Узнайте, как использовать taşıyan в предложении на турецкий. Более 31 тщательно отобранных примеров.
Kalsiyum, insan vücudu için esas niteliği taşıyan bir mineraldir.
Translate from турецкий to английский
Askerler posta taşıyan trenleri korurdu.
Translate from турецкий to английский
NASA Galileo'nunkine benzeyen jeneratörler taşıyan 22 uzay uçuşunun üçünün kazayla sonuçlandığını söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Kitaplar bir akıldan diğerine polen taşıyan arılardır.
Translate from турецкий to английский
Tom yeni gelinini eşikten taşıyan bir adamla aynı şekilde Mary'yi kaldırdı ve onu yanağından öptü.
Translate from турецкий to английский
Bu hayati önem taşıyan bir konu.
Translate from турецкий to английский
Bunlar, birer devrim niteliği taşıyan adımlardır.
Translate from турецкий to английский
Cesedi taşıyan adamı tanıdınız mı?
Translate from турецкий to английский
Alev makinesi taşıyan bir asker gördüm.
Translate from турецкий to английский
Bu suşi restoranının suşi taşıyan bir konveyör bandı var.
Translate from турецкий to английский
Tom erdemlilik taşıyan bir kişi.
Translate from турецкий to английский
Musa ilahi emirleri taşıyan dağdan indi.
Translate from турецкий to английский
11 Haziran 1948 tarihinde, bir al yanaklı maymun, Albert I'i taşıyan bir V-2 Blossom , New Mexico'da White Sands'den uzaya fırlatıldı.
Translate from турецкий to английский
Su hayati bir önem taşıyan doğal bir kaynaktır.
Translate from турецкий to английский
Tom şemsiye taşıyan tek kişiydi.
Translate from турецкий to английский
Yüzlerce lise öğrencisini taşıyan bir feribot Güney Kore'de battı.
Translate from турецкий to английский
O film aynı adı taşıyan bir kitaba dayanır.
Translate from турецкий to английский
Keman taşıyan adam üzgün görünüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom gençliğinde golf takımlarını taşıyan bir yardımcı olarak çalıştı.
Translate from турецкий to английский
Petrol taşıyan bir gemiye petrol tankeri denir.
Translate from турецкий to английский
Sami macera hissi taşıyan bir üniversite öğrencisiydi.
Translate from турецкий to английский
Tom Allah korkusu taşıyan bir adam.
Translate from турецкий to английский
Bu derneğe girenlerin başında Osmanlı Padişahı ve yeryüzü Halifesi sanını taşıyan Vahdettin, Damat Ferit Paşa, İçişleri Bakanı olan Ali Kemal, Âdil ve Mehmet Ali Bey'ler ve Sait Molla bulunuyordu.
Translate from турецкий to английский
Yıldızsporlu holiganlar Anadoluspor kafilesini taşıyan otobüsü taşladı.
Translate from турецкий to английский
Pek çok yönetmen anlam ve sanatsallığı öne çıkarma arzusu taşıyan filmler çekmek istese de Hollywood'a kök salmış statüko buna izin vermez.
Translate from турецкий to английский
Kokaini taşıyan tır Makedon plakalıydı.
Translate from турецкий to английский
Sen ceset taşıyan bir ruhsun.
Translate from турецкий to английский
Karl silah taşıyan bir adam gördü.
Translate from турецкий to английский
Bu suşi restoranında suşi taşıyan bir taşıma bandı bulunmaktadır.
Translate from турецкий to английский
Tarih boyunca pek çok medeniyete ev sahipliği yapan, peygamberlerin izlerini taşıyan bu mübarek topraklar hem manevi derinliği hem de stratejik önemi ile her daim dikkatleri üzerine çekmiştir
Translate from турецкий to английский
Ziri'nin sınıfında o isimleri taşıyan kimse yok.
Translate from турецкий to английский