Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms
Mate logo
Главная
Приложения
MacMac + SafariiOSiPhone + iPadChromeGoogle ChromeFirefoxMozilla FirefoxOperaOperaEdgeMicrosoft Edge
БлогЦентр поддержкиОбратная связь
Приложения

iPhone + iPad

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Mac + Safari

Центр поддержки, список обновлений, Скачать

Google Chrome

Центр поддержки, Скачать

Mozilla Firefox

Центр поддержки, Скачать

Opera

Центр поддержки, Скачать

Microsoft Edge

Центр поддержки, Скачать
Поддержка
СкачатьЦентр поддержкиДоступные языкиВозврат денегСбросить парольВосстановить лицензионный ключПолитика конфиденциальности
ОБРАТНАЯ СВЯЗЬ
Обратная связьTwitterБлог
Язык
бесплатные сервисы
Онлайн переводчикСпряжение глаголовПосмотреть Der Die DasUsage examplesWordsDefinitionIdioms

Примеры предложений на турецкий со словом "tipik"

Узнайте, как использовать tipik в предложении на турецкий. Более 78 тщательно отобранных примеров.

Sözcükleri arayabilir ve çevirileri alabilirsiniz. Ama o, tam olarak tipik bir sözlük değildir.
Translate from турецкий to английский

O tipik bir Japon insanı.
Translate from турецкий to английский

O tipik bir işkolik.
Translate from турецкий to английский

O tipik bir Japon.
Translate from турецкий to английский

Tom tipik bir Kanadalı.
Translate from турецкий to английский

O, tipik bir Japon sitili evde yaşadı.
Translate from турецкий to английский

O, tipik bir Gotik Kilisesidir.
Translate from турецкий to английский

Tipik bir İngiliz akşam yemeği nedir?
Translate from турецкий to английский

Tipik bir Amerikalı genç gibi görünüyor.
Translate from турецкий to английский

Tipik bir şehirde çok gürültü vardır.
Translate from турецкий to английский

Tipik bir omurgalı gibi insan iki çift uzuva sahiptir.
Translate from турецкий to английский

Tipik kız konuşması!
Translate from турецкий to английский

Çok tipik.
Translate from турецкий to английский

Bu çok tipik.
Translate from турецкий to английский

Bu hiç tipik değil.
Translate from турецкий to английский

Bu senin için çok tipik.
Translate from турецкий to английский

Bu tipik.
Translate from турецкий to английский

Bu tipik bir blog.
Translate from турецкий to английский

Tom tipik bir Kanadalı adam.
Translate from турецкий to английский

Gökyüzü karanlık ve gri - Tipik bir yağışlı mevsim havası.
Translate from турецкий to английский

Tom tipik bir üniversite profesörü gibi davranmaz.
Translate from турецкий to английский

Tom tipik bir lise öğrencisi.
Translate from турецкий to английский

Onun tipik bir İskoç aksanı var.
Translate from турецкий to английский

Bu yılın havası çok tipik değil.
Translate from турецкий to английский

Tom sizin tipik borsacınız değil.
Translate from турецкий to английский

Bugün sadece başka tipik yoğun bir gün.
Translate from турецкий to английский

"O bütün gün aramadı, ve akşamleyin eve geç geldiğinde, o onu yalnız bırakmamı istedi." "Tom ne tipik."
Translate from турецкий to английский

Tipik Bavyera kahvaltısı beyaz sosis, buğday birası ve tuzlu krakerden oluşmaktadır.
Translate from турецкий to английский

Tom tipik bir kişilik.
Translate from турецкий to английский

Tapas tipik bir İspanyol yemeğidir.
Translate from турецкий to английский

O tipik bir taverna.
Translate from турецкий to английский

Ben tipik bir Lojban kullanıcısıyım.
Translate from турецкий to английский

Almanların tipik birası pilsenerdir.
Translate from турецкий to английский

Wombat, Avustralyalı tipik bir hayvandır.
Translate from турецкий to английский

Ben onu korkuttuktan sonra arkadaşım bana tipik bir tepki verdi.
Translate from турецкий to английский

Onlar tipik gençler.
Translate from турецкий to английский

Tom tipik bir İngiliz.
Translate from турецкий to английский

Tatoeba kullanıcıları dört İdeal tipik gruba ayrılabilir: okuyucular, yazarlar, çevirmenler ve düzeltmenler.
Translate from турецкий to английский

O tipik bir Teksaslı şivesi ile konuştu.
Translate from турецкий to английский

Niçoise salatası Nice yakınlarındaki bölgenin tipik bir yemeğidir.
Translate from турецкий to английский

Onun mizah tipik Fransız, çok esprili.
Translate from турецкий to английский

Bu politikacı, tipik bir şampanya sosyalistidir.
Translate from турецкий to английский

Tipik olarak, insan gebeliği her biri yaklaşık üç aylık üç trimestere ayrılır.
Translate from турецкий to английский

Amerika Birleşik Devletleri, demokratik ülkelerin tipik bir örneğidir.
Translate from турецкий to английский

Fenomen modern çağımızın tipik bir örneğidir.
Translate from турецкий to английский

Onlar tipik genç insanlar.
Translate from турецкий to английский

Pirinç, erişte ve patates tipik yan yemeklerdir.
Translate from турецкий to английский

Bu tipik bir kaybedenin cümlesidir.
Translate from турецкий to английский

Bu tipik bir eziğin cümlesidir.

Tom tam tipik bir on üç yaşında.

Bu sadece onun tipik bir örneğidir.

Tom tipik bir ergen.

O, oldukça tipik.

Bu binanın mimarisi dönemin tipik bir örneğidir.

Tom tipik bir gazeteci.

Tipik bir alarm sistemi ne kadardır?

Fadıl tipik bir lise son sınıf öğrencisi olarak görünüyordu.

Tom tipik bir işkoliktir.

Tom senin tipik papazın değil.

Tom tipik idareciniz değil.

Tom tipik bürokratınız değildir.

Tom, tipik bir Kanadalı çocuk.

Tipik bir baykuş ve kukumav arasındaki fark nedir?

Tipik bir baykuş ve peçeli baykuş arasındaki fark nedir?

Tom tipik bir genç.

Tom tipik bir gençti.

Tom tipik bir genç çocuktu.

Tom sadece tipik bir on üç yaşında.

Tom tipik bir lise öğrencisiydi.

Tom tipik bir genç çocuk.

Mary tipik bir Kanada kadını.

Tipik Roman yüzü var bende.

Kaldırım taşlarındaki çizgilere basmadan yürümeye çalışmak tipik bir obsesyon örneği.

Film tipik iyi ile kötünün mücadelesi üzerine kurulu.

Ali'de tipik Almancı görgüsüzlüğü var.

Bu tipik bir örnektir.

Tipik bir Japon erkeği.

Cezayir'deki tipik bir perşembe sabahıydı.

Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский
Translate from турецкий to английский