Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "servet"

Узнайте, как использовать servet в предложении на турецкий. Более 90 тщательно отобранных примеров.

Babam bana büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

O, borsada bir servet kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Babası tarafından ona bırakılan servet onun rahat bir şekilde yaşamasını sağlar.
Translate from турецкий to английский

Ben sansüre inanıyorum. Onun sayesinde bir servet yaptım.
Translate from турецкий to английский

O çok çalışma sayesinde bir servet yaptı.
Translate from турецкий to английский

O, oğluna bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Oğluna hatırı sayılır bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Oğluna büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Fred eşine büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Tom bir gecede bir servet kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Tom bir servet harcamış olmalı.
Translate from турецкий to английский

Tom yeni evine bir servet harcamış olmalı.
Translate from турецкий to английский

Büyükannem bize büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Adam büyük bir servet yaptı.
Translate from турецкий to английский

O bir servet adamı.
Translate from турецкий to английский

Amcam bir servet yaptı.
Translate from турецкий to английский

O, petrolde bir servet yaptı.
Translate from турецкий to английский

Tom oğluna bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

O büyük bir servet biriktirdi.
Translate from турецкий to английский

Bu kitaplar bir servet değerinde.
Translate from турецкий to английский

Servet mirasçılar arasında eşit olarak bölündü.
Translate from турецкий to английский

Kızına büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Karısına çok büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Ölmeden önce büyük bir servet biriktirdi.
Translate from турецкий to английский

Servet bize her zaman mutluluk getirmez.
Translate from турецкий to английский

Çocuklarına çok büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Bir servet yapacağız.
Translate from турецкий to английский

Bu elmas servet tutar.
Translate from турецкий to английский

O, bir servet kazanmadı, servet onu kazandı.
Translate from турецкий to английский

Bir servet yaptım.
Translate from турецкий to английский

Tom'un servet değeri ne kadar?
Translate from турецкий to английский

Tom büyük bir servet biriktirdi.
Translate from турецкий to английский

Tom oğluna büyük bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Norveç'in egemen servet fonu o kadar büyüktür ki evrak üzerinde her Norveçli bir milyonerdir.
Translate from турецкий to английский

Servet gittikçe daha konsantre oluyor.
Translate from турецкий to английский

Servet toplamaya çalıştı.
Translate from турецкий to английский

Tom eşine bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Tom evi için bir servet ödemiş olmalı.
Translate from турецкий to английский

Tom bunun için bir servet ödemiş olmalı.
Translate from турецкий to английский

Tom borsada bir servet kaybetti.
Translate from турецкий to английский

Şu arkadaş servet içinde yüzüyor.
Translate from турецкий to английский

Tom muhtemelen servet yapacak.
Translate from турецкий to английский

Bir servet edinebilirdik.
Translate from турецкий to английский

O, vasiyetinde karısına bir servet bıraktı.
Translate from турецкий to английский

Bir servet harcamadan kendinizi şımartabilirsiniz.
Translate from турецкий to английский

O, fakir bir ailede doğduğu için, servet için endişeli.
Translate from турецкий to английский

O ün veya servet düşünmeden kendini resme adadı.
Translate from турецкий to английский

Dan Linda'nın ölümünden bir servet alabileceğinin iyi farkındaydı.
Translate from турецкий to английский

En iyi satan romanı yazarak bir servet yaptı.
Translate from турецкий to английский

O akıllıca yatırım yaparak, bir servet biriktirmiş.

O akıllıca yatırım yaparak bir servet biriktirmiş.

Tom çocukları için hiçbir servet bırakmadı.

Çiftçi oğullarına hiçbir servet bırakamadı.

Mary oğullarına servet bırakmadı.

Tom petrolde bir servet yaptı.

Bu iki ya da üç yıl içinde, büyük miktarda servet sahibi oldu.

Geçen ay telefon faturasına bir servet harcadım.

Tüccar, savaş sonrası döneminde muazzam servet biriktirdi.

Ben bunun için bir servet ödedim.

Bunu yaparak bir servet kazanabilirdim.

Tüm servet onun kızına gidecek.

Eğitimin amacı servet veya statü değil ama kişisel gelişim.

Öldüğünüzde dünyadaki tüm servet değersizdir.

Saplantılı servet arzusu, insanlık tarihinin büyük yıkıcı güçlerinden biri olmuştur.

Servet ve sağlık el ele gider.

Servet kazanmakla ilgilenmiyorum.

Servet arayışı beni ilgilendirmiyor.

Tom büyük servet sahibi bir adamdır.

Tom muazzam bir servet toplamış.

Leyla bir servet edindi.

Servet kibir doğurur.

Servet cazibesini asla anlamayacağım.

Ölüm kapınızı çaldığında dünyadaki tüm servet faydasızdır.

Kayıp ün ve servet var.

Tom büyük bir servet miras aldı.

Ben buna koca bir servet yatırdım.

Tom bir servet kazanmıştı.

O öldü ve oğluna bir servet bıraktı.

Tom muhtemelen bir servet kazanacak.

Sami, popüler deniz ürünleri restoranı ile küçük bir servet kazandı.

Ilk servet sağlıktır.

Anadoluspor Ali'ye servet ödeyecek.

En büyük servet sağlıktır.

Kumarda bir gecede servet kaybetti.

Pandemi süreci pek çok bireysel satıcıyı olumsuz etkilerken Amazon gibi dev şirketler servetine servet kattı.

Kol saatine servet ödeyen insanlar var. Çünkü sadece zamanı gösteren bir araç değil, aynı zamanda bir tutku ve statü sembolü.

Ticari taksi plakaları servet değerinde.

Servet değerindeki bu arabadan sınırlı sayıda üretildi.

Bir servet kazanma fırsatım oldu.

Servet cesaret edenlere gülümser.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский