Узнайте, как использовать sel в предложении на турецкий. Более 71 тщательно отобранных примеров.
Okullar sel nedeniyle tatil edildi.
Translate from турецкий to английский
Sel, ekinlere büyük zarar verdi.
Translate from турецкий to английский
Sel alçalmaya başladı.
Translate from турецкий to английский
Sel köyü mahvetti.
Translate from турецкий to английский
Sel suları evimi nehre yuvarladı.
Translate from турецкий to английский
Sel köye büyük hasar verdi.
Translate from турецкий to английский
Sel pek çok zarara neden oldu.
Translate from турецкий to английский
Yüzlerce alan sel suları altında kaldı.
Translate from турецкий to английский
Ev sel tarafından yıkıldı.
Translate from турецкий to английский
Köprü sel nedeniyle dayanamadı.
Translate from турецкий to английский
Sokaklar ve evler sel altında kaldı.
Translate from турецкий to английский
Sel nehrin yönünü değiştirdi.
Translate from турецкий to английский
Sel bir çamur tabakası oluşturdu.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmurdan sonra büyük bir sel vardı.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmur sel getirdi, hasara sebep oldu.
Translate from турецкий to английский
Yağmur yağdığında sokakları sel bastı.
Translate from турецкий to английский
Köy sel tarafından izole edildi.
Translate from турецкий to английский
Almanya'da sel oluyor mu?
Translate from турецкий to английский
Sel köye bir sürü zarar verdi.
Translate from турецкий to английский
İki haftalık şiddetli yağmur sel ile sonuçlandı.
Translate from турецкий to английский
Birçok ev sel tarafından sürüklendi.
Translate from турецкий to английский
Sel toplulukları için bir krize neden oldu.
Translate from турецкий to английский
Sel onların toplumunda bir felakete neden oldu.
Translate from турецкий to английский
Sokağı sel bastı.
Translate from турецкий to английский
Eski güzel günlerin hatıraları sel gibi peş peşe geldi.
Translate from турецкий to английский
Tom sel sigortası satın almalıydı.
Translate from турецкий to английский
Tom sel bölgesinde yaşıyor ama sel sigortası yok.
Translate from турецкий to английский
Burada son birkaç gün sel gibi yağmur yağdı.
Translate from турецкий to английский
1342 sel kronolojisi Köln'de, biri şehir duvarlarının üzerinde bir tekneye binebiliyorken, Mainz katedralinde suyun bir insanın göğüs hizasına geldiğini söylüyor.
Translate from турецкий to английский
1342 yılında, Ren, Main ve Tuna üzerinde şehirler İncildeki oranlarda bir sel buhranına kapıldı. Binlerce insan hayatını kaybetti.
Translate from турецкий to английский
Phnom Penh'i iki ya da üç gün önce sel bastı.
Translate from турецкий to английский
Sel hasarı on milyon dolara ulaştı.
Translate from турецкий to английский
Nehir kendi kıyılarını aştı ve çevresindeki alanları sel bastı.
Translate from турецкий to английский
Ağır yağışların bir sonucu olarak sel baskınları meydana geldi.
Translate from турецкий to английский
Kütlesel sel, yerel ulaşım ağını felç etti.
Translate from турецкий to английский
İnsanlar sel yüzünden tahliye edildiler.
Translate from турецкий to английский
Şiddetli yağmurun ardından büyük bir sel baskını oldu.
Translate from турецкий to английский
Sel nedeniyle kötü bir pirinç hasadı oldu.
Translate from турецкий to английский
Binlerce ev sel tarafından tahrip edildi.
Translate from турецкий to английский
Sel, nehri geçmemi engelledi.
Translate from турецкий to английский
Köprüyü sel götürdü.
Translate from турецкий to английский
Muazzam bir sel yerel ulaşım ağı felç etti.
Translate from турецкий to английский
Sel suyu pencere seviyesine ulaştı.
Translate from турецкий to английский
Yoğun yağış ardından büyük bir sel vardı.
Translate from турецкий to английский
Kasaba fırtınadan sonra sel tarafından tahrip edildi.
Translate from турецкий to английский
Birkaç ev büyük sel tarafından sürüklendi.
Translate from турецкий to английский
Birkaç ev sel tarafından sürüklendi.
Radyo bir sel riski olduğu hususunda bizi uyarmıştı.
Radyo sel olasılığı hakkında bizi uyardı.
Şiddetli yağmur vadiye sel getirdi.
Sel, altı bin hektar ekili alanı tahrip etti.
Bir Florida şehri sokaklardaki tuzlu suyu emmek için vakum hortumları ile donatılmış tanker kamyonları göndererek düzenli gelgit sel baskınına karşılık veriyor.
Yağmurlar sel olarak geldi.
Sel suları, kasaba civarını harap edecektir.
Tom'un sel sigortası yok.
Sel kurbanlarına yiyecek ve giyecek sağladık.
Onlar sürekli sel korkusu içinde yaşarlar.
Köprü sel tarafından yıkandı.
Sel, yaşadıkları en büyük felaketti.
Sel büyüktü.
Sel muazzamdı.
Sel suları nihayet geri çekildi.
Sel suları kumdan kaleyi yıktı.
Tom, sel sigortası olmadığını söyledi.
Allah verirse el getirir, sel getirir, yel getirir.
Dünyayı sel bassa ördeğe vız gelir.
Cenazede gözyaşları sel oldu.
Bu bir uyarıydı: sel geliyordu.
Seçkin ödülü sel önleme projesiyle kazandı.
Sel olması bekleniyor.
Sel nedeniyle derslere ara verildi.