Узнайте, как использовать tabak в предложении на турецкий. Более 69 тщательно отобранных примеров.
10 kâğıt tabak kaç para?
Translate from турецкий to английский
O her bulaşık yıkamada bir tabak kırar.
Translate from турецкий to английский
Susan, öfkesini göstermek için kasıtlı olarak tabak kırdı.
Translate from турецкий to английский
Tabak plastikten yapılmıştır.
Translate from турецкий to английский
Garson yeni bir tabak getirdi.
Translate from турецкий to английский
Kaç tane tabak getirmemiz gerektiğini hatırlamıyor.
Translate from турецкий to английский
Bana tabak lazım çünkü ailem öğle yemeğini parkta yiyecek.
Translate from турецкий to английский
Tabak üzerindeki deseni seviyor.
Translate from турецкий to английский
Bir plastik tabak ocakta erir.
Translate from турецкий to английский
Masanın üstünde hâlâ bir sürü tabak var.
Translate from турецкий to английский
Tabak kazara yere düştü.
Translate from турецкий to английский
On tabak istiyorum.
Translate from турецкий to английский
Masada üzerinde üç kızarmış yumurta bulunan bir tabak vardı.
Translate from турецкий to английский
Asem o gece beş tane tabak kırdı.
Translate from турецкий to английский
Bu tabak pek temiz değil.
Translate from турецкий to английский
Bana temiz bir tabak getir ve bu kirli tabağı alıp götür.
Translate from турецкий to английский
Masada bir tabak artık yemek vardı.
Translate from турецкий to английский
Orada hiç temiz tabak yok.
Translate from турецкий to английский
Tom kendine bir tabak daha dondurma aldı.
Translate from турецкий to английский
Tom kendine büyük bir tabak dondurma ikram etti.
Translate from турецкий to английский
Bir tabak ev yapısı dondurma gibi bir şey yoktur.
Translate from турецкий to английский
Bir tabak dondurma ister misin?
Translate from турецкий to английский
Masanın üzerinde zaten tabak, bıçak, çatal, kaşık ve bir tuzluk var; Tencereyi getirin.
Translate from турецкий to английский
Hiç temiz tabak yok.
Translate from турецкий to английский
Tabak kirli.
Translate from турецкий to английский
Bana dört beyaz tabak verin.
Translate from турецкий to английский
Tabak ellerimden kaydı.
Translate from турецкий to английский
Tom iki tabak spagetti yedi.
Translate from турецкий to английский
Kaç tane tabak ve fincan var?
Translate from турецкий to английский
Tabak elinden kaydı ve yere düştü.
Translate from турецкий to английский
Üç tabak dondurma yedikten sonra Tom'un karnı ağrıyordu.
Translate from турецкий to английский
Masanın üzerinde iki tabak var.
Translate from турецкий to английский
Masanın üstünde iki tabak var.
Translate from турецкий to английский
Tom üç tane tabak kırdı.
Translate from турецкий to английский
Tekrarlayalım: bardak, tabak, bıçak, çatal, kaşık, çay kaşığı.
Translate from турецкий to английский
Tom bir tabak düşürdü ve kırıldı.
Translate from турецкий to английский
Lütfen bir tabak kullanın.
Translate from турецкий to английский
Ona bir tabak salata getir.
Translate from турецкий to английский
Biz bir tabak getirmeyi unuttuk.
Translate from турецкий to английский
Tom köpeği için yere bir tabak yemek koydu.
Translate from турецкий to английский
Tabak çanak yemek pişirirken ya da yerken kullandığımız eşyalardır.
Translate from турецкий to английский
Masanın üzerinde bir tabak, bir çatal ve bir bıçak var.
Translate from турецкий to английский
Biraz kebaplı bir tabak pulao çok güzel.
Translate from турецкий to английский
Onlar kırık tabak parçalarını topladılar.
Translate from турецкий to английский
Tom masaya peynir ve kraker dolu bir tabak koydu.
Translate from турецкий to английский
Tabak mı yoksa tepsi mi kullanmak istiyorsun?
Translate from турецкий to английский
Yemek yerken en büyük tabak daima masadadır.
Translate from турецкий to английский
Bu süslü gümüş tabak, benim favorim!
Translate from турецкий to английский
Tabak ellerimden kaydı ve yere düştü.
Translate from турецкий to английский
Az önce bir tabak dolusu kruvasan yedim. Şimdi tokum.
Dikkat! O sıcak bir tabak.
Balığı o tabak üzerinde servis edin.
Üç tabak kırdım.
Keiichi, tempura hazır, bir tabak getir.
Bu tabak temiz değil.
Bir tabak Pad Thai yedikten sonra kendimi şişmiş hissediyorum.
Masada üç tane tabak var.
Tom üç tabak pilav yedi.
Bir tabak daha alabilir miyim?
Çorba çok güzelmiş. Bir tabak daha alabilir miyim?
Masaya bir tabak daha koyun. Misafirimiz var.
Tabak taşıyorum.
O tabak bitecek!
Bu kadar çok tabak yıkamaktan yorulduğumuz için bulaşık makinesi aldık.
Mutfak dolabından bir tabak çıkarıyor.
Tabak çanak yıkamaktan bıkmaya başladım.
Evin tabak çanak işlerini karım halleder.
Bu bir tabak.
Burada hiç temiz tabak yok.