Узнайте, как использовать soğan в предложении на турецкий. Более 55 тщательно отобранных примеров.
Aşama 1. 0.5 litre bitkisel yağı (herhangi bir içyağı veya yağın ve içyağının bir karışımı) yüksek ateşte çömlekte ısıtın, 400 gram doğranmış soğan ekleyin, soğanlar sarı bir renge ulaşana kadar kızartın, sonra da 1 kilogram et (hangi cins olursa olsun) ekleyin.
Translate from турецкий to английский
Sarımsak ve soğan soğuk algınlığına karşı iyi ilaçlardır.
Translate from турецкий to английский
O, hiçbir şekilde berbat çürüyen soğan kokusuna tahammül edemedi.
Translate from турецкий to английский
Tom bir miktar soğan doğradı.
Translate from турецкий to английский
Tom çok fazla soğan aldı.
Translate from турецкий to английский
Soğan çiğ ya da pişmiş yenilebilir.
Translate from турецкий to английский
Tom bir bıçak, bir soğan ve bir doğrama tahtası aldı.
Translate from турецкий to английский
Tom her sabah çiğ soğan yer ve sonra Puma gibi pis kokar.
Translate from турецкий to английский
Bir baş soğan bir kazanı kokutur.
Translate from турецкий to английский
Soğan çorbası ünlü bir Fransız yemeğidir.
Translate from турецкий to английский
Tom soğan yemekten hoşlanmaz.
Translate from турецкий to английский
Birkaç soğan doğradılar.
Translate from турецкий to английский
Soğan hariç her şeyi yiyebilirim.
Translate from турецкий to английский
Hiç soğan soydun mu?
Translate from турецкий to английский
Patates kızartması yerine soğan halkaları alacağım.
Translate from турецкий to английский
O, soğan doğrarken her zaman ağlar.
Translate from турецкий to английский
Tom soğan sevmez.
Translate from турецкий to английский
Ben birkaç soğan doğradım.
Translate from турецкий to английский
Kaç tane soğan?
Translate from турецкий to английский
O biraz soğan doğradı.
Translate from турецкий to английский
Bir araba, diyorsun! Onun parası bir torba soğan satın almaya bile yetmez.
Translate from турецкий to английский
Birkaç soğan doğradın.
Translate from турецкий to английский
Mary birkaç soğan doğradı.
Translate from турецкий to английский
Bahçemde marul, soğan, sarımsak vb. birçok sebze vardır.
Translate from турецкий to английский
Kuru patates ve soğan yemeği yapmak için, çeyrek kilogram küçük patatese ihtiyacın olacak.
Translate from турецкий to английский
Mary soğan doğrarken kendini kesti.
Translate from турецкий to английский
Ben iki kilo soğan istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Biz birkaç soğan doğradık.
Translate from турецкий to английский
Soğan neden ağlatır?
Translate from турецкий to английский
Soğan birçok yemeklerde kullanılabilir.
Translate from турецкий to английский
Tom pişirilirse soğan yiyecektir, ancak çiğ soğan yemiyor.
Translate from турецкий to английский
Soğan sevmiyorum.
Translate from турецкий to английский
Biraz soğan almanız gerektiğini unutmayın.
Translate from турецкий to английский
Biraz soğan çorbası istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Soğan çorbası istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Soğan çorbası istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Soğan yemek hoşuma gitmiyor.
Translate from турецкий to английский
Kasaptaki ete soğan doğranmaz.
Translate from турецкий to английский
Soğan yiyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom çok soğan aldı.
Translate from турецкий to английский
Ali'yi tanzim satış kuyruğunda patates soğan alırken gördüm.
Translate from турецкий to английский
Ali soğan ekmek yedi.
Translate from турецкий to английский
Ali soğan erkeğidir.
Translate from турецкий to английский
Tom bu yıl soğan ekmedi.
Translate from турецкий to английский
Üç kilo soğan istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Ali pazardan kuru soğan aldı.
Translate from турецкий to английский
Yediğim kuru soğan, gördüğüm Yenidoğan.
Translate from турецкий to английский
Soğan çorbasından nefret ederim.
Translate from турецкий to английский
Mako şehri soğan yetiştiriciliği için bir merkezdi.
Soğan yemeyi sevmem.
Tom Mary'nin soğan olması hâlinde salatayı yiyebileceğini sanmıyordu.
Soğan kesmek beni ağlatır.
Kalk soğan doğra!
Bana üç kilogram soğan lazım.
Tom bana bir soğan fırlattı.