Узнайте, как использовать toplamak в предложении на турецкий. Более 41 тщательно отобранных примеров.
Bağış toplamak için araçla dolaşmaya başladılar.
Translate from турецкий to английский
Ama biliyorsunuz, tüm bu cümleleri toplamak ve kendimiz için saklamak hazin olacaktır. Ki Tatoeba'nın açık olmasının nedeni budur. Bizim kaynak kodumuz açıktır. Bizim bilgimiz açıktır.
Translate from турецкий to английский
Hava güzel olursa, onlar mantar toplamak için ormana gidecek.
Translate from турецкий to английский
Bilgi toplamak için aşağıdaki dergileri inceledik.
Translate from турецкий to английский
Bilgi toplamak için aşağıdaki deneyi yaptı.
Translate from турецкий to английский
Yumurtaları toplamak onun vazifesiydi.
Translate from турецкий to английский
Yumurtaları toplamak onun işiydi.
Translate from турецкий to английский
Biz bilgi toplamak zorundayız.
Translate from турецкий to английский
Projeye kaynak toplamak için yurt dışına gitti.
Translate from турецкий to английский
Hesap makinesi kullanarak sayıları toplamak kolaydır.
Translate from турецкий to английский
Benim hobim pul toplamak.
Translate from турецкий to английский
Sayıları toplamak çok mutlu edicidir.
Translate from турецкий to английский
Çilek toplamak için gittik.
Translate from турецкий to английский
Aids'li insanlara yardım etmek amacıyla para toplamak için şarkıcılar birlikte şarkı söylediler.
Translate from турецкий to английский
Astronotlar Ay'da kaya örnekleri toplamak için özel araçlar kullanmak zorunda kaldılar çünkü uzay elbiseleri ile eğilemezlerdi.
Translate from турецкий to английский
Arıcılar balı toplamak için peteği kaldırdılar.
Translate from турецкий to английский
O, az bilinen ülkeler hakkındaki gerçekleri toplamak için dünyayı dolaşıyor.
Translate from турецкий to английский
Tom düşüncelerini toplamak için bir an durakladı.
Translate from турецкий to английский
Yemek yapmak, örgü örmek, bahçıvanlık, pul toplamak ve benzeri birçok hobileri vardır.
Translate from турецкий to английский
Bilgi toplamak, gezinin temellerinden biridir.
Translate from турецкий to английский
Sen yardım çalışmaları için fon toplamak zorundasın.
Translate from турецкий to английский
Nadir paraları toplamak hoşuma gidiyor.
Translate from турецкий to английский
Kirazlar toplamak için yeterince olgun mu?
Translate from турецкий to английский
Teleton tıbbi araştırmaları finanse etmek amacıyla para toplamak için her yıl düzenlenen bir Fransız televizyon programıdır.
Translate from турецкий to английский
Böcekleri toplamak için bir izin gerekebilir.
Translate from турецкий to английский
Tom böcekleri toplamak için bir böcek ağı kullandı.
Translate from турецкий to английский
Şirketimizi toplamak için yeni bir yöneticiye ihtiyacımız var.
Translate from турецкий to английский
Valizlerimi toplamak uzun zamanımı aldı.
Translate from турецкий to английский
Yolculuk için eşyalarımı toplamak zorundayım.
Translate from турецкий to английский
Onlar valizlerimi toplamak için bana 3 gün verdiler.
Translate from турецкий to английский
Tom birkaç elma toplamak için merdivene çıktı.
Translate from турецкий to английский
Tom düşüncelerini toplamak için durakladı.
Translate from турецкий to английский
Bu kadar çok parayı toplamak ne kadar zamanını aldı?
Translate from турецкий to английский
Elmalar henüz toplamak için hazır değil.
Translate from турецкий to английский
Tom ve Maria, mantar toplamak için ormana gittiler.
Translate from турецкий to английский
Tom hala çantasını toplamak zorunda.
Translate from турецкий to английский
Devlet başkanı bize lanetli Yankeelerin ülke genelinde biyometrik malzemeyi toplamak olduğunu anlattı.
Translate from турецкий to английский
Hobisi araba resimleri toplamak.
Translate from турецкий to английский
Görevleri arasında yaprakları tırmıkla toplamak da var.
“Gün boyu yaptığım tek şey hayvanlara bakmak, odun toplamak, etrafı süpürmek, yemek pişirip bulaşıkları yıkamak.” dedi, "Okusaydım bunlarla mı uğraşırdım?"
Kapıcı çöpleri toplamak için kapıyı çalıp "Çöp var mı?" diye sorunca Temel de karısı Fadime'ye sormuş. Fadime "Var" deyince Temel kapıcıya "Varmış, istemez" deyip kapıyı kapatmış.