eksiksiz bir sahte hikaye anlattı.
Sami sahte bir kimlik elde etti.
Tom sık sık sahte bir alyans takıyor.
Bu sahte, değil mi?
Bunun sahte olduğu çok belli.
Tom internette sahte hesaplarla bana sataşıyor.