Узнайте, как использовать tat в предложении на турецкий. Более 46 тщательно отобранных примеров.
Pringles ve süzme yoğurt, hoş bir tat yaratır.
Translate from турецкий to английский
Bizim kendi ağacımızdan gelen elmalar marketten gelen püskürtülmüş elmalardan çok daha iyi tat veriyor.
Translate from турецкий to английский
Tom Fransız şarabı için bir tat geliştirdi.
Translate from турецкий to английский
Benim en sevdiğim tat çikolatadır.
Translate from турецкий to английский
Kişisel deneyimlerimden, onunla tartışmanın ağzında kötü bir tat bırakacağını biliyorum.
Translate from турецкий to английский
Tat bakalım bu şarap hoşuna gidecek mi.
Translate from турецкий to английский
O deneyim ağzımda kötü bir tat bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Bu bana bir domuz eti gibi tat vermiyor.
Translate from турецкий to английский
Bu bir tat meselesi.
Translate from турецкий to английский
Soğuk aldığımdan beri, tat alamıyorum.
Translate from турецкий to английский
O, dudaklarının nasıl tat alacağını merak ediyordu.
Translate from турецкий to английский
Beyaz yumurtalar ile kırmızı yumurtaların arasında bir tat farkı var mı?
Translate from турецкий to английский
Açlık her şeye iyi tat verir.
Translate from турецкий to английский
Baharatlar yemeklere tat katar.
Translate from турецкий to английский
O iyi tat veriyor mu?
Translate from турецкий to английский
Bu çikolata gerçekten iyi tat veriyor.
Translate from турецкий to английский
İşte, tat bunu!
Translate from турецкий to английский
Eğer hastaysan, bal acı tat verir.
Translate from турецкий to английский
Bu kolanın gazı kaçmış ve iyi tat vermiyor.
Translate from турецкий to английский
Lezzetli görünümlü yiyecek zorunlu olarak iyi tat vermez.
Translate from турецкий to английский
İnsanların beş duyusu vardır: görme, işitme, dokunma, tat ve koku.
Translate from турецкий to английский
Bu yemek hiç iyi tat vermiyor.
Translate from турецкий to английский
O tavuk gibi tat veriyordu.
Translate from турецкий to английский
Tom'un pişirdiği kek iyi tat vermeli.
Translate from турецкий to английский
Bu genellikle yediğimizden çok daha iyi tat veriyor.
Translate from турецкий to английский
Benim deneyimlerimden, aşk kestane balı gibidir. O tatlıdır ama acı bir tat bırakır.
Translate from турецкий to английский
Tat vermek için tuz ve biber ilave et.
Translate from турецкий to английский
Dil ve damak tat organlarıdır.
Translate from турецкий to английский
Portakal ağzımda garip bir tat bıraktı.
Translate from турецкий to английский
Önce bu biradan hoşlanmayabilirsin. Bu sonradan kazanılan bir tat.
Translate from турецкий to английский
Yeni bir termostan içilen çay biraz metalik bir tat veriyor.
Translate from турецкий to английский
Güzel tat verdiğini düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Bu meyve portakal şeklindedir ve ananas gibi tat verir.
Translate from турецкий to английский
Bu kek içinde peynir varmış gibi tat veriyor.
Translate from турецкий to английский
%2 süt yağsız sütten daha iyi tat verir.
Translate from турецкий to английский
O benim en sevdiğim tat.
Translate from турецкий to английский
En sevdiğiniz tat hangisidir?
Translate from турецкий to английский
Hangi tat en sevdiğindir?
Translate from турецкий to английский
Hasta olduğum için dilim tat almıyor.
Translate from турецкий to английский
Bu zeytinyağı ağızda kekremsi bir tat bırakıyor.
Translate from турецкий to английский
İnsan hayattan tat almasını bilmeli.
Translate from турецкий to английский
Çay neden damakta buruk bir tat bırakıyor?
Translate from турецкий to английский
Skipjack ton balıkları yellowfine göre daha koyu renkli, ucuz ve tat olarak da biraz daha ağır oluyor.
Translate from турецкий to английский
Beşinci tat duygusu umamidir.
Translate from турецкий to английский
Suda garip bir tat var.
Translate from турецкий to английский
Ne kadar çok yersen, o kadar az tat alırsın; ne kadar az yersen o kadar lezzet (alırsın.)