Узнайте, как использовать tembel в предложении на турецкий. Более 100 тщательно отобранных примеров.
O, tembel olduğum için beni azarladı.
Translate from турецкий to английский
Onlar kişinin mütevazı ya da tembel olduğunu düşünürdü.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğum için annem tarafından azarlandım.
Translate from турецкий to английский
Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerine atlar.
Translate from турецкий to английский
Hızlı kahverengi tilki tembel kahverengi köpeğin üstüne atladı.
Translate from турецкий to английский
O, ya bulaşıkları yıkamayı bilmiyor ya da sadece tembel .
Translate from турецкий to английский
Fred tembel bir adam.
Translate from турецкий to английский
Tom tembel bir çocuk değildir, İşin aslına bakarsanız, o çok çalışır.
Translate from турецкий to английский
Tom tembel bir çocuk değil.
Translate from турецкий to английский
Tom tembel olma eğilimindedir.
Translate from турецкий to английский
O, tembel olduğum için beni ayıpladı.
Translate from турецкий to английский
John seninle tanışıncaya kadar tembel bir kişiydi.
Translate from турецкий to английский
Beth'den onun tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması istenildi.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğun için raporunu yazamazsın.
Translate from турецкий to английский
O, doğası gereği tembel.
Translate from турецкий to английский
O tembel bir öğrenci.
Translate from турецкий to английский
O çok tembel bir çocuk.
Translate from турецкий to английский
O her zamanki kadar tembel.
Translate from турецкий to английский
Tom çok tembel bir çocuk.
Translate from турецкий to английский
O tembel olmaya eğimlidir.
Translate from турецкий to английский
Bildiğim kadarıyla, o tembel değildir.
Translate from турецкий to английский
Beth'e tembel erkek arkadaşı tarafından onun tarih ödevini yapması rica edildi.
Translate from турецкий to английский
O asla tembel değildir.
Translate from турецкий to английский
Onun tembel bir gözü vardı.
Translate from турецкий to английский
O, tembel bir adamdır.
Translate from турецкий to английский
O, çok tembel bir heriftir.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğu için oğlunu azarladı.
Translate from турецкий to английский
Babam tembel olmamamı tavsiye etti.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğu için çocuğa kızdım.
Translate from турецкий to английский
Yarın, yarın, bugün değil - der bütün tembel insanlar.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğu için öğretmeni tarafından azarlandı.
Translate from турецкий to английский
Onlar tembel. Böyle insanları anlayamıyorum.
Translate from турецкий to английский
O bir tembel.
Translate from турецкий to английский
Çok tembel olmayın.
Translate from турецкий to английский
Bu çocuk tembel.
Translate from турецкий to английский
Ne tembel bir öğretmen!
Translate from турецкий to английский
O pisboğaz ve tembel biri.
Translate from турецкий to английский
Yetenekli ama tembel miyim?
Translate from турецкий to английский
Sence ben tembel miyim yoksa birinin bana emir vermesini mi sevmiyorum?
Translate from турецкий to английский
O, tanıdığım en tembel kişidir.
Translate from турецкий to английский
Tembel çalışanların hepsi işten atılmalı.
Translate from турецкий to английский
Onlar sadece tembel.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğum için annemden azar yedim.
Translate from турецкий to английский
Tembel olduğu için öğretmeninden azar yedi.
Translate from турецкий to английский
O tembel ve faydasız.
Translate from турецкий to английский
Tom yemek pişiremeyecek kadar çok tembel.
Translate from турецкий to английский
Tom tembel bir kişi.
Translate from турецкий to английский
O tembel ve sahtekar.
Translate from турецкий to английский
O tembel değildir, tam tersine sıkı çalışan biri olduğunu düşünüyorum.
Translate from турецкий to английский
Tom tembel ve disiplinsizdir.
Translate from турецкий to английский
Tembel adam, görevlerini sık sık ihmal ediyor.
Tembel insanların başarı şansı yoktur.
İşe geri dön, seni tembel serseri!
Ben tembel değilim.
O senin düşündüğün gibi tembel bir öğrenci değil.
Bu adam çok tembel!
Tembel olmasaydı şimdiye kadar zengin olabilirdi.
Herkes tembel olma eğilimindedir.
Onun oğlu tembel ve hiçbir şey için iyidir.
Kediler tembel hayvanlardır.
İlk olarak, o tembel bir oğlan.
Öncelikle, o tembel bir çocuk.
Tom tembel bir çocuk.
Tom tembel, değil mi?
Tembel öğretmen yoktur, motive edilememiş eğitimci vardır.
O çok iyi bir arkadaş fakat biraz tembel.
O çok iyi bir arkadaş ama biraz tembel.
Bildiğim kadarıyla, o tembel değil.
Sen tembel görünüyorsun.
Ya becerikli ya da tembel ama her ikisi değil.
Tom çok tembel.
Bir taraftan o iyi biri, diğer yandan tembel.
Tom sadece bir tembel işe yaramaz.
Senin tembel olduğunu düşünüyorum.
Tom tembel değildir.
Tom artık tembel bir çocuk değil.
Tom asla tembel değildi.
Tom oldukça tembel.
Tom son derece tembel.
Tom tanıdığım en tembel kişi.
Tembel olmayın!
Hırsızlık yapma, yalan söyleme, tembel olma.
Tom benden bile daha tembel.
Tom'un tembel olduğunu düşünüyorum.
Tom tembel bir öğrenci.
Tembel olmaya meyilli.
Ben bildiğim en tembel insanım.
O, tanıdığım en tembel insandır.
Tembel insanların başarma olasılığı yoktur.
Öğrenciler tembel.
Sadece bana tembel mi dedin?
Stajyer tembel.
O tembel olduğu gerekçesiyle kovuldu.
Okula git! Seni tembel piç.
Sabahleyin kendimi çok tembel hissediyorum, hiçbir şey yapmak istemiyorum.
Tembel olduğumdan utanıyorum.
Tom inanılmaz derecede tembel.
Tom kesinlikle aptal değil. O sadece tembel.
Başka bir deyişle, o tembel.
Tembel olduğu için pişman.