Узнайте, как использовать takmak в предложении на турецкий. Более 27 тщательно отобранных примеров.
Soğuk Moskova kışlarında kendi başına şapka takmak en iyisidir.
Translate from турецкий to английский
Bana çelme takmak her zaman hoşuna gidiyor, değil mi?
Translate from турецкий to английский
Artık gözlük takmak zorunda değilim.
Translate from турецкий to английский
Partide takmak için bir kolye aldım.
Translate from турецкий to английский
Elbiseyle takmak için bir eşarp seçti.
Translate from турецкий to английский
İşimden dolayı her zaman kravat takmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Dondurma yememesi için arkadaşları buzdolabına asma kilit takmak zorunda kaldılar.
Translate from турецкий to английский
Arkadaşları onun dondurma yemesini engellemek için buzluğa asma kilit takmak zorunda kaldılar.
Translate from турецкий to английский
Tom çalışmak için takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda değil.
Translate from турецкий to английский
Patron çalışmak için Tom'un takım elbise giymek ve kravat takmak zorunda olduğunu söyledi.
Translate from турецкий to английский
Gözlük takmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Bu gece ziyafette takmak için bir kolye ödünç aldım.
Translate from турецкий to английский
Bu aptalca kravatı takmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Kolumu kırdım, bu nedenle bütün hafta boyunca bandaj takmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Gözlük takmak senin daha entelektüel görünmeni sağlar.
Translate from турецкий to английский
Neden kravat takmak istemiyorsun?
Translate from турецкий to английский
Gözlük takmak görüşünüzü düzeltmeli.
Translate from турецкий to английский
Kaza geçirme ihtimaline karşın biz her zaman bir emniyet kemeri takmak zorundaydık.
Translate from турецкий to английский
Neden küpe takmak tamam da burun halkası takmak değil?
Translate from турецкий to английский
Neden kravat takmak istemiyorsunuz?
Translate from турецкий to английский
Peruk takmak istemiyorum.
Translate from турецкий to английский
Çalışmak için kravat takmak zorunda değil misiniz?
Translate from турецкий to английский
Tom, kefaletle çıktığı sırada ayak bileği monitör bileziği takmak zorundadır.
Translate from турецкий to английский
Ofiste kravat takmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
İş yerinde kravat takmak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Bu aralar mouselardan tut kettlelara kadar olur olmadık her şeye RGB takmak moda olmaya başladı. Yakında kıyafetlere de takıp insanları yolda öyle dolaştırmaya çalışırlarsa şaşmayacağım.
Translate from турецкий to английский
O, şapka takmak istemiyor.
Translate from турецкий to английский