Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "tarafa"

Узнайте, как использовать tarafa в предложении на турецкий. Более 75 тщательно отобранных примеров.

Başı bir tarafa doğru hafifçe eğik, sessizce ayakta durdu.
Translate from турецкий to английский

O, 30 dakika içinde karşı tarafa vardı.
Translate from турецкий to английский

O, 10 dakika içinde diğer tarafa vardı.
Translate from турецкий to английский

Ne tarafa gidiyorsunuz?
Translate from турецкий to английский

Kutu bir tarafa doğru eğik.
Translate from турецкий to английский

O, diğer tarafa geçti.
Translate from турецкий to английский

Biz o konuda her iki tarafa adaletli davranmalıyız.
Translate from турецкий to английский

Köpek bir o tarafa bir bu tarafa koştu.
Translate from турецкий to английский

Bu ev bir tarafa doğru eğiliyor.
Translate from турецкий to английский

Hanımefendiler ve beyefendiler, lütfen bu tarafa gelin.
Translate from турецкий to английский

Bizim tarafa yolun düşerse, bize uğramayı unutma.
Translate from турецкий to английский

O tarafa gitti.
Translate from турецкий to английский

Her insan bir aydır ve kimseye göstermediği karanlık bir tarafa sahiptir.
Translate from турецкий to английский

Savaş, barış getirmez. Tam tersine, o iki tarafa da acı ve keder getirir.
Translate from турецкий to английский

Araba viraja gelince sağ tarafa döndü.
Translate from турецкий to английский

Araçlar o tarafa daha önce gitti mi gitmedi mi?
Translate from турецкий to английский

Bu tarafa bak.
Translate from турецкий to английский

Tom'un, kendisiyle konuşulduğunda başka bir tarafa bakma huyu vardı.
Translate from турецкий to английский

Arka tarafa park ettim.
Translate from турецкий to английский

Elbiselerimi değiştirirken diğer tarafa bakar mısın?
Translate from турецкий to английский

Elbiselerimi değiştirirken sadece bir dakika için diğer tarafa bakar mısın?
Translate from турецкий to английский

Hangi tarafa gitti?
Translate from турецкий to английский

Her iki tarafa bakmadan yolları geçmek tehlikelidir.
Translate from турецкий to английский

Tom caddeyi geçmeden önce her iki tarafa da baktı.
Translate from турецкий to английский

Tedbirsizlik, her tarafa yayılmış bir alışkanlık sanki.
Translate from турецкий to английский

Diğer tarafa bakar mısın lütfen?
Translate from турецкий to английский

Tom, lütfen bu tarafa geçer misin?
Translate from турецкий to английский

Mary giyinirken diğer tarafa bakmamı istedi.
Translate from турецкий to английский

Tom suya daldı ve diğer tarafa yüzdü.
Translate from турецкий to английский

Parlak tarafa bak.
Translate from турецкий to английский

Karşı tarafa atla.
Translate from турецкий to английский

Diğer tarafa geri gitmeni istiyorum.
Translate from турецкий to английский

Ne tarafa gittiler?
Translate from турецкий to английский

Üstümü değiştireceğim. Lütfen bir dakikalığına başka tarafa bak.
Translate from турецкий to английский

Sence bir erkek saçını ne tarafa taramalı?
Translate from турецкий to английский

Onlar her tarafa baktılar ama yüzüğü bulamadılar.
Translate from турецкий to английский

Hemen yan tarafa gitmek zorundayım.
Translate from турецкий to английский

Lütfen beni diğer tarafa götür.
Translate from турецкий to английский

Çatalları tabağın sol tarafına ve bıçakları sağ tarafa koy.
Translate from турецкий to английский

Bu tarafa gel. Bu daha kısa.
Translate from турецкий to английский

Diğer tarafa hoş geldiniz.
Translate from турецкий to английский

Onun itirazlarını bir tarafa bıraktılar.
Translate from турецкий to английский

O diğer tarafa geçti.
Translate from турецкий to английский

Bu tarafa geldiğinizde lütfen bize uğrayın.
Translate from турецкий to английский

Diğer tarafa nasıl gidebilirim?
Translate from турецкий to английский

Tom'a iki tarafa bakmadan yolun karşısına geçmemesi gerektiğini söyledim.
Translate from турецкий to английский

Tom ve diğerleri bu tarafa gidiyor.
Translate from турецкий to английский

Senin sıran. Lütfen bu tarafa gel.

"Lütfen bunu üst tarafa koyun." "Neyin üstüne?"

Tom havuza atladı ve diğer tarafa yüzdü.

Bu tarafa geçin.

Kaderle kavga etmeyelim. En iyisi bırakalım da bizi saçımızdan tutup yukarı ya da aşağı, ne tarafa savuracaksa savursun.

Tom şu tarafa doğru gitti.

Tom bu tarafa gidiyor, değil mi?

Tom ne tarafa gideceğini bilmiyordu.

Yüzünü bu tarafa çevir.

Ne tarafa gülüyoruz?

Hangi tarafa gideceğimi bilmiyorum.

Tom iki tarafa da baktı.

O tarafa gidiniz.

Tom'un ne tarafa gittiğini biliyorum.

Söz konusu tarafa mensup olmaktan dolayı bir sorun yaşıyor musunuz?

2. Karabağ Savaşı'nda yaşanan yenilgi ve İsrail'in karşı tarafa verdiği destek onun moralini bozup dinî inancını derinden sarsmıştı.

Bu tarafa doğru geliyorlar.

Sen sol tarafa bak. Ben de sağ tarafa bakarım.

Ben öbür tarafa gidiyorum.

Lütfen başka tarafa bak.

Ağırlığımı farklı bir tarafa verdiğimde tartı farklı ölçüyor.

Alberto, İsabella'yı görünce diğer tarafa gitti.

İnsanlar neden o tarafa gidiyor

Ben de o tarafa gidiyorum.

O tarafa gitmiyorum.

O tarafa gitmiyorsun, değil mi?

Algı savaşları iki tarafa da zarar veriyor.

O tarafa gidin.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский