Узнайте, как использовать tanık в предложении на турецкий. Более 84 тщательно отобранных примеров.
O, suça tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Tanık onun adını açıkladı.
Translate from турецкий to английский
O, ışığa sadece bir tanık gibi geldi.
Translate from турецкий to английский
Tanık duruşmada konuştuğu sırada gergin görünmüyordu.
Translate from турецкий to английский
Suçla ilgili hiçbir tanık yoktu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir tanık.
Translate from турецкий to английский
Bir tanık var.
Translate from турецкий to английский
Lucy Floransa'nın ana caddesindeki bir cinayete tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Tom tanık kürsüsüne döndü.
Translate from турецкий to английский
Tom tanık kürsüsünde.
Translate from турецкий to английский
Tom'un bir cinayete tanık olduğu doğru mu?
Translate from турецкий to английский
Bir tanık vardı.
Translate from турецкий to английский
Mucizeye herkes tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Son tanık mahkûmun kaderini belirledi.
Translate from турецкий to английский
Tom’un da içinde olduğu talihsiz bir olaya hepimiz tanık olduk.
Translate from турецкий to английский
Hiç tanık var mıydı?
Translate from турецкий to английский
Sen hiç mahkeme davasında tanık oldun mu?
Translate from турецкий to английский
Sen bir mahkeme davasında tanık olarak yer aldın mı hiç?
Translate from турецкий to английский
Tom'u tanık olarak çağıramayız.
Translate from турецкий to английский
Orada, muhteşem olaylara tanık olacağız.
Translate from турецкий to английский
Herhangi bir tanık yoktu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir tanık olmuş olabilir.
Translate from турецкий to английский
Tom kazaya tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Tom cinayete tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Bir tanık olduğunu neden bize söylemedin?
Translate from турецкий to английский
Başka kim kazaya tanık oldu?
Translate from турецкий to английский
30 tanık vardı.
Translate from турецкий to английский
Hiç tanık yok.
Translate from турецкий to английский
Bir tanık mevcuttu.
Translate from турецкий to английский
Tanık, hırsızı polisteki yüzleştirmede tespit etti.
Translate from турецкий to английский
Olaya tanık olsam da, sanki hiçbir şey görmemiş gibi davrandım.
Translate from турецкий to английский
Okula giderken kazaya tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Dan tren kazasına tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
O, yerlileri akrabalarının idam edilmelerine tanık olmaya zorladı.
Translate from турецкий to английский
Tom'un avukatı jürinin Mary'nin güvenilebilir bir tanık olduğunu düşüneceğini düşünmüyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom tek tanık. Başka tanıklar yok.
Translate from турецкий to английский
Hiç banka soygununa tanık oldun mu?
Translate from турецкий to английский
Böyle bir şey duydum ama hiç tanık olmadım.
Translate from турецкий to английский
Onu tanık olarak arayamayız.
Translate from турецкий to английский
Tom her şeye tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Tom bir cinayete tanık olduğunu iddia etti.
Translate from турецкий to английский
Ben hiçbir şeye tanık olmadım.
Translate from турецкий to английский
Tom bir gizli tanık.
Translate from турецкий to английский
Biz onu bir tanık olarak çağıramayız.
Translate from турецкий to английский
Bana senin cinayete tanık olduğunun söylendi.
Translate from турецкий to английский
Tanık, vandalın yaklaşık 18 yaşında olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Tanık vatandaşı anlar.
Translate from турецкий to английский
Tom her şeye tanık olduğunu söylüyor.
Translate from турецкий to английский
Tramvayı beklerken bir trafik kazasına tanık oldum.
Translate from турецкий to английский
Savcılık on üç tanık çağırdı.
Translate from турецкий to английский
Dania, Fadil'in iki kişiyi öldürdüğüne tanık oldu.
Translate from турецкий to английский
Polis, suç için tanık bulmakta çok zorlandı.
Tom hiçbir tanık bırakmadı.
Tom suça tanık oldu.
Saldırıya tanık oldun mu?
Tom da saldırıya tanık oldu.
Leyla tanık korumasını istedi.
Tom çok iyi bir tanık değildi.
Leyla, annesinin kaçırılmasına tanık oldu.
Tek tanık Tom değil.
Sami tanık kürsüsüne oturdu.
Sami tecavüze tanık oldu.
Sami, annesinin cinayetine tanık oldu.
Sami önemli bir tanık haline geldi.
Sami tanık kürsüsüne çıktı ve ifade verdi.
Sami cinayete tanık oldu.
Sami, genç bir çocuk olarak buna tanık oldu.
Tek tanık Tom değildi.
Kazaya tanık olmuştu.
İnsanlar sevilmek için kusurlarını gizleme gereği duyarlar. Ama kimse zaaflarına ve hatalarına tanık olmadığı birini gerçekten sevemez.
Bugün ise bunun sonuçlarına tanık oluyoruz.
Olaya tanık oldunuz mu?
Doğurma mucizesine tanık olana kadar mucizelere inanmıyordum.
Mucizelere inanmıyordum, ta ki doğurma mucizesine tanık olana kadar.
Birkaç tanık onun aleyhinde tanıklık etti ama o yine de beraat etti.
Tanık tek kelime etmeden ortadan kayboldu.
Lukas, polisin bir minibüsü durdurmasına tanık oldu.
Tom'un öldüğüne dair bir işaret olmadığı zamanlar geldiğinde, babası ile kucaklaşırken atından düşen Tom, yanlışlıkla bir kurşun tarafından vuruldu; oğlunun cesedi üzerine eğilmişken, babası üzüntüden öldü ve aile varlığını sona erdirdi. Sadece hizmetçi tanık olarak geride kaldı, kan kırmızısı güneş ufukta batarken ve her şey karanlığa bürünürken.
Tom saldırıya tanık olmadı.
Tom güvenilir bir tanık mı?
Gazze'de işlenen savaş suçlarına tanık oluyoruz.
Son 20 yılda birçok toplumsal değişime tanık olduk.
Kanıtlar iki bağımsız tanık tarafından da doğrulandı.
Damiano, Mars'ın ne kadar güzel olduğuna tanık oldu.